5 Aralık 2008 Cuma

Bilimin Altın Çocukları...

TÜBİTAK'ın düzenlediği Ulusal Bilim Olimpiyatları'nda madalyaları yine özel okullar topladı.

Ankara Samanyolu 3 altın, 7 gümüş ve 4 bronz olmak üzere toplam 14 madalya ile en fazla madalya kazanan okul oldu.

İstanbul Fatih 9, İzmir Yamanlar 8 madalya kazanırken, dağıtılan 56 madalyanın 31'ini Samanyolu, Fatih ve Yamanlar liseleri aldı. İzmir Fen Lisesi 7 madalya ile en fazla madalya alan devlet okulu oldu.

16. Ulusal Bilim Olimpiyatları, 13. Ulusal İlköğretim Matematik Olimpiyatı ve 2008 yılı Uluslararası Bilim Olimpiyatları madalya töreni Milli Eğitim Şûra Salonu'nda gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'tebrik' telgrafı gönderdiği törende konuşan Devlet Bakanı Mehmet Aydın, öğrencilerden 'hayatlarını bilime adamalarını' istedi. Ödülün aslında 'bahane' ve 'bir araç' olduğunu kaydeden Bakan Aydın, amacın 'bilgili insan yetiştirilmesi' olduğunu anlattı.

Öğrencilere 'meslektaşlarım' diye hitap eden TÜBİTAK Başkanı Nüket Yetiş ise bütün dünyanın böyle kabiliyetli insanların peşinde olduğunu söyledi. Uluslararası bilim olimpiyatlarında Türkiye'nin 'oldukça başarılı' olduğunu kaydeden Yetiş, öğrencilere "Eğer bilimle haşır neşir olursanız geleceğiniz parlak olacaktır. Doğru yoldasınız, bu yolda ilerlemeye devam edin." tavsiyesinde bulundu.

Tören sonrasında gazetecilere açıklama yapan Samanyolu Eğitim Kurumları Genel Müdürü Cemil Koca, 'madalya konusunda geleneğin bozulmadığını', bekledikleri bir başarıyı elde ettiklerini söyledi. Koca, emeği geçen herkese teşekkür ederken, Samanyolu, Fatih ve Yamanlar'ın madalyalara damgasını vurduğunu kaydetti.

Ulusal Bilim Olimpiyatları'nda Doğu'dan madalya kazanan tek okul Erzurum Özel Aziziye Lisesi oldu. Aziziye, Ulusal Bilim Olimpiyatları'nda matematik alanında gümüş madalya kazandı. Aziziye İlköğretim Okulu Müdürü Ahmet Er, bu yıl gerçekleştirilen İlköğretim Matematik Olimpiyatı'nda 4 altın bir gümüş, Genç Balkan Matematik Olimpiyatı'nda da 2 altın ve bir gümüş madalya kazandıklarını hatırlattı. Ahmet Er, Aziziye'nin Erzurum'un ve Doğu'nun sesini dünyaya duyurduğunu kaydetti.

İstanbul Üniversitesi Rektörünü Seçiyor...

İstanbul Üniversitesinin (İÜ) 16 Aralık'ta yapılacak rektörlük seçiminde aday olan öğretim üyeleri çalışmalarını anlattı.

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneğince, İstanbul Tıp Fakültesi 14 Mart Amfisi'nde düzenlenen panel, öğrencilerin de salona girmek istemesi üzerine gergin başladı.

Öğrenciler, taleplerini rektör adaylarına iletmek için salona girmek istedi.

Salona girmelerine izin verilmeyen öğrenciler ile güvenlik güçleri arasında arbede yaşandı.

Panelde konuşan tek kadın aday Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülçin Bermek, ülkede laikliğin tehdit altında olduğunu düşündüğünü, öteden beri var olan bu tehdidin dış destekli olarak yeni teknikler kullanarak yaygınlaştığını savundu.

''Bu tehdit karşısında biz, çok net bir duruş sergileyemiyoruz. Bizler, liberal, kentli, bağımsız, özgür yaşam tarzından geldiğimiz için çözüm önerilerimiz dağınık'' diyen Bermek, üniversitelerin bir karşı duruş sergilemesi gerektiğini söyledi.

Kişisel hayatında türbana karşı olduğunu belirten Bermek, bu konuda üniversitenin genelgesi dışında davranılmasının mümkün olmadığını kaydetti.

İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Batmaz, Rektörlüğün birinci en önemli amacının, öğretim üyelerini, bölüm ve anabilim dalı başkanlarını, tüm üniversite genelinde karar mercii haline getirmek olduğunu belirtti.

YÖK'ün kuruluşundan bu yana İÜ'nün sehven yönetildiğini savunan Batmaz, ''Kendimi de kurtarmak için rektörlüğe adayım'' dedi.

Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melih Boydak, rektör yardımcılığı da dahil olmak üzere üniversitenin her kademesinde görev yaptığını belirterek, çalışmalarıyla birçok ödül aldığını, yurt dışında eğitimler verdiğini anlattı.

''Sizler için adayım, bu göreve gelirsem yönetsel anlamda ve üniversitenin yurt dışına açılması anlamında yeni ufuklar açarım'' diyen Boydak, yaşamının söylemlerle değil, eylemlerle dolu olduğunu söyledi.

Yaşamı boyunca Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyet'in niteliklerini koruyup yüceltmenin kendisine yön verdiğini vurgulayan Boydak, rektör olursa güçlü yönetsel kadrolarla stratejik yönetim anlayışını hayata geçireceğini dile getirdi.

Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Erdin de İÜ'nün bulunduğu durumu aşması gerektiğini belirterek, ''Bunun için klasik yönetim anlayışından kurtularak, katılım odaklı yeni bir zihniyetin etrafında yoluna devam etmelidir'' diye konuştu.

Üniversitenin devasa bir yapı olduğunu ve yönetilemediği için erozyona uğradığını savunan Erdin, rektör seçilirse üniversitenin uluslararası alanda hak ettiği yere gelmesi için çalışacağını kaydetti.

İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Erzengin de ''Kendimi övecek değilim, neler yaptığım ortadadır, bilmeyen yoktur'' diyerek, İÜ sevdalısı olduğunu anlattı.

''Bu uyuyan devi şahlandırmazsak övünmemiz imkansız'' görüşünü dile getiren Erzengin, rektör olması durumunda öğretim üyelerinin maddi durumlarını iyileştireceğini, İÜ'lülerin hastane kuyruklarında beklemesini engelleyeceğini söyledi.

Erzengin, ulaşılan bir rektör olacağını ifade ederek, ''Birisi bana 3 gün ulaşamadığını söylerse rektörlükten istifa ederim'' dedi.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seyfettin Uludağ da üniversitelerin laik olması ve bunu felsefesi haline getirmesi gerektiğini belirterek, laik öğrenciler ve öğretim üyeleri yetiştirmenin önemine işaret etti.

Üniversiteyi katılımcı bir anlayışla yönetmeyi düşündüğünü anlatan Uludağ, ''Burada doğru eğitim verilmiyor, sadece mesleki eğitim veriyoruz. Bunun yanında eğitimli insan olmanın koşulları da verilmelidir'' diye konuştu.

Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gediz Akdeniz de üniversitenin süpermarketleştirme ve holdingleştirilmeye ihtiyacı olmadığını ifade ederek, sorunların üniversite içinde çözülmesinden yana olduğunu anlattı.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahat Andican da yapacakları hakkında bilgi verdi.

Rektör adayları Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Erhun Eyüpoğlu, Prof. Dr. Kenan Ulualp ve Prof. Dr. Yunus Söylet ile İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Akyüz panele katılmadı.

İÜ'nün 16 Aralıkta Fen Fakültesindeki Ord. Prof. Dr. Cemil Bilsel Konferans Salonunda gerçekleştirilecek rektörlük seçiminde 13 aday yarışacak.

Yaklaşık 2500 öğretim üyesinin oy kullanacağı seçimde, en çok oyu alan 6 adayın ismi YÖK'e bildirilecek.

YÖK'te adayların sayısı 3'e indirilecek ve birinin atanması için isimler Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e sunulacak.

4 Aralık 2008 Perşembe

Satırla Birbirlerine Girdiler

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Yabancı Diller Yüksekokulu’nda sağ görüşlü öğrencilerle sol görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgada bıçak ve satırlar kullanıldı.

Kavgada biri ağır 4 sol görüşlü öğrenci yaralanırken sağ görüşlü 13 öğrenci gözaltına alındı. Göğsüne aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanan İTÜ Makine Bölümü öğrencisi Çağdaş Alidede'nin hayati tehlikeyi atlatamadığı öğrenildi.
İTÜ Maçka Yerleşkesi'nde bulunan Yabancı Diller Yüksekokulu'na dün 13.00 sularında gelen sağ görüşlü öğrenciler 'Sancak' adlı dergiyi dağıtmak istedi. Dergi dağıtımı sırasında Öğrenci Kolektifi üyesi sol görüşlü öğrenciler ile sağ görüşlü öğrenciler arasında tartışma çıktı.

Tartışma kısa süre sonra bıçak ve satırlı kavgaya dönüştü.
Bina içinde öğrencilerin ve öğretim görevlilerinin gözleri önünde yaşanan kavgada, sağ görüşlü öğrenciler sol görüşlü 4 öğrenciyi yaraladı. İTÜ Makine Bölümü öğrencisi Çağdaş Alidede göğsünden aldığı bıçak darbesiyle ağır, Ali Duman, Ali Asker ve Can Özbaran da hafif yaralandı. Kavganın ardından okula çok sayıda polis ekibi sevkedildi.
Sağ görüşlü 13 öğrenci okula giren polisler tarafından dışarı çıkarılırken, kavgada kullanılan bıçak ve satırlar bulunamadı. Gözaltına alınan sağ görüşlü öğrencilerden bazılarının, sol görüşlü öğrencileri kızdırmak için dans etmesi dikkat çekti.
Sağ görüşlü öğrencilerin Harbiye Polis Merkezi'ne götürülmesinin ardından İTÜ öğrencileri adına okul bahçesinde basın açıklaması yapıldı. Sık sık "Maçka faşizme mezar olacak" sloganları atan topluluk adına basın açıklamasını okuyan Burak Ergene, "Bir arkadaşımız şu an ölüm kalım mücadelesi vermektedir. Biz bu kişilerin üniversitelerden arındırılmasını istiyoruz. Kendilerinden olmayana tahammül bile edemiyorlar. Sivil polisler olduğu halde bu vahşi saldırıyı gerçekleştirdiler" diye konuştu.
Bıçakla ağır yaralanan arkadaşı Çağdaş Alidede'nin göğsüne elleriyle tampon yaptığını belirten Burcu Yanar da, "Bıçağı bir anda sapladılar. Durumu çok ağırdı. Ellerinde bıçaklarla okula nasıl girmişler. Bu kişilere kimlik sorulmuyor mu? Dışarıdan nasıl buraya rahatça girebiliyorlar" diye konuştu.
Gözaltına alınan 13 kişinin Ülkü Ocakları üyesi olduğu öne sürüldü.

Dersler Artık Boş Geçmeyecek...

Milli Eğitim Bakanlığı ve Intel arasında gerçekleştirilen proje kapsamında öğretmenlerin giremediği dersler internet üzerinden verilecek.

Böylece hem öğretmenler hem de öğrenciler eğitim müfredatından geri kalmamış olacak. 'Dijital Dünyana Beni Dahil Et' adı altında hazırlanan program, 11 ilk ve ortaöğretimde yürütülüyor. Şu anda her okulda 10 öğretmen ve 100 kadar öğrencinin aktif katılımıyla dört ilkokulda pilot olarak uygulanmaya başlayan proje, ilerleyen aşamalarda üniversiteler arasında da yaygınlaştırılacak. Tamamen Türk öğretmenler ve mühendislerin katkısıyla hazırlanan yeni uygulamanın tanıtımı amacıyla Türkiye'ye gelen Intel Dünya Başkanı Craig Barrett, şimdiye kadar teknoloji kullanımından faydalanamamış öğrencileri kapsama açısından önemli bir adım atıldığını söyledi. Craig Barrett, Türkiye'deki öğrenci ve öğretmenler için internette sınırsız kaynak ve yardımcı öğrenim ortamı sağlaması planlanan paylaşım platformunun tanıtım toplantısına katılmadan önce Helsinki, Viyana, Kahire gibi kentlerde bulunduğunu, her ülkede, o ülkenin kendi dilinde yeteri kadar internet içeriği olmamasından kaynaklanan sorunlar gördüğünü anlattı.

Barrett, Türkçe içeriklerin oluşturulup okullarda hizmete sunulmasının önemine işaret etti. Türkiye'de okullarda geniş bantla internete bağlanıldığını vurgulayan Barrett, bilgisayarların okullara dağıtıldığını, öğretmenlerin eğitildiğini ve öğrenme sürecinde bilgisayarın aktif kullanıldığını kaydetti. Konuşmacıların bilgisayar ve internet gibi araçlardan bahsettiğini dile getiren Barrett, "Ama ben eğitimle ilgili en kilit noktada öğretmenlerin olduğunu düşünüyorum." dedi.

Üniversiteliler Subay Olabilecek...

astsubaylar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kimselerin sözleşme süresince sosyal hakları ve sağlık işlemlerinde muvazzaf subay ve astsubaylara ilişkin hükümler uygulanacak.

Herhangi bir sözleşme dönemi sonunda veya içinde sözleşmesi sona erenlere veya feshedilenlere, son olarak aldıkları net maaşın iki katının hizmet yılı içe çarpımı tutarında tazminat verilecek. Hizmet yılı olarak en fazla 9 yıl esas alınacak. Yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerden bu evlilikleri Genelkurmayca uygun görülmeyenler ile çeşitli nedenlerle Türk vatandaşlığını kaybedenler veya Türk vatandaşlığından çıkarılanlar, TSK'dan çıkarılmayı gerektiren bir suçtan mahkum olanlar, disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle TSK ile ilişiği kesilenler, sözleşme sürelerinin eksik kısmı ile orantılı olarak kendilerine yapılmış olan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını tazminat olarak ödeyecekler.

3 Aralık 2008 Çarşamba

Yönetmelik Değişti Fakat...

Aksaray İl Milli Eğitim Müdürlüğü, “iki yıla bir kademe” haklarını “resmi emirlere” karşın vermedi.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2006 yılında bazı illeri zorunlu hizmet kapsamındaki illerden çıkarmasına karşın, önceden atanmış olanların hakkını saklı tuttu. Söz konusu illerde öğretmenler “iki yıla bir kademe” haklarından yararlanmasına karşın Aksaray İl Milli Eğitim Müdürlüğü, “iki yıla bir kademe” haklarını “resmi emirlere” karşın vermedi.
Milli Eğitim Bakanlığı, 2006 yılında yaptığı yönetmelik değişikliği ile Aksaray, Amasya, Bartın, Çorum, Gaziantep, Karabük, Karaman, Kırıkkale, Osmaniye, Samsun, Sinop, Trabzon ve Zonguldak illerini zorunlu hizmet kapsamındaki illerden çıkardı. Bakanlık, 4 Mart 2006 tarihinden önce buraya atanan öğretmenlerin iki yıla bir kademe haklarını saklı tuttu. Bakanlık dilekçe ile il milli eğitim müdürlüklerine başvuran öğretmenlerin haklarını alabileceğini belirtmesine karşın, Aksaray Valiliği ise söz konusu “hakların” verilemeyeceği açıklamasında bulundu.

-BAKANLIK'TAN “MAĞDUR ETMEYİN” EMRİ-

Şikayet üzerine, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Mevzuat Dairesi Başkanı Tahir Kılıçaslan, Aksaray Valiliği'ne İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne ulaştırılması amacıyla 08 Eylül 2008 tarihinde bir yazı göndererek, “Bu durumda ilgililerin daha fazla mağduriyetlerine meydan verilmemesi bakımından haklarında ilgi (d) yazımız doğrultusunda işlem yapılması gerekmektedir” emri verdi. Söz konusu “resmi emrin” üzerinde 3 ay geçmesine karşın bu Aksaray İl Milli Eğitim Müdürlüğü, hakların verilmesi konusunda bir işlem yapmadı.

Kızlar Dilde Erkekler Matematikte...

Kızlar yabancı dilde, erkekler matematikte daha başarılı. İşte öğrenmenin cinsiyetler üzerindeki farklılığını araştıran bilim adamlarının tespitleri...

Öğrenmenin cinsiyetler üzerindeki farklılığını araştıran bilim adamları, kız öğrencilerin yabancı dil derslerinde daha başarılı olduklarını, matematikte ise erkeklerin gerisinde kaldıklarını tespit etti.

İsveç'te yapılan araştırma, her 10 kız öğrenciden birisinin ortaokulda matematik dersinden başarısız olduğunu ve bu sebeple de lise programlarına giremediğini ortaya koydu. Öğrencilerin bu ülkede lise programına girebilmesi için 'çekirdek dersler' denilen İsveççe, İngilizce ve matematikten geçer not alması gerekiyor. Aynı araştırmaya göre dil derslerinde başarılı olan kızlar, matematikte zorlanıyor. Sklverket (İsveç Okullar Genel Müdürlüğü)'in istatistiki verileri dikkate alındığında ise geçtiğimiz ilkbaharda liseye giremeyen öğrencilerin oranının 11,1 olduğu görülüyor. Bu yıl liseye giremeyen kızların sayısında artış gözlendiği, erkek öğrenci oranının geçen yıla göre aynı kaldığı belirtiliyor. Kız çocuklarının erkeklere nazaran daha erken konuşmaya başladıklarına işaret eden araştırmacılar, yabancı dil eğitiminde de bu yatkınlığın etkili olduğunu düşünüyor.