21 Mayıs 2008 Çarşamba

Yılsonu Başarı Puanı Nasıl Hesaplacak?

Sistemde görülen yeni puan türleri ve SBS'deki hesaplamalar bakın nasıl oluyor...

Yılsonu başarı puanı: Öğrencinin derslerden aldığı yılsonu puanları. Ders saati ile çarpılarak, ağırlıklı yılsonu puanı hesaplanır.

Davranış puanı: 6, 7 ve 8'inci sınıflarda tüm dersler için, ders okutan öğretmenlerin 100 üzerinden verdiği notların aritmetik ortalaması alınır. 20 ile çevrilerek puan elde edilir.

Sınıf puanı: Davranış puanı ve yılsonu başarı puanın e-okul sisteminde belli oranlara göre otomatik olarak hesaplanması sonucu oluşan puandır. Sınıf puanı hesaplanırken; SBS puanı yüzde 70, yıl sonu başarı puanı yüzde 25, davranış puanı yüzde 5 etkili olur. Oranlar, 6. 7. ve 8. Sınıflar için ayrı ayrı hesaplanacak. Öğrencinin 8. sınıf sonunda SP6, SP7 ve SP8 puanları oluşacak. Herhangi bir sebeple SBS'ye katılmayan öğrencinin seviye belirleme sınavı puanı, o yıla ait en düşük seviye belirleme sınavı puanıdır.

Ortaöğretime Yerleştirme Puanı: Öğrencinin Fen Liselerine, Sosyal Bilimler Liseleri ile Anadolu türü ortaöğretim kurumları ile daha önce Ortaöğretim Kurumları Seçme Sınavı (OKS) sonuçlarına göre öğrenci alan okullara yerleştirmesinde esas olacak puandır. 6, 7. ve 8.sınıflar için sınıf puanları üzerinden aşağıda gösterildiği gibi ayrı ayrı hesaplanacaktır

20 Mayıs 2008 Salı

Sivas İl Halk Kütüphanesi Kapatıldı...

Sivas Kent Meydanı Projesi kapsamında uzun süredir taşınması gündemde olan İl Halk Kütüphanesi kapatıldı.

Sivas Kent Meydanı Projesi kapsamında uzun süredir taşınması gündemde olan İl Halk Kütüphanesi kapatıldı. Taşınma zamanlamasının eğitim öğretimin devam ettiği ve sınavların olduğu bir zamana denk gelmesi tepkilere neden oldu.

Kent Meydanı Projesi kapsamında kaldırılarak yerine katlı otopark yapılması düşünülen İl Halk Kütüphanesi tartışması yeniden başladı. Sivas Belediyesi'nin kent meydanını düzenleme çalışmalarına başlaması üzerine kütüphanenin de bir an önce taşınmasına karar verildi. Ancak, kütüphanenin geçici olarak hizmet vereceği Behrampaşa İlköğretim Okulu'nun bahçesinde bulunan eski öğretmenevi binasının hazır olmaması nedeniyle taşınma işi bugüne kaldı. Daha önce belediye tarafından boya işlemleri ve küçük tamiratları yapılan eski öğretmenevinde tespit edilen eksikler nedeniyle yeniden onarım ihalesi yapılmıştı.

İhale kapsamında geçici kütüphanenin tabanları laminant parke ile döşenirken, giriş ve tuvaletlere ise fayans döşeniyor. Çalışmaların bir kaç gün içerisinde tamamlanması bekleniyor. Aylardır yıkılıp yıkılmayacağı tartışma konusu olan İl Halk Kütüphanesi ise dünden itibaren kullanıma kapatıldı. Kütüphanenin camına Turizm Bakanlığı'nın onay yazısı asılarak 20 Mayıs'tan itibaren kütüphanenin okuyucuya kapatıldığı ilan yazısı yer aldı. Ders çalışmak için kütüphaneye gelen öğrenciler ise kilitli kapıyla karşılaşırken, eğitim öğretimin devam ettiği ve yoğun sınav trafiği döneminde kapatılan kütüphane öğrencilerin tepkisine neden oldu. Yaklaşık 45 bin kitabın bulunduğu İl Halk Kütüphanesi'nin taşınmasının ardından kütüphane binası belediye ekipleri tarafından yıkılacak.

Mevcut ÖSS Sistemi Değiştirilmeli...

Eğitimciler Birliği Sendikası, ÖSS değişikliği konusunda YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ı desteklediklerini açıkladı...

İşte Eğitim-Bir-Sen tarafından yapılan basın açıklaması:

"YÖK Başkanının ÖSS Sınav Sisteminin değişikliği üzerinde çalışmalar yapmasını, mevcut sistemin değişme zorunluluğu anlamında olumlu buluyor ve kamuoyunda tartışılması gerektiğini düşünüyoruz.

Ülkemizde son yirmi yılda, üniversiteye giriş sınavlarında birçok değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikler, sınavın biçim ve yönteminden çok, sınav sayısı ve sınav sonuçlarının değerlendirilmesi üzerine odaklanmıştır. 1981–1998 yılları arasında üniversite giriş sınavları; ÖSS, ÖYS, ÖSYS gibi farklı adlar altında tek sınav olarak veya ÖSS ve ÖYS adları altında iki aşamalı sınav olarak gerçekleştirildi. Ancak, bu sınavların tümü; sınav biçimi ve yöntemi ile soru türü, biçimi ve çeşidi bakımından aşağı yukarı aynı veya benzer nitelikte olmuştur.

Üniversite giriş sınavlarındaki 1998'de yapılan değişiklik ise, sınav türü ve biçimiyle ilgili değil, sınavın değerlendirilmesiyle ilgilidir. Bu değişim, Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanının sınav sonuçlarını önemli ölçüde etkilemesi şeklinde ortaya çıkmıştır. 2003 yılında yapılan değişikliğin de ne ders çalışmaya, ne de öğrencilerin ve velilerin okula olan ilgilerine ciddi bir etki etmediği görülmektedir. Ayrıca; yeni sınav sisteminin ezberciliği ortadan kaldıracağı, okul başarısını teşvik edeceği şeklindeki görüş ve beklentiler de karşılık bulmamıştır.

Bu nedenle, üniversiteye giriş sınavlarında, bu güne kadar yapılanlar radikal bir değişim olarak değil, küçük farklılıklar şeklinde ortaya çıkmıştır.
Üniversite giriş sınavındaki bütün değişiklikler ve yeni uygulamalar, üniversiteye girişle ortaöğretimin geleceği arasında çok büyük bir ilişki olduğunu göstermektedir. Milyonlarca gencin binlerce dershaneyi doldurması, okuldan daha çok dershaneden medet umması, ortaöğretimin gençleri üniversiteye hazırlama işlevini yerine getirememesinin bir sonucudur. Bu istenmeyen ve amaçlanmayan işlev değişiminde üniversiteye giriş sisteminin büyük rolü olduğunu kabul etmek gerekir.

Bu kapsamda bir sorun olarak varlığını koruyan, mevcut sistemdeki eşitsizlik ve uygulanmakta olan adaletsiz katsayı uygulamasına acilen son verilmelidir. Yeterlilik temelli yöntemler geliştirilene kadar, sosyal eşitlik anlayışına dayalı olarak daha adil bir şekle dönüştürülmelidir.

Eğitimde kademeler arası geçişte egemen olan tek oturumluk ve sadece bir kısım zihinsel becerileri ölçmeye dönük sınavlar yerine, bireyi bütün beceri ve yeterlilikleriyle çok yönlü olarak değerlendirebilecek, önceden belirlenerek ilan edilmiş objektif ve standart ölçüm araç ve teknikleri ile değerlendirme yolları kullanılmalıdır. Kademeler arası geçişte kullanılacak seçme yöntemleri ve ölçütleri, çeşitlendirilerek bu bağlamda veli ve öğrenci görüşmeleri, öğretmen raporları, akran değerlendirmeleri, öğrenci dosyası, öğrencinin en çok başarılı olduğu dersler esas alınarak bütüncül, kapsayıcı, çok yönlü bir yapıda tasarlanmalı ve uygulanmalıdır. Eleyici ölçme ve değerlendirme sistemleri yerine, teşhis edici, geliştirici, tanıma ve yetiştirmeye dönük değerlendirme sistemleri ikame edilmelidir. Hiçbir öğrenci, başarısızlık yaftasıyla sistem dışında bırakılmamalıdır.

Üniversiteye öğrenci yerleştirme sistemi, bölüm yerine fakülte tercihine göre tasarlanmalıdır. Bu kapsamda üniversitelerde çağın gerektirdiği işlevsel bölümler güçlendirilmeli, kontenjanları artırılmalıdır. Her bir fakülte ile ilgili beklenen yeterlilikler önceden belirlenip ilan edilmelidir. Daha sonra bölümlere yerleştirmeler, öğretim üyelerinin rehberliğinde objektif ölçme araçları da kullanılarak gerçekleştirilmeli, öğrenimin ilk yıllarında verilecek ortak bir program sonunda, öğrenciye yatay ve dikey geçiş imkânları da sağlayan bir yapı kurulmalıdır.

Sosyal taleplere cevap verebilmesi için, üniversite sayısının da nitelikli ve kademeli olarak artırılması gerekmektedir

YÖK Başkanından talebimiz; bu konunun bir oldubittiye getirilmemesidir. Öncelikle eğitim sendikaları olmak üzere tüm tarafların da görüşlerinin alınmasıdır."

19 Mayıs 2008 Pazartesi

Okulda Zehirlenmeye İnceleme...

Aksaray Anadolu Öğretmen Lisesi’nde yatılı olarak kalan 33 öğrenci, 14 Mayıs’ta zehirlenme şüphesiyle hastaneye gönderildi.

Milli Eğitim Bakanlığı konu ile ilgili Aksaray Valiliği'nin inceleme başlattığını bildirdi.
Aksaray Anadolu Öğretmen Lisesi'nde yatılı olarak kalan 33 öğrencinin zehirlenmesi nedeniyle inceleme başlatıldı. Aksaray Vali Yardımcısı Taceddin Özeren, Milli Eğitim Bakanlığı'na konu ile ilgili incelemenin başlatıldığını bildirirken, öğrencilerde hayati tehlikenin olmadığını açıkladı. Özeren, zehirlenme şüphesiyle Aksaray Devlet Hastanesi'nde öğrencilerin ayakta tedavi edildiğini belirtirken, hastane personelinin de öğrencilerle yakından ilgilendiğini anlattı. Özeren, MEB'e gönderdiği yazıda konuyla ilgili olarak İl Sağlık Müdürlüğü'nün yanısıra, Tarım İl Müdürlüğü ve ilköğretim müfettişlerinin ayrı ayrı inceleme yaptığını açıkladı.

19 Mayıs Kutlamaları Başladı...

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları Ankara’da saat 07.00’deki top atışıyla başladı.

Ankara'da ilk tören Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile diğer sivil ve askeri erkanın Anıtkabir'i ziyareti ile başladı. Anıtkabir'deki törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yanı sıra TBMM Başkanı Köksal Toptan, dün gece gözündeki rahatsızlık nedeniyle programını iptal eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı vekaleten Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Kuvvet Komutanları, Bakanlar, Milletvekilleri, Yüksek Yargı organlarının başkan ve üyeleri, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan ve Ankara Garnizonu'nda görevli subaylar ile diğer devlet erkanı katıldı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığındaki sivil ve askeri erkan Aslanlı Yol'dan yürüyerek Atatürk'ün mozolesine geldi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Gül Atatürk'ün mozolesine çelenk koydu.

MEB Arsa Alamadı...

Milli Eğitim Bakanlığı, okul yapılması için kamulaştırılacak arsalar için ayrılan 50 milyon YTL’nin ancak 9 milyon 960 bin YTL’sini kullanabildi.

Milli Eğitim Bakanlığı, okul yapılması için kamulaştırılacak arsalar için ayrılan 50 milyon YTL'nin ancak 9 milyon 960 bin YTL'sini kullanabildi. Bakanlık, kullanamadığı bütçeden 20 milyon 20 bin YTL'yi ise taşınabilir okullar için aktarmak zorunda kaldı.
Milli Eğitim Bakanlığı, 2007 yılı için Merkezi Bütçe Kanunu ile ortaöğretim okullarını arsa kamulaştırmaları için 50 milyon YTL ödenek ayırmıştı. Bakanlık, 50 milyon YTL'lik kamulaştırma ödeneğinin 9 milyon 960 bin YTL'sini kamulaştırma için kullanabildi. Kamulaştırma bütçesinin 20 milyon 20 bin YTL'sini taşınabilir okullar için harcayan Bakanlık, bu yıl ise kamulaştırma için ayrılan ödeneği 40 milyon YTL olarak belirledi.
Yatırımlar ve Tesisler Daire Başkan Vekili Salih Altınay tarafından TBMM Dilekçe Komisyonu'na gönderilen yazıda Bakanlık olarak okul yerleri ile ilgili araştırmanın yapılmadığını açıkladı. Altınay,yazısında, imar planlarının belediye meclisleri tarafından yapıldığını bu nedenle, okul yeri olarak belediyelerce belirlenen yerlerin ihtiyacı karşılayıp karşılamadığının şu anda bilinmediğini anlattı.

17 Mayıs 2008 Cumartesi

Okul Zillerine Susturucu dönemi...

Milli Eğitim Bakanlığı, okul zillerine kota koydu. Bundan sonra okul zillerinin sesi kısılacak ve en fazla 5 saniye çalacak.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik tarafından gönderilen genelgeye göre bundan sonra tüm okulların zil sesleri okulların dışında duyulmayacak seviyeye düşürülecek, en fazla 5 saniye çalacak ve dinlendirici müziklerden seçilecek.
Milli Eğitim Bakanı Çelik imzası ile gönderilen genelgede, okul zillerinin çevresel gürültü kirliliği oluşturduğu belirtilirken, bu nedenle önlem alınması ihtiyacının ortaya çıktığı ifade edildi. Gürültünün insan sağlığı üzerine olumsuz etkilerinin olduğuna işaret edilen genelgede, “Yerleşim yerlerindeki toplu yaşam alanlarında yer alan, eğitim kurumlarımızın da bu anlamda çevreye ve vatandaşlarımıza karşı sorumlulukları bulunduğu açıktır. Bakanlığımıza bağlı okul ve kurumlarımızın, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürürken çevre ve gürültü kirliliğine sebep olmaması son derece önem arz etmektedir” ifadesine yer verildi.
Bakan Çelik tarafından gönderilen genelgede okulların gürültülü zil seslerinin çevreye olan zararını ortadan kaldırmak, “huzur ve sükuneti” sağlamak amacıyla bir dizi önlem alındığı bildirildi.

-ZİL ÇALMA SÜRESİNE SINIRLAMA-

MEB tarafından okullarda zil sesleri ile ilgili uygulanması istenen yeni kurallar ise şöyle:
-Gürültü niteliğine sahip zil seslerinin seviyesi, çevreyi rahatsız etmeyecek, kabul edilebilir düzeye indirilecek.
-Zillerin çalma süresi 5 saniye ile sınırlandırılacak
-Eğitim ve öğretim saatleri dışında, Cumartesi-Pazar ve tatil günlerinde zil sesleri kapatılacak
-Okulların açık alanlarında yapılan he türlü tören ve konuşmalarda, seslendirme cihazlarının ses seviyelerine çevreyi rahatsız etmeyecek şekilde ayarlanacak

-ZİL SESİ DİNLENDİRİCİ OLACAK-

-Zil sesleri insanları dinlendirecek, gürültü yaratmayacak melodilerden seçilecek
-Okullarda, okul çevresini rahatsız edecek düzeyde hoparlör, sistemi ile yapılan duyuru ve ilanlara son verilecek
Bakan Çelik, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin konu ile ilgili tedbirleri almasını isterken, herhangi bir okulda zil sisteminde düzenleme yapılmaması halinde ise sorumluluğun milli eğitim müdürlerinde olacağını bildirdi.