10 Ocak 2011 Pazartesi

Ales Sonuçları Açıklandı

Ales Sonuçları Açıklandı

2010 Akademik Personel ve Lisaüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) sonuçları açıklandı.

Bu sene standart sapmalarda yapılan yeni düzenleme sebebi ile öğrencilerin bekledikleri puanın altında aldıkları ilk göze çarpan detay oldu.

Sonuçları Öğrenmek İçin Tıklayın.

Çocuklarda Bel ve Sırt Ağrısı Artıyor

Ağır sırt çantaları okul çağındaki çocuklarda bel ve sırt ağrısı sorunları artıyor.



Türkiye Fizyoterapistler Derneği Başkan Yardımcısı Uzman Fizyoterapist Murat Dalkılınç, okul çağı çocukların bel, sırt ağrısı gibi sağlık şikayetlerinin gün geçtikçe arttığını ifade ederek, ''Bu yaştaki çocuklarda görülen bel-sırt ağrılarının önde gelen nedenleri duruş bozuklukları, hatalı çanta taşıma, ağır çanta kullanımı, sınıfta hatalı oturuş, okul sırası ile ergonomik uyumsuzluk ve hareketsiz yaşam stili olarak sıralanabilir'' dedi.

Dalkılınç AA muhabirine yaptığı açıklamada, bel ağrısının yaş, cinsiyet ve kilo ayırt etmeksizin her 10 kişiden 8'inde hayatı boyunca en az bir kez olmak üzere ortaya çıktığını dile getirerek, son yıllarda bel ağrısı şikayetinin ilköğretim çağındaki çocukları dahi etkilediğini belirtti.

''Okul çağı çocukların bel, sırt ağrısı gibi sağlık şikayetleri gün geçtikçe artmaktadır'' diyen Dalkılınç, dernek olarak bu soruna çözüm üretmek üzere 2010'da ilköğretim okullarında 5 binden fazla çocuğa duruş bozukluğu konusunda eğitim verdiklerini aktardı.

Seminerler sırasında yapılan görüşmelerde okul çağı çocuklarında en sık hissedilen ağrının omuz, bel ve sırt ağrısı olarak tespit edildiğini anlatan Dalkılınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu yaştaki çocuklarda görülen bel-sırt ağrılarının önde gelen nedenleri duruş bozuklukları, hatalı çanta taşıma, ağır çanta kullanımı, sınıfta hatalı oturuş, okul sırası ile ergonomik uyumsuzluk ve hareketsiz yaşam stili olarak sıralanabilir. Okul çağı çocuklarında yaşanacak sorunları önlemenin ilk adımı varsa duruş bozukluğunun tespitidir. Duruş bozukluğu çok ciddi boyutlarda değilse egzersiz, manuel fizyoterapi ve günlük yaşamda alınacak tedbirlerle düzeltilebilmektedir. Çocuğun çantasının ağırlığı velisi tarafından kontrol edilmelidir. Örneğin 30 kilogram ağırlığındaki bir çocuğun çantası 4,5 kilogramdan fazla olmamalıdır. Önerilen oran çantanın çocuğun kilosunun yüzde 15'ini geçmemesidir. Çanta çift saplı ise her iki sapı takılmalı çanta sırta tam temas etmelidir. Çocukların bilgisayar başında saatlerce oturmaları engellenerek hareketli olmaya teşvik edilmelidir.''

-BEL AĞRISI İLE İLGİLİ DOĞRU SANILAN YANLIŞLAR-

Türkiye Fizyoterapistler Derneği Başkan Yardımcısı Dalkılınç, Türkiye İstatistik Kurumunun araştırmasına göre 15 yaş üstü yetişkinlerde en sık görülen rahatsızlığın bel ağrısı olduğunun tespit edildiğini vurgulayarak, buna rağmen halkın bel ağrısı ile ilgili pek çok yanlış inanışa sahip olduğunu belirtti.

Bel ağrısının sadece aşırı kilolu kişilerde görüldüğü şeklinde inanışın doğru olmadığını kaydeden Dalkılınç, bel ağrısı tedavisi için en iyi ve gerçek çözüm seçeneğinin ameliyat olduğunu sananların da yanıldığını dile getirdi. Dalkılınç, bilimsel çalışmalar ve istatistiklerin, vakaların ancak yüzde 3-5'inde gerçekten cerrahi müdahale gerektiğini gösterdiğini, vakaların büyük bir çoğunluğunun 4-6 hafta içinde toparlandığını aktardı.

Dalkılınç, ''Hekim ilaç tedavisi dışında hastayı fizyoterapiste yönlendirmişse, fizyoterapistler tarafından yapılan manuel uygulamalar, doğru egzersiz, elektro fiziksel uygulamalar ve bantlama gibi yöntemlerle ağrının çok kısa sürede azalması sağlanabilmektedir'' diye konuştu.

Ağrının hissedildiği ilk 1-2 gün dinlenmek dışında uzun süren yatak istirahatinin sanılanın aksine zararlı olduğuna dikkati çeken Dalkılınç, konuşmasına şöyle devam etti:

''Vücudun esas ilacı hareket etmektir ağrının izin verdiği ölçüde olabildiğince hareketli kalınmalıdır. Yürümek, basit esneme egzersizleri yapmak, nefes, gevşeme tekniklerini kullanmak çok yararlı sonuçlar vermektedir. Ağrı kesici kullanımı hekimin önerdiği şekilde takip edilmeli fakat ağrı kesicinin sorunun tamamen çözemeyeceği akılda tutulmalıdır. Omurgayı kontrol eden küçük kas grupları inaktif kalınan ilk 48 saat içinde zayıflamaya yüz tutmaktadır. Bu nedenle hareket halinde kalan kişilerin çok daha hızlı toparlandığı tespit edilmiştir. Egzersizin bel ağrısını arttırdığı şeklinde inanış kesinlikle yanlıştır. Hareket etmek insan vücudunun en önemli ilacıdır. Doğru zamanda doğru şekilde egzersiz yapmak ağrıyı azaltır, kasları güçlendirir, kan dolaşımını artırır, eklemlerin beslenmesine destek sağlar.''

Dalkılınç, bel bölgesinde ağrı hissinin oluşmasına neden olacak pek çok dokunun bulunduğunu, bu dokuları sadece görüntüleme yöntemleri ile kesin olarak tespit etmenin teknik olarak mümkün bulunmadığını belirtti.

Toplumda pilates ve yoga gibi egzersizlerin bel ve sırt ağrısına iyi geleceği şeklindeki bir inanışa da dikkati çeken Dalkılınç, pilates, yoga gibi egzersizlerin genel olarak yararlı olduğunu, ancak bunların doğru şekilde uygulanmasının hayati önem taşıdığını söyledi.

Pek çok kişinin hatalı uygulamalar yüzünden ya da televizyonda gördüklerini yapmaya çalışırken kendini incittiklerini vurgulayan Dalkılınç, ''Örneğin, duruş bozukluğu olan bir kişi bunu düzeltmeden egzersiz yaparsa vücuduna yarardan çok zarar verebilir. Sağlık sorunu ve ağrısı olan kişiler egzersiz yapmadan önce fizyoterapiste danışmalıdır'' dedi.

Dalkılınç, şunları kaydetti:

''Bedenen hazır olmadığı halde yoga ve pilates gruplarına katılan bir kişi zorluk derecesi yüksek hareketleri yapmak için kendini zorlarsa ciddi şekilde yaralanabilir. Klinikte 'dün pilates yada yogaya başladım, bugün belim ağrıyor' diye gelen pek çok kişi görüyoruz. Aktif olmanın insan sağlığı üzerinde olumlu etkileri vardır fakat ağrı, gerginlik, uyuşma gibi şikayetler söz konusu olduğunda hareket şeklimiz değişir, vücudumuz daha tedbirli davranır. Kişi vücudunun sınırlarını bilmiyorsa hele 'çivi çiviyi söker' diyerek şikayetlerinin üzerine gidiyorsa yaralanma kaçınılmaz hale gelmektedir.''

Lisede Harem-Selamlık İddiası

Lisede Harem-Selamlık İddiası

Kız ve erkek öğrencilerin birbirlerine 45 santimetreden daha fazla yaklaşmamalarının istendiğini iddia eden veliler, okul önünde toplanarak uygulamayı protesto etti.

İddiaya göre, Nevit Kodallı Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Müdürü İbrahim Tol, 2010-2011 eğitim yılının başlamasıyla birlikte, erkek ve kız öğrencileri sürekli sözlü şekilde uyararak, birbirlerine 45 santimetreden fazla yaklaşmamalarını istedi. Öğrenciler, bu durumu velilerine bildirdi, velilerin girişimleri de sonucu değiştirmedi.

'YEMEKHANELERİMİZ BİLE AYRILDI'

Bu sabah okul önünde toplanan kız ve erkek öğrencilerle, velilerden oluşan yaklaşık 100 kişi, uygulamayı protesto etti. Alkışlarla eylem yapan grup, birbirlerine 45 santimetre uzaklıkta durarak fotoğraf çektirdi. Bu uygulamanın kendilerini okuldan soğuttuğunu belirten öğrenciler, yaşadıkları sıkıntıları şöyle dile getirdi:

"Bu okula yeteneğimiz sayesinde geldik. Amacımız bilinçli birer sanatçı olmak. Ancak, bizi erkek ve kız diye ayırıyorlar. Bizler insanız. Okulda yemekhanelerimiz bile ayrıldı. Erkek ve kız öğrenciler birbiriyle konuşamıyor. Okul yurdunun içerisindeki erkek ve kızların kaldığı bölümler demir parmaklıklarla ayrıldı.

Yurt binasının bir kapısı olmasına rağmen, erkekler sağ taraftan, kız öğrenciler sol taraftan içeri alınıyor. Eskiden bireysel aldığımız enstrüman derslerine bu sene 3 öğrenci birden giriyor. Okulda ud öğretmenimiz yokken, haftada iki saat olan din dersi için 3 öğretmen bulunuyor. psikolojimiz bozuldu. Çizme giymemiz bile okul idaresi tarafından yasaklandı. Etek giyen kız öğrenciler için sıraların önüne ek tahta yapıldı."

1954'TEKİ FOTOĞRAFI GÖSTERDİ

Okulda torunu okuyan, adını açıklamayan yaşlı bir kadın veli, aynı okulda 1954'te ilkokul olduğu dönemde çekilmiş kız- erkek öğrencileri bir arada gösteren fotoğrafı göstererek, "Sene 2011. Bu çağda bu kafa ile bir eğitim. Çok yazık" dedi. Okul Müdürü Tol ile görüşmek isteyen, ancak, bunu gerçekleştiremeyen veliler, "Kendisi çocuklarımıza 'Birbirlerine 45 santim yaklaşmamaları' ile ilgili bir bildiri olduğunu söylemiş. Biz de bunu kendisine sorduk. Ama cevap alamadık. Böyle bir şey laik Türkiye Cumhuriyeti'nde olabilir mi?" diye konuştular.

Okul Müdürü İbrahim Tol bu konuda görüşmeyip, okuldan dışarı çıkmazken, eylem nedeniyle okula gelen Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürü İhsan Dağ ise soruları yanıtsız bıraktı. (dha)

Okulları Dolandırıp Uludağ'a Gittiler

Okulları Dolandırıp Uludağ'a Gittiler

Aksu'da 5 okuldan söktükleri 45 klimayı ikinci el eşya alan mağazalara satan 3'ü kadın 7 kişi, kazandıkları parayla Uludağ'a tatile gitti.

Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gidip adını açıklamak istemeyen bir hayırseverin okullardaki klimaların bakımını yapmak istediğini belirten bir kişi, Aksu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yönlendirildi. Aksu'da 5 okuldan söktükleri 45 klimayı ikinci el eşya alan mağazalara satan 3'ü kadın 7 kişi, kazandıkları parayla Uludağ'a tatile gitti.



Geçen hafta İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne giden 25 yaşındaki Ramazan S., adını açıklamayan bir hayırseverin okullarda bulunan klimaların tamir ve bakımlarını yaptırmak istediğini, çok eski klimaların yerine ise yenilerini alacağını söyledi. Bunun üzerine Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, hayırsever adına geldiğini sandığı Ramazan S.'yi, Aksu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yönlendirdi.

Buraya giden Ramazan S., ilçedeki 5 okulun müdürüyle okulları tek tek gezip, yanında bulunan sözde tamirci arkadaşlarıyla birlikte 45 klimanın hem iç hem de motor ünitesini sökerek, sözde tamir ve bakım yaptırmaya götürdü.

Bir hafta sonra klimaların geri gelmemesi üzerine dolandırıldıklarını anlayan eğitimciler, polise başvurdu. Aksu Emniyeti Asayiş Büro Amirliği ekipleri, zanlıların lüks bir minibüsle Uludağ'da tatil yaptıklarını belirledi. Polis, Ramazan S.'nin yanı sıra 21 yaşındaki Elif S., aynı yaştaki Hüseyin Ö., Gökhan Ç., 20 yaşındaki Özge Ş., aynı yaştaki Adnan T. ve Rukiye T.'yi gözaltına aldı. Tatilde bol bol fotoğraf çektiren şüphelilerin, klimalar önünde zafer işareti yaparak poz verdiği de görüldü.

Antalya'ya getirilen şüpheliler, ilk sorgularında klimaları ikinci el spot mağazalarına sattıklarını söyledi. Polis dolandırıcıların gösterdiği mağazalarda bulunan klimaları topladı. Bazıları ev ve işyerlerine satılan klimalar da satıldıkları yerlerden söktürülüp okullara iade edilmek üzere alındı.

Polis yaptığı araştırmada, şüphelilerden Ramazan S.'nin anneannesini gasp suçundan da arandığını ve asker firarisi olduğunu belirledi. Şüphelilerin sorgularının ardından adliyeye sevk edileceği açıklandı.

4 Ocak 2011 Salı

Okulun Kazan Dairesindeki Yangın Korkuttu

Okulun Kazan Dairesindeki Yangın Korkuttu

Osmaniye'de bir ilköğretim okulunun kazan dairesinde meydana gelen yangın, korku ve paniğe neden oldu.
Son anda yapılan müdahale ile büyümeden önlenen yangın, saat 12.00 sıralarında Baş Mahalle'de Mimar Sinan İlköğretim Okulu bahçesindeki kazan dairesinde meydana geldi.

Ders zilinin çalmasının ardından sınıfına giren ve dumanların yükseldiğini gören bir bayan öğretmen durumu hemen okul idaresine bildirildi. Bin 400 öğrencinin eğitim öğretim gördüğü okulda, kazan dairesine yakın olan sınıflardaki öğrenciler hemen tahliye edildi.

Kısa sürede olay yerine gelen Osmaniye Belediyesi itfaiye ekipleri dumanların çıktığı kazan dairesine müdahalede bulunarak yangının büyümesini önledi. TEDAŞ ekipleri ise yangın nedeni ile okulun elektriklerini kesti.

Çevrede güvenlik önlemi alan polis yangının oluştuğu kazan dairesine öğrencilerin yaklaşmaması için önlem aldı.

Baş Mahalle Muhtarı Mehmet Doğan ise yangının kalorifer dairesinde kullanılan yakıtın kalitesiz oluşundan meydana geldiğini ileri sürerek, "Bir bayan öğretmenimiz dumanların yükseldiğini fark etmiş ve gerekli yerlere anında haber vermiş. Ondan sonra müdahale edildi. Okulumuzda 1400 öğrenci eğitim görmektedir." dedi.

Vatandaşlık Dersi Pilot Okulda İşe Yaradı

Vatandaşlık Dersi Pilot Okulda İşe Yaradı

Öğrenciler fikirlerini söylüyor, haksızlıklara karşı nereye başvuracaklarını, cevap alamazlarsa ne yapacaklarını öğreniyor. Bu hareketli dersin adı 'Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi'.
Avcılar Mareşal Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu'nun 8-A sınıfında kız öğrenciler kışın etek yerine pantolon giyebilmek için imza toplayıp okul yönetimine dilekçe yazdı. Halit ve arkadaşları, 'ayrımcılık' yaptığını düşündükleri öğretmenlerine �Haksızlık yapıyorsunuz� dedi. İnadına yüksek sesle müzik dinleyen Salih, artık kulaklıkla müzik dinliyor. Giray, onu 'üst düzey'dekilere itiraz etmekten alıkoyan tutukluğundan kurtuldu. Kadir Mert, inandığı bir konuda yanlışlık görürse uçan kuşa bile dilekçe yazarak konuyu gündemde tutabilecek güce sahip.

Bütün bunların ardında bu yıl almaya başladıkları 'Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi' dersi var. Bu yıl ilk kez 20 ilde 40 okulda pilot olarak uygulanan ders gelecek yıl tüm Türkiye'de zorunlu olarak okutulacak. Radikal sınıfa konuk oldu ve dersi çocuklarla birlikte izledi.

'Protesto haktır'
Öğretmen Endem Öztürk soruyor: �Okulun yan tarafındaki oyun parkının alışveriş merkezi yapılması için belediye usulsüz olarak izin verdi. Ne yaparsınız?� Sınıftan parmaklar kalkıyor teker teker. Kimi �Dilekçe toplarım� diyor, kimi �Protesto düzenlerim.� Sınıf, protesto üzerine sınıf tartışmaya başlıyor. Laf yumurta protestolarına geliyor, tartışma hararetleniyor. Kafalar karışık. Öğretmen Öztürk �Sizce bir şeyi protesto etmek normal mi?� diye soruyor. Oylama yapılıyor. Sınıf, protestonun bir hak olduğuna karar veriyor. Endem öğretmen başlıyor anlatmaya: �Toplumumuzda anormal olarak görülse de protesto herkese verilmiş bir haktır. Ancak seviyesi çok önemlidir.�

Bu kez özgürlüklerden, bir kişinin hakkını ararken başkalarının özgürlüklerine zarar vermemesi gerektiği konuşuluyor. Öğrenciler fikirlerini söylüyor, haksızlıklara karşı nereye başvuracaklarını, cevap alamazlarsa ne yapacaklarını öğreniyor. Bu hareketli dersin adı 'Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi'.

'Artık susmuyorum'
İstanbul'da iki okulda pilot olarak seçmeli uygulanan dersten öğrenciler çok memnun. Ders sayesinde bakış açılarının değiştiğini, önyargılarının kırıldığını düşünüyorlar. Avcılar Mareşal Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu 8-A öğrencilerinden Kadir Mert Aslan dersi almadan önce demokrasinin anlamını bilmediğini anlatıyor: �Kardeşçe yaşamanın ne olduğunu öğrendim. Eskiden bu ülkede demokrasi olduğuna inanmıyordum. Herkes eşit tutulmuyor. Mesela ünlüler. Onlara daha iyi davranılıyor. Ama bu derste ben de haklarımı öğrendim. Haksızlığa karşı neler yapılacağını da biliyorum artık. Şikâyet dilekçesi örnekleri yazdık, nereye yollanacağını biliyoruz. Çözüm üretebiliyoruz.�

Halit Kaya ise eskiden korktuğu için hakkını aramazmış: �Bu ders çok iyi oldu. Haklıysan hakkını arayacaksın. Mesela bir öğretmenimizin başarılı öğrencileri kayırdığını düşünüyorduk. Hep onlarla ilgileniyordu. Öğretmenimizle konuştuk. Bunun haksızlık olduğunu söyledik. Eskisine göre daha iyi şimdi durum.�

Salih Sömez �Eskiden müzik dinlerken komşum rahatsız oluyordu, inadına sesini açıyordum. Artık saygı duyuyor ve kulaklıkla dinliyorum� diyor. Tuğçe Kemal, aslında haklarını bildiğini ama haksızlığa karşı ne yapacağını bilmediğini söylüyor.

Ders Giray Aslan'ı da değiştirmiş:
�Eskiden üst düzey birilerini şikâyet etmekten korkardım. Onlar güçlü biz güçsüzüz diye. Ancak şimdi korkmuyorum, hakkımı ararım.�

Ayrımcılık, öğrencilerin en hassas olduğu konu Vatandaşlık ve Demokrasi Dersi'nden yetişkinlere de pek çok ders çıkıyor. İlki, ilkoköğretim 8. sınıf öğrencileri 'ayrımcılık' konusunda çok hassas. Derslerdeki katılımın yüksekliği, tartışmaların canlılığı da dikkat çekici.

Haftada 1 saat Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi Dersi gelecek yıl 8. sınıf müfredatına girecek. Haftada 1 saat zorunlu olarak okutulacak. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin vereceği derste 'Her insan değerlidir', 'demokrasi kültürü', 'hak ve özgürlüklerimiz', 'görev ve sorumluluklarımız' gibi konular işlenecek.

Pilot uygulama nedeniyle derslere başlayan öğretmen Endem Öztürk öğrencilerin en çok 'ayrımcılık' konusunun işlendiği derste konuştuğunu anlattı. Öztürk dersin aslında daha önceden de 'vatandaşlık ve insan hakları' adı altında verilirken 2006 yılında kaldırıldığını anlatarak yeniden müfredata girmesinin çok önemli olduğunu söylüyor.

Öztürk'e göre böyle bir dersin müfredatta olması Türkiye'de insan haklarının ve demokrasinin sorunlu olduğunun da kanıtı.(Radikal)

Başörtüsü Serbestisini Yargıya Taşıyor

Başörtüsü Serbestisini Yargıya Taşıyor

ÖSYS'de klavuzunda türban serbestisi konusu Eğitim İş Sendikası tarafından yargıya taşınıyor.
YGS'de başörtüsü özgürlüğünü hazmedemeyen Eğitim- İş Sendikası, ÖSYS Kılavuzundaki düzenlemeyle gelen serbestliğin durdurulmasını isteyecek.

Eğitim-İş Sendikası 31 Aralık 2010'da yayımlanan 2011 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) Kılavuzu'nun, adaylara kılık kıyafet mevzuatına aykırı olarak başvuru yapma serbestisi getiren düzenlemenin iptali ve yürütmesinin durdurulması amacıyla, 5 Ocak'ta Danıştay'da dava açacak.

Sendika ayrıca, saat 11.00'da da Danıştay'ın önünde bir basın açıklaması yapacak.