SBS'nin Tarihi Belirlendi
Milli Eğitim Bakanlığı, İlköğretim 8. sınıflara yönelik Seviye Belirleme Sınavı'nı (SBS) 4 Haziran 2011'de yapacak.
Milli Eğitim Bakanlığınca 2011'de uygulanacak sınav takvimi belirlendi. İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin katılacağı SBS 4 Haziran 2011'de yapılacak. MEB'in 7. sınıflar için düzenleyeceği SBS'nin yürütmesinin Danıştay'ın kararıyla durdurulduğu anımsatıldı. Bu sınavın düzenleneceği tarih 5 Haziran 2011 olarak belirlenmişti.
MEB, SBS dışında Açıköğretim Lisesi ve Açık İlköğretim okullarının sınavları ile motorlu taşıt sınavları ve bazı kurumların sınavlarını da düzenliyor. Açıköğretim Lisesi birinci dönem sonu sınavları 15-16 Ocak, ikinci dönem sınavları 7-8 Mayıs; Açık İlköğretim ikinci dönem sonu sınavları 6 Mart, Açık İlköğretim üçüncü dönem sınavları 19 Haziran 2011'de yapılacak.
25 Kasım 2010 Perşembe
SBS'nin Tarihi Belirlendi
Gönderen
Adsız
zaman:
04:07
0
yorum
Etiketler: 2011 15-16 Ocak, 2011 Sbs Tarihleri, 4 Haziran 2011'de yapacak, ikinci dönem sınavları, Milli Eğitim Bakanlığınca 2011, Sbs Tarihleri belli oldu
Öğrencisini Diplomalı Kuyumcu Yapacak
Öğrencisini Diplomalı Kuyumcu Yapacak
YÖK Genel Kurulu kararıyla ilk Mücevher Mühendisliği Fakültesi İstanbul Ticaret Üniversitesi bünyesinde kuruluyor. Öğrenci mezun olduğunda işi hazır olacak
İstanbul Ticaret Üniversitesi (İTİ- CÜ) Yüksek Öğrenim Kurulu'nun (YÖK) onayı ile Türkiye'nin ilk Mücevherat Mühendisliği bölümünü açıyor. Üniversite-sanayi işbirliğinin temsilcisi olan İTİCÜ çeşitli dallarda sektörün ihtiyacına cevap verecek yetenekli gençleri yetiştirecek. Açılacak yeni bölümlerden mezun olacak gençlerin istihdamının sağlanması için sektörlerin ileri gelenleri ile görüşüldü. Yapılan çalışmalar meyvesini verdi. Kuyumcular Odası ve Kuyumcukent'ten fakülte için yer tahsis edilebileceği sözü verildi. YÖK'ten de onay çıktı.
YÖNETİCİ YETİŞECEK
Türkiye'de ilk defa kurulacak olan Mücevher Mühendisliği Fakültesi ile illgili konuşan İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabri Orman, "Hedefimiz, gelişen kuyumculuk sektörünün nitelikli, mühendislik formasyonuna sahip, imalat yönetimine vakıf, yabancı dil bilen üst düzey yönetici ihtiyacını karşılamaktır" dedi. Kurulacak laboratuarlarla pazarlama, satış ve markalaşma konusundaki eksikleri de gidermiş olacaklarını söyleyen Orman, "Öğrencilerimizin tasarımları bu laboratuarlarda bilgisayar ortamında projelendirilecektir. Son yıllarda kat ettiği gelişmelerle küçük atölyelerden kurumsal yönetim anlayışına sahip tesisler ortaya çıkaran sektörün bu gelişmesine katkıda bulunmak istiyoruz" diye konuştu.
Öğrenci başına 1.300 liralık yatırım yapıyor
Yarının iş adamlarını, iletişimcilerini, mühendislerini, bilim adamlarını, hukukçularını, tasarımcılarını, bankacılık, finans ve dış ticaret uzmanlarını, sanatkârlarını, tüccarlarını yetiştirmek için "İstanbul Ticaret Odası Eğitim ve Sosyal Hizmetler Vakfı" tarafından kurulan, üniversitenin arkasında İstanbul Ticaret Odası bulunuyor. 2010-2011 Eğitim yılı yatırım bütçesi 6 milyon 530 bin TL olan üniversitede öğrenci başına düşen yatırım ise 1.300 TL'yi buluyor. Üniversite bilimsel araştırma ve yayın teşviği, yurt dışı bilimsel toplantılara katılım ve yeni kurulacak olan her bir laboratuar için toplam 900 bin TL yatırım yapacak.
Duayenler ders verecek
İstanbul Ticaret Üniversitesi yetkilileri böyle bir fakülteyi üniversiteye kazandırmanın önemli olduğunu ve dünya altın piyasasını elinde bulunduran ülkelerle rekabet etmenin başka bir yolu olmadığını belirterek, 4 yıllık eğitimin sonunda, imalat ve Ar-Ge çalışmalarında görev alabilecek, üretici yönünü ortaya koyabilecek, sanatçı ruhunu geliştirmiş, küresel rekabet gücünü takip edebilen, yetenekli mücevher mühendisleri yetiştirileceğini kaydetti. Böylelikle, Türkiye'nin dünya altın ve mücevher piyasasını elinde bulunduran Hindistan, Çin, Belçika gibi ülkelerle rahatlıkla mücadele edebileceğine ve gereken payı alacağına işaret eden yetkililer, "Ayrıca ülkemizde sayıları ancak bir elin parmakları kadar kalan sarraf ve mücevher ustalarının yok olması önlenmiş olacak. Bu ustalarımızın yanında öğrencilerimiz staj yapacak" açıklamasını yaptı. Üniversitenin mücevher bölümüne bu yıl 30 öğrenci alınacağı belirtildi.
Gönderen
Adsız
zaman:
03:46
0
yorum
Etiketler: Altın Kuyumcu Okulları, İstanbul Ticaret Odası Eğitim ve Sosyal Hizmetler Vakfı, Kuyumcu Okullar, Kuyumcu Okulu, Mücevher Okulları, Online Kuyumcu Okulu
23 Kasım 2010 Salı
ABD Üniversitesini Dize Getiren Türk
ABD Üniversitesini Dize Getiren Türk
Türk öğrenci Sinan Cingilli'nin mücadelesi sonucu okul yönetimi kararını değiştirmek zorunda kaldı
ABD'deki Minnesota Üniversitesi, Türk Dışişleri, TBMM, TSK gibi kurumların da bulunduğu birçok siteyi, güvenilir değil diyerek tez ve ödevlerde kullanmayı yasakladı. Türk öğrenci Sinan Cingilli, okuluna karşı tazminat davası açmaya karar verince okul yönetimi listeyi geri çekti. Okulun tavrı Amerikan basını tarafından da Beyin yıkayacağınıza araştırma yapın sözleriyle eleştirildi.
Amerika'nın 1851 yılında kurulan en köklü kurumlarından Minnesota Üniversitesi ile okulun Sanat Fakültesi'nde okuyan Türk öğrenci Mehmet Sinan Cingilli arasındaki ilginç çatışma, Amerikan basınına konu oldu. Okulun tarih fakültesine bağlı Soykırım Çalışmaları Enstitüsü'nün resmi internet sitesinde Güvenilmez siteler başlığı altında bir liste yayınlandı. Altında ise, Akademik çalışmalar yürüten, ödev ve tez hazırlayan öğrencilerimiz bu sitelerde yer alan bilgilerden faydalanmamalıdır uyarısı yer aldı. Listedeki siteler şok ediciydi. Türkiye Turizm Bakanlığı, Türkiye Dışişleri Bakanlığı, TBMM, Türk Silahlı Kuvvetleri, Turkish Coalition of America, Türk Amerikan Birliği Assamblesi gibi siteler Ermeni soykırım iddialarına cevap veren yazıları içermeleri nedeniyle güvenilmez siteler arasına girmişti. Bu durum ilk olarak üniversitede sanat eğitimi alan Türk öğrenci Mehmet Sinan Cingilli'nin dikkatini çekti. Derhal yetkililerle temasa geçip ülkesinin resmi kurumlarını karaladığı gerekçesiyle listenin kaldırılmasını istedi. Ancak yetkililerden olumsuz yanıt aldı.
Dilekçeyi görünce tavır değişti
Bunun üzerine pes etmeyen birinci sınıf öğrencisi Sinan, Turkish Coalition of Amerika (Amerika Türk Birliği) adlı derneğin desteğini de alarak okulunu dava etmeye karar verdi. Federal mahkemede açılacak davanın avukatlığını da derneğin Amerikalı üyesi Bruce Fein üstlendi. Fein ve Cingilli, dava dilekçesini hazırladıktan sonra bir kez daha okul yönetimi ile temasa geçip, Ağır bir tazminat davası açıyoruz bu da dilekçesi diye Minnesota Üniversitesi'ni yeniden uyardı. Dilekçeyi gören okul yönetimi hemen geri adım attı ve listeyi internet sitesinden kaldırdı. Okul yönetimi adına açıklama yapan Mark Rotenberg, Zaten sitede yer alan bazı materyalleri değerlendiriyorduk. Davacıların uyarılarını da dikkate alarak gerekli düzenlemeyi yaptık dedi. Rotenberg, Listenin akademik özgürlüğe yönelik bir tehdit olduğunu düşünmüyorduk. Enstitünün başındaki uzmanımız Bruno Chaouat böyle bir liste yayınlamanın gereksiz olduğuna karar verince kaldırdık ifadesini kullandı. Davacılar ise üniversitenin bir daha böyle bir liste yayınlamayacaklarına dair yazılı garanti vermesi durumunda davadan vazgeçeceklerini açıkladı. Ayrıca dava sürecinde ortaya çıkan avukatlık masraflarının da üniversite yönetimi tarafından karşılanması talep edildi.
Beyin yıkama, araştırma yap
Minnesota'da yayınlanan Twin Cities adlı yerel gazeteye göre bu okulun ilk sabıkası değil. Minnesota Üniversitesi'nde daha önce de bir film gösterimi kriz çıkardı. Amerikan küçük çiftçilerinin sorunlarını anlatan Troubled Waters: A Mississipi River Story (Sorunlu sular: Bir Mississipi Nehri Hikayesi) adlı belgeselin okuldaki gösterimini durduran üniversite yönetimi, gelen tepkiler üzerine geri adım atarak gösterime izin vermek zorunda kaldı. Bu sansür kararının, üniversiteye bağış yapan büyük tarım şirketleri nedeniyle alındığı iddia edildi. Sinan ile okulunu karşı karşıya getiren olayda da benzer bir faktörün etkili olduğu düşünülüyor. Minnesota Üniversitesi Soykırım Çalışmaları Enstitüsü'nün en büyük bağışçılarından birinin Ermeni asıllı Amerikalı bir işadamı olduğu biliniyor. Okulun, bu finansöre hoş görünmek için ya da onun isteği doğrultusunda böyle bir liste yayınladığı tahmin ediliyor. Twin Cities, Minnesota Üniversitesi profesörleri araştırma yapmalı, beyin yıkayıcı olmamalı yorumunu yaptı.
Üniversitede bunlar olmaz
Sinan Cingilli, davayla ilgili yaptığı açıklamada şöyle konuştu: Ben Türk'üm ama bu benim Türklüğümle alakalı bir durum değil. Öğrencilerin neyin güvenilir neyin güvenilmez olduğunu kendi akıllarıyla ayırt edebilme hakları ellerinden alınıyor. Üniversite gibi bir yerde böyle bir durumun söz konusu olması gerçekten çok rahatsız edici.
2 milyar dolar varlığa sahip
1851 tarihinde kurulan Minnesota Üniversitesi Us News'ün en iyi okullar sıralamasında ABD'nin en kaliteli 64'üncü üniversitesi olarak görülüyor. Okulun gelirlerini yöneten vakfın varlığı 2 milyar dolar. Okulda 33 bin öğrenci eğitim görüyor.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:17
0
yorum
Etiketler: ABD Üniversitesini Dize Getiren Türk, Amerika'nın 1851, Turkish Coalition of Amerika, Türk Dışişleri, Türk öğrenci Sinan Cingilli
Evli ilköğretim öğrencileri!
Evli ilköğretim öğrencileri!
İlköğretim ve ortaöğretimde evlilik yasak olmasına rağmen okula devam etmeyen öğrencilerin mazeretleri arasında evlilik de soruluyor.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) eğitimin zorunlu olduğu ilköğretimde evli öğrenci peşine düştü. İlköğretim ve ortaöğretimde evlilik yasak olmasına rağmen okula devam etmeyen öğrencilerin mazeretleri arasında evlilik de soruluyor.
MEB verilerine göre yaklaşık 100 bin, Eğitim Sen'e göre 220 bin çocuk zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen okula gitmiyor. Bu arada MEB, 81 il valiliğine gönderdiği talimatla çocukların okula gönderilmeme nedenlerinin araştırılmasını isteyince İl Milli Eğitim Müdürlükleri bu çocukların neden gelmediğini araştırmaya başladı ve peşlerine düştü.
EVLİLİK CÜZDANINA BAKIYOR
En ilginç çalışmayı Mersin Milli Eğitim Müdürlüğü doğum ile öğrenci kayıtlarını karşılaştırarak yapıyor. Devamsızlık mazeretleri arasına ölümün yanı sıra evlenme de dahil edildi. Okul müdürlerinden, ölen kişilerin ölüm kaydı, adres değiştirenler için muhtarlık kaydı ve evlenenler için evlenme cüzdanı fotokopisi istendi.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:12
0
yorum
Etiketler: elazığ meb, Evli ilköğretim öğrencileri, isteyince İl Milli Eğitim Müdürlükleri, MEB, Mersin Milli Eğitim
Langırtlı Lise Rezaleti
Langırtlı Lise Rezaleti
Kumar kapsamında sayıldığı için kahvehanelerden çıkan 'langırt', liselere girdi
İstanbul'da langırt rezaleti. Beylikdüzü'ndeki üç liseye, okul yönetimleri tarafından gelir getirmesi amacıyla langırt masaları kondu. Olayı öğrenen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, jet soruşturma başlattı. Masalar kalkıyor.
ÜCRETSİZ MASA TENİSİ GİTTİ
Akşam gazetesinin haberine göre, okula gelir kazandırmanın yolunu arayan yöneticiler tuhaf bir uygulamaya imza attı. Yaklaşık 2 hafta önce, Büyükşehir Hüseyin Yıldız Anadolu Lisesi, 75. Yıl Cumhuriyet Lisesi ve Beşir Balcıoğlu Anadolu Lisesi'ne langırt yerleştirildi. İddiaya göre, 75. Yıl Cumhuriyet Lisesi yönetimi bodrum kata konulan langırt masasına yer açmak için bedava oynanan masa tenisini kaldırdı. Okulda bilardo masasının da olduğu ortaya çıktı. Öğrenciler tenefüslerde 5 TL'ye aldıkları toplarla langırt oynuyor.
Olayı duyan Beylikdüzü İlçe Milli Eğitim Müdürü İkram Kayapınar, langırt olan okullara baskın yaptı, soruşturma başlattı. Kayapınar, masaların kaldırılması için talimat verdi. Kayapınar, 'Bir okulumuz langırt masası koydurmuş. Diğer okullarda da öğrenciler okul idarecilerine baskı yapmış. Sonuç olarak onlar da langırt koydurmuş. Oyun masalarının, sportif faaliyetten uzak olduğu bir gerçekken, parayla oynatılmasını asla doğru bulmuyorum. Bir eğitim kurumunda bulunmasını da tasvip etmiyorum. Yaptığımız araştırma ve inceleme sonucunda, okul müdürlerine talimat vererek acilen kaldırılmasını istedim. Birkaç güne kadar da kaldırılacak' diye konuştu.
GÜNDEM KALİTELİ EĞİTİM OLMALI
İlçedeki eğitimi kurumlarının eğitim kalitesiyle gündeme gelmesi gerektiğini belirten Kayapınar, 'Yeni derslikler ve okulların ilçemize kazandırılması için çaba harcıyoruz. Sıkıntıları gidermek için çözümler arıyoruz. Eğitim kurumlarına yönelik çalışmalarımız sürerken, ilçeye nereden sirayet ettiğini bile bilmediğimiz, langırt ve bilardo masalarının okullara yerleştirilmesine bir anlam veremiyorum' diyerek şaşkınlığını dile getirdi.
'OKUL AİLE BİRLİĞİ ALDI'
75. Yıl Cumhuriyet Lisesi Müdürü Hasan Tan, langırt masalarını Okul Aile Birliği'nin koyduğunu iddia ederek 'Bir hafta durdu. Okullar açıldığında bunu kaldıracağız' dedi. Diğer iki okulun yöneticileri de öğrencilerden baskı geldiği için böyle bir uygulamaya geçtiklerini belirtti.
Gönderen
Adsız
zaman:
01:10
0
yorum
Etiketler: 'langırt', 75. Yıl Cumhuriyet Lisesi Müdürü Hasan Tan, Beylikdüzü İlçe Milli Eğitim Müdürü, İstanbul'da langırt rezaleti, langırt ve bilardo masalarının okullara
Her Sınıfa Dizüstü Bilgisayar
Her Sınıfa Dizüstü Bilgisayar
Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, okulların bilgisayar, internet bağlantısı ve teknolojik donanım açısından daha ileri bir aşamaya taşınacağını belirtti.
Okullarda kara tahta dönemi kapanıyor...
�Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi�nin (FATİH Projesi) imza töreni Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Çubukçu ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın katılımıyla Rixos Otel'de gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan Çubukçu, projenin Türkiye'yi bilgi toplumuna ulaştırma konusunda büyük güç kazandıracağını belirtti. Çubukçu, Fatih Projesi'yle okulların bilişim teknolojileri laboratuvarlarındaki bilgisayar, internet bağlantısı ve teknolojik donanımın daha ileri bir aşamaya taşınacağını ifade etti. Orta öğretimde başlayan, 3 yıl içinde okul öncesi eğitime inmesi planlanan projeyle eğitimde fırsat eşitliği ve kalitenin artırılmasını amaçladıklarını belirten Bakan Çubukçu, projeyi �adından çok söz ettirici, örnek bir proje� olarak nitelendirdi.
Çubukçu, sözlerini şöyle sürdürdü: �Tüm okulları bilgisayar ile donattık, bilişim teknoloji sınıflarını kurduk. 2002'de 85 öğrenciye bir bilgisayar düşerken 2010'da 15 öğrenciye bir bilgisayar düşüyor. 2003'te çok az okulda, sınırlı internet erişimi varken bugün ilköğretimde okulların yüzde 96'sında, orta öğretimde de yüzde 100'ünde internet erişimini sağladık. Okullarımızın tamamını her türlü bilişim teknolojisi araçlarıyla donatmak istiyoruz.�
Fatih Projesi'nin tüm öğrencileri kucaklayacağını, bilgiye çok daha hızlı ulaşmalarını sağlayacağını belirten Bakan Çubukçu, proje sayesinde öğretmenlerin çok daha zengin bir ortamda ders yapabileceğine işaret etti. Projenin öğretmen ve öğrencilerin motivasyonlarının artmasına olumlu katkı sağlayacağını da vurgulayan Çubukçu, proje kapsamında donanım alt yapısının iyileştirileceğini, eğitsel e-içeriğin sağlanacağını, öğretim programlarının bilişim teknolojisini içerecek hale getirileceğini, öğretmenlerin hizmet içi eğitiminin, bilinçli, güvenli ve izlenebilir bilişim teknolojisi kullanımının sağlanacağını söyledi.
Niye rahatsız oluyorsunuz?
Projenin açılışında konuşan Başbakan Tayyip erdoğan projenin adının eleştirilmesine anlam veremediğini belirtip şunları söyledi, FATİH projesini incelediğinizde Fatih'te de bunun kendisini görürsünüz zaten. Her ne kadar bazıları FATİH adı konuldu diye bu projeyle kendisine göre dalgasını geçiyorsa da bu projenin hakkıyla icra edildiğinde onlara da gerekli tokadı atacaktır diye düşünüyorum. Fatih Sultan Mehmet'in yetişme koşullarına baktığınız zaman işte, bu yaşlarda özel olarak eğitmenine teslim edilmiş. 'Ne var bunun açılımında, her halde çok düşünüldü' deniyor. Ne diyor, fırsatları arttırma teknolojiyi iyileştirme .... Niye rahatsız oluyorsun? Fırsatları değerlendirmekten, teknolojiyi iyileştirmekten daha güzel bir şey olabilir mi dedi.
Gönderen
Adsız
zaman:
00:52
0
yorum
Etiketler: FATİH Projesi, Her Sınıfa Dizüstü Bilgisayar, İnt Eğitim, Online Eğitim
13 Kasım 2010 Cumartesi
Sancak tan iddialı dönüş
Turkish Do&Co ve LSG Sky Chefs’ten sonra Türkiye’nin üçüncü ikram şirketi Sancak Inflight Service oldu. Güntay Şimşek yazdı
Havacılık sektöründe uçak içi ikram hizmeti veren şirketlere bir yenisi eklendi. Sancak Inflight Service, Turkish Do&Co ve Lufthansa LSG Sky Chefs'ten sonra üçüncü uçak içi ikram şirketi olarak faaliyetlerine başladı. İstanbul Atatürk Havalimanı ve Antalya Havalimanı'nda hizmetlerine başlayan şirket, 2011'den itibaren Sabiha Gökçen ve İzmir Adnan Menderes Havalimanı'nda faaliyete geçecek. Sancak grubu uçak içi ikramında yeni değil.
İlk olarak 1993 yılında Sancak Catering adıyla kurulan şirket 2007'ye kadar Alman Lufthansa Grubu'na ait LSG Sky Chefs ile ortaklık yaptı. Buradaki hissesini Almanlara devreden Sancak, üç yıl aradan sonra, Sancak Inflight Service adıyla İstanbul Atatürk ve Antalya Havalimanı'nda kurulan yeni tesislerinde tekrar uçak içi ikram hizmetlerine başladı.
Sancak Inflight Service'in İstanbul'daki yeni tesislerini, sahibi Mustafa Bayrak ile gezdim. Tesisin ilk olarak Atatürk Havalimanı 17/35 pistini gören aprona hâkim konumu dikkatimi çekti. Üretim bölümlerini gezdiğimde ise hijyene verilen aşırı önem, modernliği ve tasarımı beni oldukça etkiledi. Bir uzay üssünü andıran üretim bölümlerini gezebilmek için dezenfekte olmam gerekti. Harekete duyarlı kapılar, mutfak ekipmanlarında lider üreticilerin ürünleriyle donatılmış mutfaklar Mustafa Bayrak'ın sektördeki diğer şirketlerle rekabeti ne kadar ciddiye aldığını gösteriyor.
Yeni tesis, uzay üssü gibi
Sektörde mutlaka rekabet ortamı yaratılması gerektiğinin altını çizen Bayrak, üçüncü uçak içi ikram şirketinin varlığının havayolları için bir avantaj olacağını söyledi. Tesisler yeni olduğu için teknolojik açıdan rakiplerine göre fark sağladıklarını dile getiren Bayrak, "Daha teknolojik tesislerde yıllardır beraber çalıştığımız profesyonel bir kadro ile hizmet veriyoruz" diye konuştu.
Bayrak haklı, zira 2002'den bu yana hızla büyüyen Türk havacılık sektöründe ikram hizmeti verecek üçüncü bir şirkete ihtiyaç vardı. İki güçlü şirketle nasıl rekabet edeceklerini ise Bayrak şu şekilde ifade ediyor; "THY gelişiyor. Pazar büyüyor. İkram şirketleri büyüyor, ancak biz diğer şirketlerle kıyaslanmayacak ölçüde tesisler kurduk. Daha önce sektöre girdiğimizde sadece USAŞ vardı.
1993'te USAŞ'ın greve gitmesiyle yeni olmamıza rağmen THY'ye first ve bussiness ikramları verdik." İkram işinde her ne kadar üretim en önemli süreç gibi gözükse de işin beynini operasyon merkezi oluşturuyor. Havayollarının siparişleri telefon, faks veya e-mail yoluyla operasyon merkezine geliyor. Siparişler üretim bölümüne bildiriliyor, burada hazırlanan ikramlar uçağın geliş veya gidiş saatine göre uçağa yükleniyor. Mustafa Bayrak gelen uçak rötar yaptıysa, ikramların sevk edilmediğini belirtti. Giden uçağın rötar yapması halinde ise farklı bir prosedür uygulandığını vurgulayan Bayrak, "Uçak kalkışında ikram yüklenmiş ama hava şartlarına, trafiğe bağlı bir rötar meydana geldiyse ve bekleme süresi uzuyorsa operasyon memurlarımız mevsime bağlı olarak yemeklerin bozulma ihtimalini göz önüne alıyor.
Böyle bir durumda hazırlanan yemekler uçaktan geri getirilip burada imha ediliyor ve uçağın kalkışına göre yeniden ikram yükleniyor" şeklinde bilgi verdi. Tesiste son olarak uçaklara yükleme yapmak için kullanılan araçları gördüm. Kamyon ve minibüslerin yanında apronda farklılık yaratmak üzere tercih edilen Smart otomobiller dikkatimi çekti. Operasyon takibinde kullanılacak Smartlar gerçekten de apronun havasını değiştirecek.
Günde 10-15 bin tepsi ikram
Sancak Inflight Service, talep olması halinde 2012'de Dalaman, Bodrum, Ankara gibi havalimanlarında da uçak içi ikram hizmeti vermeyi planlıyor. Dört tesis tam kapasiteyle çalışmaya başladığı zaman 700 ila 800 kişi istihdam edilecek. 3 bini kapalı alan olmak üzere toplam 3600 metrekare alan üzerine kurulu İstanbul ünitesi ise büyüklükte Antalya'dan sonra ikinci. Soğuk ve sıcak mutfak, pastane, içecek ve kasaphane bölümlerinden oluşan İstanbul ünitesinde günde 10-15 bin tepsi ikram üretiliyor. Havayollarına hazırlanan lunch box (yemek çantası), sandviç ve salata gibi ikramlar da dahil günde 30 bin yolcuya yemek üretme kapasitesine sahip. Lunch box üretiminin fazla olduğu Antalya'da bu rakam günde 40 bin yolcuya çıkıyor. İzmir ve Sabiha Gökçen üniteleri devreye girdiğinde bu rakamlar artacak.
İkram konsepti nasıl oluşturuluyor?
Her havayolunun ikram talebi farklılık gösteriyor. Havayolları ikram konseptlerine göre sandviç, sıcak yemek, soğuk yemek ve/veya salata tercih ediyorlar. Şirket bünyesinde bulunan tasarım ekibi alternatif mönüler hazırlayarak havayolu yetkililerinin beğenisine sunuyor. Havayolları tarafından seçilen mönü veya ikram çeşitleri Sancak Inflight Service'te uçuş saatlerine göre hazırlanıp, uçaklara yükleniyor.
Gönderen
Adsız
zaman:
02:26
0
yorum
Etiketler: Inflight Service Haber, LSG Sky Chefs Haberleri, Sancak Catering Haber, Turkish Do Co ve LSG Sky Chefs