11 Haziran 2008 Çarşamba

En Çok Yayın Ankara'dan...

ULAKBİM hazırladığı 'Türkiye'nin Bilimsel Yayın Haritası' adlı çalışmada, Türkiye'nin en çok yayın yapılan ili 61 bin 458 yayın ve yüzde 34,3'lük katkı oranı ile Ankara oldu.

TÜBİTAK Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi'nin (ULAKBİM) hazırladığı 'Türkiye'nin Bilimsel Yayın Haritası' adlı çalışmada, Türkiye'nin en çok yayın yapılan ili 61 bin 458 yayın ve yüzde 34,3'lük katkı oranı ile Ankara oldu.

Başkenti 40 bin 6 yayın ile İstanbul izledi. Üçüncü sırada ise 12 bin 772 yayın ile İzmir yer aldı. Çalışmada, üniversitelerin yayınların toplamında yüzde 92'lik bir paya sahip olduğu tespit edildi. Türkiye toplamında yüzde 33,13'lük oranla en çok paya sahip ilk beş üniversite Hacettepe, İstanbul ve Ankara üniversiteleri ile ODTÜ ve İTÜ oldu.

TÜBİTAK'ın Thomson Institute of Scientific Information tarafından sağlanan verilere dayanarak hazırladığı çalışmada, 1981-2006 dönemi Türkiye adresli yayın toplamına katkıda bulunan ilk 17 ile ait yayın sayısı ve katkı oranları yer aldı. Listenin dördüncü sırasında yer alan Erzurum yüzde 2,40'lık katkı oranı ile İzmir'in üçte birine ulaşabildi. Böylece ilk üç şehir ile sonrakiler arasındaki fark açık şekilde ortaya kondu. Diğer yandan bir başka çalışmanın sonuçlarına göre Ankara'da üniversiteler ve sağlık kurumları dışında yayın yapan kamu ve özel kuruluşların başında, yüzde 5'lik pay ile TÜBİTAK yer aldı.

3 Aylık Tatil Başlıyor...

Yeni düzenlemelerle başlayan 2007-2008 eğitim-öğretim yılında sona geliniyor. Cuma günü 3 ay sürecek yaz tatili başlıyor


Yeni düzenlemeler ile 10 Eylül 2007 Pazartesi günü başlayan 2007-2008 eğitim-öğretim yılı Cuma günü sona eriyor. Milyonlarca öğrencinin kaderini de belirleyecek SBS, ve ÖSS sınavları da bu ay yapılacak. 2008-2009 eğitim-öğretim dönemi ise 15 Eylül 2008 Pazartesi günü başlayacak.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) eğitim-öğretimin kalitesini artırma çalışmaları çerçevesinde yaptığı yeni düzenlemeler ile başlayan 2007-2008 eğitim öğretim yılında sona gelindi. 15 milyonun üzerinde öğrenci ve 600 binin üzerinde öğretmen 13 Haziran Cuma günü 3 aylık yaz tatiline çıkıyor. Karne almasına karşın 2 milyonun üzerinde öğrenciyi ise 2 önemli sınav daha bekliyor.

-ORTAÖĞRETİMDE 221 BİN ÖĞRENCİ ÖSS'YE GİRECEK-

Bu yılın en önemli özelliklerinden biri de; MEB'in 2004 yılında genel liselerin eğitiminin 4 yıla çıkarması nedeniyle genel liselerin mezun vermeyecek olması. Bu yıl sadece Anadolu Liseleri, Fen Liseleri, Anadolu Teknik Liseleri, Güzel Sanatlar Liseleri ve Anadolu Öğretmen Liseleri mezun verecek. Bu nedenle Öğrenci Seçme Sınavı'na (ÖSS) katılımda bir miktar düşüş yaşandı. 15 Haziran'da Öğrenci Seçme Sınavı, Yabancı Dil Sınavı ve meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş için 1 milyon 643 bin öğrenci başvuruda bulundu. ÖSS'ye son sınıf düzeyinde katılan aday sayısı 2006 yılında 720 bin kişiyken, bu sayı 2007'de 801 bin olmuştu. Bu yıl ise son sınıf düzeyinde katılan öğrenci sayısı 221 bin 507 oldu.

-SBS'Yİ 2 MİLYONA YAKIN ÖĞRENCİ BEKLİYOR-

Yeni dönemde en önemli değişikliklerden biri OKS sisteminde yaşandı. İlköğretim 6 ve 7. sınıflar için ilk kez yapılacak olan SBS de 21-22 Haziran 2008 tarihlerinde yapılacak. SBS'ye ilköğretim 6. sınıflardan 981 bin 37, 7. sınıflardan da 982 bin 378 aday katılacak. Bu yıl son defa yapılan OKS'ye ise 8 Haziran'da 913 bin aday katılmıştı.

-YENİ DÜZENLEMELERİN BAŞLATILDIĞI EĞİTİM DÖNEMİ BİTİYOR-

MEB'in, ortaöğretimde geçen yıl başlattığı 100'lük not sistemi bu dönem ilköğretim okullarına da uygulanmaya başlandı. Yapılan yeni bir düzenlemeyle, ilköğretimde sınavlara standart getirildi. Geçen yıl 5 ilde pilot uygulaması yapılan 'Medya Okuryazarlığı' dersi de bu yıl 6, 7 ve 8'inci sınıflarda seçmeli ders olarak okutulmaya başlandı. İlköğretim öğrencilerinin başarı durumunu izleyebilmesi amacıyla bu yıl başlatılan uygulama ile dördüncü sınıfından başlamak üzere karnelerde, öğrencilerin önceki sınıflardaki notlarının yılsonu ortalaması görülürken, bu yıl ilk defa e-karne uygulamasına geçildi.
MEB, 2008-2009 eğitim dönemi için de değişikliklere devam ederken, en önemli değişikliklerin sınıf geçme sisteminde ve ÖSS'de yapılması bekleniyor.

Derecelikler Kampa Girdi...

Deneme sınavlarında 150 bin kişi arasında ilk 40'a giren 33 öğrenci, ÖSS öncesi özel kampa alındı. Branşlarının en iyi öğretmenleri onlara ders verdi..

Onlar İstanbul'un da aralarında bulunduğu Batman, Kırşehir, Ankara gibi Türkiye'nin değişik kentlerinde okuyan son sınıf öğrencileri ve mezunları. 150 bin kişinin katıldığı ÖSS deneme sınavlarında ilk 40'a giren 33 kişi. 14'ü kız. Daha çok Anadolu, Anadolu Öğretmen ve Fen Liseleri öğrencileri. ÖSS'de ilk 100 içerisinde yer alacaklarına kesin gözüyle bakılıyor. Onların da hocalarının da beklentisi de derece yapmaları yönünde. Uğur Dershaneleri, çeşitli illerdeki bu öğrencileri bir hafta İstanbul'da otelde kampa aldı. Onlara hem meslekler ile ilgili bilgi verdi, hem de branşlarında en iyi 32 öğretmeni Türkiye'nin çeşitli illerinden onlar için getirtti ve özel ders aldırdı. Onların da hayalleri 1.5 milyonu aşkın genç gibi üniversiteli olmak ve istedikleri programlara kayıt olabilmek.

Fedakâr annem için kazanacağım

* Abdullah Arık: (Kayseri Fen Lisesi) : Annem çocukları için büyük fedakârlık yaptı. Annem için kazanacağım. ÖSS bizim hayatımızı belirleyecek, iyi bir hayat, iyi bir üniversiteden sonra başlıyor. Hacettepe Tıp istiyorum.

Tangoya geri döneceğim

* Gökçe Serez: (Galatasaray Lisesi): Bu sisteme ayak uyduruyoruz. Galatasaray Üniversitesi'ni istiyorum. Tango yapıyordum; sınav için ara verdim. Sınavdan sonra başlayacağım. Arkadaşlarımla da buluşacağım.

Ablamlar için kazanacağım

* Resul Demir: (Batman Fen Lisesi) : ÖSS benim için hayatın anlamı. Hayalim Cerrahpaşa Tıp. Köyden kente göç ettiğimizde üç ablam okuyamadı. Onlar için de bu sınavı kazanıp, okuyacağım.

Sayı çok fazla eleme olması lazım

* Ezgi Pınar. (İstanbul Aydın Menderes Anadolu Lisesi): ÖSS'ye çok kişi giriyor, eleme olması lazım. ÖSS, doğru bir sistem. Senenin başında kararsızdım şimdi tıp okumak istiyorum. Cerrahpaşa'yı istiyorum.

Başarı İçin 10 Tavsiye...

OECD birçok ülkede PISA sonuçlarında temel becerileri edinmede başarısız olduğunu" belirleyince 10 önemli tavsiyede bulundu.

OECD birçok ülkede PISA (Uluslararası Öğrenci
Değerlendirme Programı) sonuçlarında "kabul
edilemeyecek sayıdaki genç insanın temel becerileri
edinmede başarısız olduğunu" belirleyince
eğitimde başarının artırılması için 10 tavsiyede bulundu.
İşte tavsiyeler:
1. Akademik seçimi ileri yaşlara erteleyin.
2. Okul tercihlerini fırsat eşitliğine yönelik riskleri
dikkate alarak düzenleyin.
3. Ortaöğretimde meslekbeceri veya pratikte
üst öğrenime devam yeterliliği kazandırmayan seçenekleri
iptal edin.
4. Temel eğitimden ve becerilerden yoksun
olanlar için ikinci şanslar sunun.
5. Sınıf tekrarı yararsız. Başarısız öğrencilere
okulda destek programları uygulanabilir.
6. Okul ile ev arasında bağlantıyı güçlendirin.
7. Göçmenler ile azınlıkların mevcut eğitim sistemi
tarafından kucaklanmasını sağlayın.
8. Erken çocukluk eğitiminde az gelirliler için
düşük ücret ve ücretsiz eğitim olmalı.
9. Kaynaklar en fazla ihtiyacı olana yönlenmeli.
10. Fırsat eşitliğini sağlamak için okul terkleri
ve toplam eğitim yılının arttırılmasıyla ilgili somut
hedefler koyun.

10 Haziran 2008 Salı

Hiç Bir Rektörün Arkasında Değiliz...

Yüksek Öğretim Kurumu Başkanlığı (YÖK), İnönü Üniversitesi'ne bir yazı göndererek, hiçbir rektör adayının YÖK'ün himayesi altında olmadığını açıkladı.

9 Mayıs tarihli yazıda,18 Haziran'da rektör aday sıralamasını belirlemek üzere yapılacak seçimlerde bazı adayların YÖK'ün himayesi altında olduklarını ifade ettikleri hususu hatırlatılarak, hiç bir adaya destek olunmasının söz konusu olmadığı belirtildi.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan imzasıyla üniversiteye gönderilen yazıda daha önce Rektörlük seçimlerinde hiçbir öğretim üyesine YÖK tarafından Rektör adaylığı konusunda olumlu ya da olumsuz bir telkinde bulunulmasının söz konusu olmadığı, bu doğrultuda açıklamalarda bulunan öğretim üyelerine kesinlikle itibar edilmemesi konunun açıklandığı hatırlatıldı.

Prof. Dr. Özcan imzalı yazıda şu ifadeler yer aldı: "Çeşitli kaynaklardan Başkanlığımıza ulaşan bilgilerden, rektörlük seçimlerinde aday olmayı planlayan bazı öğretim üyelerinin ısrarla Başkanlığımız himayesinde olduklarını, gerek ima ederek, gerek açık bir dille söyleyerek üniversitede oy kullanacak kişileri etki altına almaya çalıştıkları anlaşılmaktadır."

Özcan, yazısında üniversitelerde yapılacak, rektörlük seçimlerinde hiçbir öğretim üyesine rektör adaylığı konusunda olumlu ya da olumsuz bir telkinde bulunulması kesinlikle söz konusu olmadığını bir kez daha dile getirdi.

Yusuf Ziya Özcan, bunun aksine açıklamalarda bulunan öğretim üyelerine itibar edilmemesi ve bu durumun bir kez daha tüm öğretim üyelerine duyurulmasını istedi. İnönü Üniversitesi de yazıyı resmi internet sitesinden öğretim üyelerine duyurdu.

Öte yandan İnönü Üniversitesi de bir duyuru yaparak 67 yaşını doldurmamış emekli ya da halen görevde bulunan profesör ünvanına sahip öğretim üyelerinin rektör adayı olabileceği belirtildi.

18 Haziran tarihinde yapılacak seçimlerde en fazla oyu alan 6 adayın isimleri YÖK'e gönderilecek. YÖK bu isimlerden 3 tanesini seçerek atama yapması için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e iletecek. Cumhurbaşkanı Gül de bu isimlerden birini rektör olarak atayacak.

İnönü Üniversitesi Rektörlüğü için şu ana kadar 8 öğretim üyesi adaylığını açıkladı. Bu adaylar şunlar: "Prof. Dr. Ergun Ekinci, Prof. Dr. Mehmet Demircan, Prof.Dr. Erkan Pehlivan, Prof. Dr. Cemil Çelik, Prof. Dr. Sezai Yılmaz, Prof. Dr. Mehmet Özcan Ersoy, Prof. Dr. Ramazan Özdemir ve Prof. Dr. İbrahim Keleş."

4 Yılda 3 Milyon Okur Yazar...

Çelik, "Okuma-Yazma Öğretimi Kampanyası" ile ilgili bir genelge yayımladı. "En büyük okuma yazma öğretimi kampanyası başlatıldı."

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, "tüm zamanların en büyük okuma yazma öğretimi kampanyasının başlatıldığını", bu kampanyanın amacının 4 yılda, okuma yazma bilmeyen 4 milyon 848 bin 707 kişinin 3 milyonunu okur-yazar duruma getirmek olduğunu bildirdi.

Çelik, "Okuma-Yazma Öğretimi Kampanyası" ile ilgili bir genelge yayımladı.

Genelgede, kırsal kesimde, büyük şehirlerin varoşlarında yaşayan özellikle kız çocuklarının eğitimine anne ve babalar tarafından yeterince önem verilmediğinin görüldüğünü belirten Çelik, kadınların yetişkin bireyler olarak kendilerini ifade edebilmeleri ve toplumsal ihtiyaçlarını bağımsızca karşılayabilmelerinin, okuma-yazma becerisi kazanmalarıyla mümkün olduğunu kaydetti.

Bakan Çelik, Ulusal Eğitime Destek Kampanyası uygulamalarıyla 2002-2003 öğretim yılından 2007-2008 öğretim yılına kadar bir milyon 643'ü kadın olmak üzere bir milyon 580 bin 595 vatandaşa okuma yazma becerisi kazandırıldığını bildirdi. Türkiye'de halen 4 milyon 96 bin 964'ü kadın olmak üzere toplam 4 milyon 848 bin 707 kişinin okuma yazma bilmediğine işaret eden Çelik, "İnsanımızın eğitim seviyesini ve niteliğini yükseltmek ve emsalleriyle yarışabilir hale getirmek için yaygın eğitim alanında da toplumun her kesiminin ve sivil toplum örgütlerinin desteğini alarak eğitim hizmetlerini geliştirmek ve yaygınlaştırmak büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla, Sayın Başbakanımızın liderliğinde, eşleri Sayın Emine Erdoğan'ın himayelerinde tüm zamanların en büyük 'Okuma Yazma Öğretimi Kampanyası' başlatılıyor" dedi.

Genelgede, kampanyanın amacına uygun ve faal bir şekilde yerine getirilmesinin il valiliklerince sağlanacağını belirten Çelik, kursların köyde yaşayan ve çalışan kesimin boş oldukları zamana denk getirilerek planlanmasını ve böylece devamın sağlanmasını istedi.

Gönüllü kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılması gereğine dikkati çeken Çelik, kayıtların 9 Haziran-5 Eylül 2008 tarihleri arasında yapılacağını bildirdi.

Çelik, emekli sınıf öğretmenleri de dahil görevlendirilecek sınıf öğretmenlerinin norm kadro fazlası ile aylık karşılığı okutması gereken dersleri dolduramayanlardan seçilmesi talimatını verdi.

Genelgede, kursları başarı ile bitirenlere Halk Bankası Genel Müdürlüğü tarafından buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon, elektrik süpürgesi, fırın gibi hediyeler verileceği de belirtildi.

Sınıf Geçme Sınırı 5 Zayıf Olacak...

Daha önce iki zayıfı olan öğrenci bir üst sınıfa sorumlu geçerken, Başbakanlığa gönderilen değişiklikle 5 zayıfı olan öğrenci bir üst sınıfa sorumlu olarak geçebilecek

Milli Eğitim Bakanlığı sınıf geçmeyi kolaylaştıracak sistem değişikliği için başlattığı çalışmayı tamamladı. Daha önce iki zayıfı olan öğrenci sorumlu olarak bir üst sınıfa geçerken değişiklik ile 5 zayıfı olan öğrenciler bir üst sınıfa sorumlu olarak geçebilecek.

İŞTE YENİ SİSTEM
Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik üzerinde yaklaşık bir aydır süren çalışmaya son noktayı Talim ve Terbiye Kurulu koydu. Kurul'dan çıkan değişiklik kararı Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik tarafından imzalanarak yayınlanmak üzere Başbakanlığa gönderildi. Çelik'in, "Sınıf tekrarının azaltılması, öğrenci başarısının artırılması ve kaynakların verimli kullanılması" amacıyla savunduğu yönetmelik değişikliğine göre yeni sınıf geçme sistemi şöyle olacak:

* 9'uncu sınıfta 3, 10'uncu ve 11'inci sınıfta 2 zayıfı olan öğrenci toplam 5 zayıf ile bir üst sınıfa sorumlu geçebilecek. Alt sınıflarda toplam başarısız ders sayısı 5'ten fazla olan öğrenci ise sınıfta kalacak. Sorumluluk, o dersin sorumluluk sınavında başarılı olunması halinde kalkacak.

* Yönetmelik değişikliği ile öğrenciler daha önce başarılı veya başarısız oldukları en fazla 3 dersten sınava girerken bundan sonra 4 dersten ortalama yükseltme sınavına girebilecek.

* Öğrencilerin kaldıkları derslerden girecekleri sorumluluk sınav sayısı da arttı. Daha önce iki kez sorumluluk sınavına giren öğrenciler bundan sonra 3 kez sorumluluk sınavına girebilecek.

* Mezun olamayıp sınav hakkı bulunan son sınıf öğrencilerine de daha fazla sınav hakkı tanındı. Mezun öğrenciler bir kez sorumluluk sınavına girerken bundan sonra 3 kez yapılacak sorumluluk sınavına girebilecek.