3 Nisan 2008 Perşembe

Eğitim fakültesinde öğretim üyesi başına 152 öğrenci düşebiliyor. Talim Terbiye'nin eski başkanı Prof. Karagözoğlu çarpıcı bilgiler ortaya koydu.

Eski Talim Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Galip Karagözoğlu, Türkiye'deki öğretmen yetiştirme politikasının çıkmaza girdiğini belirterek, "Bir tek profesörün ve doçentin bile görev yapmadığı eğitim fakülteleri var" dedi. Bazı eğitim fakültelerinde öğretim üyesi başına 152 öğrenci düştüğünü dile getiren Karagözoğlu, eğitimin dinci muhafazakâr akımın etkisine girdiğini de savundu: "Eğitim fakültelerindeki öğrencilerin yüzde 20'si karma eğitime karşı."
Prof. Dr. Galip Karagözoğlu, Çağdaş Eğitim Dergisi 2008 sayısı için yazdığı makalede eğitim fakültelerinin girdiği 'çıkmaz'ı ve nedenlerini şöyle özetledi:
Öğretim üyesi yetersiz: 2005- 2006 öğretim yılında 64 devlet, beş vakıf olmak üzere 64 eğitim fakültemizde 174 bin 895 öğrenciye karşılık 4 bin 612 öğretim elemanı bulunmakta. Sinop Eğitim Fakültesi'nde 419 öğrenciye sadece üç öğretim üyesi düşerken, Mersin Eğitim Fakültesi'nde 1522 öğrenciye karşılık 10, Kafkas Eğitim Fakültesi'nde ise 1337 öğrenciye karşılık 11 öğretim üyesi bulunuyor.
Türkiye'de normalde üniversitelerde öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı, ortalama 25.
Trakya Eğitim Fakültesi'nde 2 bin 57 öğrenciye karşılık profesör yok, bir doçent var. Erzincan Eğitim Fakültesi'nde 2 bin 414 öğrenciye karşılık bir profesör bile yokken, doçent sayısı birle sınırlı. 1160 öğrencili Zonguldak Ereğli Eğitim Fakültesi'nde ve 2 bin 319 öğrencili Ağrı Eğitim Fakültesi'nde bir tek profesör ve doçent yok.
Ders yükleri ağır: Eğitim fakültelerinde öğretim elemanlarının haftalık ders yükleri inanılmayacak kadar yüksek. Ereğli Eğitim Fakültesi'nde bir öğretim elemanına haftada 55 saat, Çukurova Eğitim Fakültesi'nde 50 saat ders yükü düşüyor. Bu kadar ağır ders yükü olan bir öğretim elemanının araştırmaya, ders hazırlığına ve öğrencileriyle bire bir görüşmeye zaman ayırması mümkün değil.

Bu tabloda ikinci öğretim: Eğitim fakültelerinde öğrenci sayısının fazla ve fiziksel olanakların çok kısıtlı olmasına rağmen, 47 ikinci öğretim uygulaması yapılıyor. Bu durum, niteliği düşürüyor.

Derslik sayısı az: Eğitim fakültelerinde derslik başına düşen öğrenci sayısı da çok yüksek. Derslik başına düşen öğrenci sayısı Kafkas Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde 190, Bayburt Eğitim Fakültesi'nde 186 iken, Gaziantep Eğitim Fakültesi'nde 24, Boğaziçi Eğitim Fakültesi'nde 15 öğrenci.

Araç gereç yetersiz: 22 eğitim fakültesinde fizik, 20 eğitim fakültesinde kimya, 19 eğitim fakültesinde biyoloji, 34 eğitim fakültesinde yabancı dil laboratuvarı yok. Mersin Eğitim Fakültesi'nde 659, Buca Eğitim Fakültesi'nde 215 öğrenciye bir bilgiyasar düşüyor.
Muhafazakârlık artıyor: Eğitim fakültelerinde mevcut öğrencilerin niteliği giderek değişiyor ve öğrencilerin daha tutucu, muhafazakâr davranışlara sahip oldukları görülüyor. Bugüne kadar yetiştirilen öğretmen adaylarının Atatürk ilkelerine bekçilik ve liderlik edecek bireyler olarak eğitilmeleri temel ilke olarak benimsendiğinden bu kurumlara alınacak öğrencilerin seçiminde daha dikkatli davranıldığı bir gerçektir. Ancak ülkede giderek yaygınlaştığı gözlenen dinci muhafazakâr akımın öğretmen yetiştiren eğitim fakültelerinin öğrenci profilini de etkilediği ortada.

Manevi ihtiyaçlara din: ODTÜ Eğitim Fakültesi dekanı Meral Aksu ve ekibinin eğitim fakültelerinde yaptığı araştırmaya göre eğitim fakültelerindeki öğrencilerin yüzde 20'si karma eğitime karşıdır. Yüzde 53'ü bilim güncel sorunlara cevap vermede yetersiz kalırsa en güvenilir kaynağın din olduğuna inanıyor. Yüzde 72.5'i günümüz dünyasında ancak dinin insanların manevi ihtiyaçlarına yanıt verebileceğini, yüzde 54.4'ü ise toplumda görülen ahlak sorunlarına ancak din sayesinde çözüm bulunabileceğini düşünüyor.

Tokat'ta aralarında üniversite öğrencilerinin de bulunduğu iki grup arasında çıkan kavgada bıçaklanan üniversite öğrencisi öldü.

Bedestenlioğlu Organize Sanayi kavşağında, çoğunluğu Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nde öğrenim gören öğrencilerden oluşan 2 grup arasında eski bir husumetten çıkan tartışma, kavgaya dönüştü. Kavgada üniversite öğrencisi Yavuz Sina Uzun (23), karnından ve sırtından aldığı bıçak darbesiyle yaralandı. Uzun, kaldırıldığı Medical Park Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Olay yerinden otomobille kaçan ve kavgada Uzun'u bıçakladığı öne sürülen S.S. (19), Artova ilçesi girişinde polis ekiplerince yakalandı. Olayla ilgili 11 kişinin daha gözaltına alındığı, soruşturmanın sürdürüldüğü belirtildi.

Kanalizasyonun üzerine inşa edilen Nazilli Lisesi duvarı kanalizasyonun üzerindeki betonun kırılması ile çökerek öğrencilerin üzerine devrildi.

Kanalizasyonun üzerine inşa edilen Nazilli Lisesi duvarı kanalizasyonun üzerindeki betonun kırılması ile çökerek öğrencilerin üzerine devrildi. 1'i ağır 2 öğrenci yaralandı.


Nazilli'de hesapsızca kanalizasyonun üzerine inşa edilen Nazilli Lisesi duvarı yıkıldı 1'i ağır olmak üzere 2 çocuk yaralandı. Saat 13:00 sularında kanalizasyon üzerine inşa edilen Nazilli Lisesi bahçe duvarı kanalizasyonun üzerindeki betonun kırılması üzerine çökerek devrildi. Bu sırada oradan geçmekte olan Atatürk İlköğretim Okulu öğrencisi Ayşe nur Taş(12) ve Fatma Rayetsu Çetin(12) duvar altında kalarak yaralandılar.

Kazayı küçük sıyrıklarla atlatan Ayşe nur Taş Nazilli Devlet Hastanesi acil servisinde tedavi altına alınırken ağır yaralanan Fatma Rayetsu Çetin yine Nazilli Devlet Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı.

Olayın şokunu üzerinden atamayan Ayşe Nur Taş “Sınıf arkadaşım Fatma ile birlikte okuldan çıkıp eve gidiyorduk. Tam Nazilli Lisesinin duvarının yanından geçerken kaldırımın ayaklarımızın altından kaydığını hissettik. Kaçmaya fırsat bulamadan duvar üzerimize yıkıldı. Bizim önümüzden yedi sekiz kişilik bir gurup okul arkadaşlarımız gidiyordu, az daha onlarda duvarın altında kalacaklardı” dedi.

Hemen olay yerine gelen Nazilli Belediye Başkanı Aytekin Kaplan “Duvarın inşaatı yapılırken kanalizasyonun üzerine denk gelmesi nedeni ile bu acı olay yaşadık. Derhal duvarı boydan boya yıkıp biraz daha içeri alarak yeniden inşa edeceğiz. Yaralanan çocuklarımıza acil şifalar diliyorum” dedi.

Nazilli Kaymakamı Caner Yıldız, Belediye Başkanı Aytekin Kaplan, Emniyet Müdürü Abdullah Günal, İlçe Milli Eğitim Müdürü Faruk Ercan olay yerinde hazır bulundular.

Sivas'ta korsan okul servisi, ilköğretim öğrencisini ezdi.

Yahyabey Caddesi'nde meydana gelen olayda evinin önünde okula gitmek için bekleyen ilköğretim öğrencisi Çiğdem Saraç servis aracının altında kaldı.

Minibüsün üzerine devrilmesi sonucu yaralanan Çiğdem Saraç, Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Saraç'ın hayati tehlikeyi atlattığı öğrenildi. Servis minibüsünün içinde bulunan 5 öğrenci ise yara almadan kurtuldu. Görgü tanıkları, minibüsün aşırı hız yaptığını ve direksiyon hakimiyetini kaybederek önce kaldırıma çıktığını, ardından ise evinin önünde okul servisini bekleyen Yavuz Selim İlköğretim Okulu 7. sınıf öğrencisi Çiğdem Saraç'ın üzerine devrildiğini söylediler. Kazanın ardından minibüsün sürücüsü Yusuf Baş, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Korsan araç ise trafikten 15 gün süreyle men edildi.

Sivas'ta korsan okul servisi, ilköğretim öğrencisini ezdi.

Yahyabey Caddesi'nde meydana gelen olayda evinin önünde okula gitmek için bekleyen ilköğretim öğrencisi Çiğdem Saraç servis aracının altında kaldı.

Minibüsün üzerine devrilmesi sonucu yaralanan Çiğdem Saraç, Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Saraç'ın hayati tehlikeyi atlattığı öğrenildi. Servis minibüsünün içinde bulunan 5 öğrenci ise yara almadan kurtuldu. Görgü tanıkları, minibüsün aşırı hız yaptığını ve direksiyon hakimiyetini kaybederek önce kaldırıma çıktığını, ardından ise evinin önünde okul servisini bekleyen Yavuz Selim İlköğretim Okulu 7. sınıf öğrencisi Çiğdem Saraç'ın üzerine devrildiğini söylediler. Kazanın ardından minibüsün sürücüsü Yusuf Baş, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Korsan araç ise trafikten 15 gün süreyle men edildi.

Özel Jale Tezer Koleji, TIPD (Teachers Professional Development) Programı kapsamında Türkiye’ye gelen İngiliz Heyetini ağırlıyor.

Heyet uluslararası ziyaretleri ile, ülkelerdeki eğitim sistemlerini tanımaya ve karşılıklı olarak deneyim paylaşımları sağlamaya yönelik çalışmalarda bulunuyor.

Bu kapsamda Ankara'da özel okul statüsünde olan okullardan Jale Tezer Koleji'ni seçen heyet, uluslararası eğitim programlarını bünyesine dahil eden Jale Tezer Koleji'nde kapsamlı bir inceleme yapmak üzere tüm hafta boyunca ağırlandı.

Uluslararası eğitim programlarından IBPYP'ye (International Baccalaurate Organisation Primary Years Programme)' ye üye olan Jale Tezer Koleji heyete, 3-12 yaş arası öğrencilerine Türk Eğitim Sistemiyle entegre ederek uygulamaya başladığı sistem hakkında bilgi verdi.

ÇİFT ÖĞRETMEN UYGULAMASI Yabancı eğitim programlarının Türk eğitim sistemine entegrasyonunu ilgiyle izliyen heyete, akıllı tematik sınıflar tanıtıldı. İlköğretim sınıflarında çift sınıf öğretmeni görevlendiren kolejin, bu uygulaması özellikle büyük ilgi çekti. Kolejin teknoloji, fen, fizik, kimya, biyoloji ve bilgisayar ve Montessori laboratuarlarını mükemmel bulan heyet, okulun yüzme havuzunu, spor salonunu ve tiyatro salonlarının öğrenciler inanılmaz olanaklar sunduğunu kaydetti.

Heyeti ağırlayan Kolej Genel Müdürü Bahar Alanya, "Heyetin ziyareti sırasında karşılıklı olarak büyük faydalar sağladık. Heyetin okulumuza gösterdiği ilgi ve teveccüh de bizleri ayrıca çok mutlu etti" dedi.

Konya Büyükşehir Belediyesi okullara "kontörlü su" uygulaması başlattı.

Ödenek yokluğu çeken okullar, su alacak para bulamadığı için "hastalık tehdidi altında" ders yapıyor. Veliler ve eğitimciler uygulamadan son derece rahatsız olurken, Eğitim-İş Konya Şubesi Başkanı Veli Demir, "Sanki Sahra Çölü'ndeyiz" diyerek tepkisini dile getirdi.

Konya Büyükşehir Belediyesi okullara "kontörlü su" uygulaması başlattı. Ödenek yokluğu çeken okullar, su alacak para bulamadığı için "hastalık tehdidi altında" ders yapıyor. Veliler ve eğitimciler uygulamadan son derece rahatsız olurken, Eğitim-İş Konya Şubesi Başkanı Veli Demir, "Sanki Sahra Çölü'ndeyiz" diyerek tepkisini dile getirdi.
Konya Büyükşehir Belediyesi'nin kararıyla, kentteki okulların büyük bölümünde "kontörlü" olarak adlandırılan "ön ödemeli su kullanma sistemi"ne geçildi. Bu sisteme göre, okullar parası ne kadarsa gidip o kadarlık su alıyor ve kullanıyor. Eğer parası yoksa, susuzluğa mahkûm oluyor. Ödenek sıkıntısı nedeniyle sürekli feryat eden, temizlikten yakıta, spor malzemesinden A4 dosya kağıdına kadar her şey için velilerden para toplamak zorunda kalan okullar, paraları olmadığı için çoğu kez susuz kalıyor. Okul yönetimleri, her zaman su alabilmek için ellerinde kaynak olmadığını vurgularken, öğretmenler ilkel koşullarda ders işlemeye ve öğrencilerin de kendilerinin de sağlığının tehlikede olmasına tepkili. Veliler ise çocukları için endişelenirken, belediyenin uygulamaya son vermesini istiyor.

-SALGIN HASTALIK UYARISI-

Eğitim-İş Genel Saymanı Mehmet Altan Güzel öğrenci ve öğretmenlerin zor durumda kaldıklarına dikkat çekti. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in, okullara sağlanan olanaklar konusunda “hamasi” konuştuğunu, gerçeğin çok farklı olduğunu söyleyen Güzel, özellikle havaların ısınmasıyla birlikte Konya'daki okulların susuzluk sorununun ciddi sıkıntılar ortaya koyacağına dikkat çekti. Güzel, özellikle sarılık salgınından korkulduğu, öğrencilerin de öğretmenlerin de yaşamsal tehlikeye karşın derslere girip çıktığı uyarısını yaptı.

-“CAMİYE BEDAVA OLAN SU OKULLARA DA BEDAVA OLMALI”-

Eğitim-İş Konya Şubesi Başkanı Veli Demir okulların tamamına yakınında aynı uygulamanın söz konusu olduğunun, para bulamayan okulların su alamadığının ve zor koşullarda ders yapıldığını ifade etti. Demir, temizliğin ana maddesinin su olduğunu ancak belediye yüzünden Konya'daki okulların sudan mahrum kaldığını belirterek, “Nasıl ki camilere bedava su veriyorlar, okullarda da su tamamen ücretsiz olmalı” diye konuştu. Demir, Konya Belediyesi'nin kentin birçok yerine gereksiz fıskiyeler, çeşmeler yaptırdığını ama okullara su vermediğini ifade ederek, "Sanki Sahra Çölü'ndeyiz. Su kesintileri böyle devam ederse, sağlık sorunları başlayacak hatta salgın hastalıklar bile görülebilecek" dedi.