Eskişehir Yunus Emre Endüstri Meslek Lisesi öğretmen ve öğrencileri elektrikli kombi geliştirdi.
Altı ay süren bir çalışma sonucu üretilen elektrikli kombi, doğalgazla çalışan kombilere göre yüzde 20 tasarruf sağlıyor. 9 bin watt'lık güce sahip ve 3 ayrı ısıtıcıyla çalışan kombi, yüzde 97 verimlilik sağlayan kombide enerji ve ısı kaybı olmuyor. Doğalgazın kullanım süresinde bir kısmı çiğ olarak bacadan dışarı atılırken, elektrikli kombide ise bu tarz bir kayıp yok ve suyu direkt ısıtıyor. Doğalgazlı ürünlere alternatif olabilecek elektrikli kombide sistem seri olarak bağlı ve su hareket halinde iken çok kısa sürede ısınıyor. Gazdan zehirleme olasılığını da ortadan kaldıran kombi, lisenin atölyesinde kullanılmaya başlandı. Patent için başvuru hazırlığı yapan okul yönetimi, talep olması halinde seri üretim yapmayı planlıyor. Elektrikli kombinin artan doğalgaz fiyatlarına karşı bir alternatif olabileceği belirtiliyor.
Okulun Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme Alan Şefi Hasan Hüseyin Çanakçı, 4 öğretmen ile bir grup öğrencinin sözkonusu kombiyi 6 aylık çalışma sonrasında ürettiğini söylüyor. Cihazın çok amaçlı kullanıma sahip olduğunu kaydeden Çanakçı, şu bilgileri veriyor: "Elektrikli kombi ile her türlü ortamda 130-140 dereceye kadar su ısıtılabiliyor. Elektrikli kombideki sistem seriye bağlı olduğu için, suyun ısınmama ihtimali yok. Kombiyi evin her tarafına monte edebiliyorsunuz. Havanın durumuna göre otomatik olarak çalışan kombi okulda yalsızca bir adet üretildi."
Okul Müdürü İsmail Satekin de cihazın patentini alacaklarını belirterek, gerekli desteğin verilmesi halinde seri üretime geçebileceklerini ifade etti. Satekin şöyle konuştu: "Sadece kent merkezinde değil, doğalgazın ulaşamadığı merkezler için de elektrikli kombi alternatif olarak düşünülmektedir. Elektrikli kombi doğalgazlı kombiden daha ucuza mal oluyor ve vatandaşa tasarruf sağlıyor. Böylelikle vatandaşı hem maddi hem de ısı anlamında büyük fayda sağlıyor."
21 Kasım 2008 Cuma
Bu Kombi %20 Az Yakıyor...
Belediyeler Doğrudan Burs Veremeyecek...
Belediyeler, yükseköğrenim öğrencilerine doğrudan burs ve kredi veremeyecek...
Anayasa Mahkemesi, 5102 sayılı "Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun"un, "Belediyeler hariç kamu kurum ve kuruluşlarının yükseköğrenim öğrencilerine doğrudan burs ve kredi vermelerini engelleyen" hükmündeki "belediyeler hariç" ibaresini oy birliğiyle iptal etti.
CHP, 5102 sayılı Kanun'un, 2, 5 ve geçici 3 ile 7. maddelerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle dava açmıştı.
Anayasa Mahkemesi, bugünkü gündem toplantısında davayı esastan görüşerek karara bağladı.
Yüksek Mahkeme, kanunun 2. maddesinin 2. fıkrasının, belediyeler hariç kamu kurum ve kuruluşlarının yükseköğrenim öğrencilerine burs ve kredi vermelerini yasaklayan ancak bildirimde bulunacakları Yurt-Kur vasıtasıyla ödeme yapabileceklerine yönelik hükmün, "belediyeler hariç" ibaresini iptal etti.
Anayasa Mahkemesi heyeti, diğer hükümlerin iptal istemini ise reddetti.
Yüksek Mahkeme'nin bu kararına göre artık belediyeler de öğrencilere doğrudan burs ve kredi veremeyecek, burs ve kredi verilmesini öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerini, yüksek öğrenim kredi ve yurtlar kurumuna bildirecek.
Ancak şu an itibariyle burs alan öğrencilerin burslarının devam edeceği, Yüksek Mahkeme'nin gerekçeli kararının Resmi Gazete yayımlanması zaman alacağından, bursların hemen yarın kesilmesinin söz konusu olmadığı bildirildi.
20 Kasım 2008 Perşembe
Çelik'e 'Okumak İstiyorum' Feryadı...
Babasını kaybeden ve annesinin rahatsızlığı nedeniyle evinin geçimini sağlayan Ağrılı Erhan, Hüseyin Çelik'e mektup yazarak yardım istedi.
Babasını kaybeden ve annesinin rahatsızlığı nedeniyle evinin geçimini sağlayan Ağrılı genç Erhan Mağlay, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'e mektup yazarak, “Devamsızlıktan kaldım ama okumak istiyorum. Lütfen yardım edin” çağrısında bulundu.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'e Ağrı'dan “yardım” talebi geldi. Ağrılı genç Erhan Mağlay, Bakan Çelik'e iki mektup göndererek, “okumak istiyorum, yardım edin” talebinde bulundu. Mağlay, Bakan Çelik'e gönderdiği mektubunda geçen yıl ve bu yıl devamsızlık nedeniyle sınıfını geçemediğini, okulu ve evi arasında çok uzak bir mesafe olduğunu anlattı. Mağlay, mektubuplarında, “Maddi durumum araçla gidip gelmeme imkan mahallinde olmuyordu. Babamın vefatından, annemin de rahatsızlığı nedeniyle imkan bulamıyordum, para bulamıyordum. Fakat ben okumak istiyorum. hem de çok okumayı seviyorum. Ben 12.09.1991 doğumluyum. Okumaya çok niyetliyim. Daha lise 1 öğrencisiyim. Böyle imkansızlıklar içinde çok sevdiğim okumamı bırakmak istemiyorum. Lütfen bana yardım edin” talebinde bulundu.
Bakan Çelik, Mağlay'ın mektuplarını Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne göndererek Erhan Mağlay için ne gerekiyorsa yapılmasını istedi.
Meslek Liselerinin Mevcudu Artıyor...
Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), meslek liselerinin ortaöğretimdeki payını artırmak için yaptığı çalışmalar neticesini verdi.
2002-2003 eğitim döneminde meslek liselerinde 357 bin 938'i kız öğrenci olmak üzere toplam 981 bin 224 öğrenci eğitim görürken, bu sayı 2008-2009 eğitim öğretim yılında 596 bin 809'u kız olmak üzere 1 milyon 415 bin 516 öğrenciye ulaştı. Böylece mesleki eğitimin orta öğretimdeki payı yüzde 43'e ulaşmış oldu. 2002-2003 eğitim yılında meslek okullarının sayısı 3 bin 575 iken, bugün bu sayı 4 bin 602'ye ulaştı.
Gazi Anlattı Öğrenciler Bayıldı...
Gazi Murat Caner, nasıl yaralandığını anlatınca öğrenciler gözyaşlarını tutamadı. Baygınlık geçirenler oldu..
Adana Valisi Atış'ın görevlendirdiği gazi Murat Caner, Turgut Özal Lisesi'nde nasıl yaralandığını tüm detayıyla anlatınca öğrenciler gözyaşlarını tutamadı, baygınlık geçirdi. Uzmanlar, 'Niyet iyi olsa bile yapılan yanlış' dedi.
POLİSE taş atan çocukların ailelerini cezalandırmak için yeşil kartlarını iptal etme'nin mucidi olan Adana Valisi İlhan Atış'ın son icraatı yine tartışma yarattı. Vali'nin lise öğrencilerine terörü anlatmaları için görevlendirdiği, sınır ötesi harekatta mayına basarak felç kalan gazi Murat Caner'in nasıl yaralandığını ayrıntılarıyla anlatması çocukları hastanelik etti. Caner'in anlattıkları üzerine öğrenciler gözyaşlarını tutamazken bazı çocuklar ise bayıldı. Turgut Özal Lisesi'nde dün konuşan Caner, 3 Ekim 1997 yılında PKK'nın Zap Kampı'na yapılan operasyonda yaşadıklarını şöyle anlattı:
BELİM PARÇALANDI BOYNUM KIRILDI
'SİZİN için sakat kaldım. Ayakta durma şansım yok. Şu anda binlerce asker dağlarda hudutta sizin için nöbette ayakta bekliyor ayaklarını, kollarını ve gözlerini kaybediyor. Dağların arkasında günlerce teröristlerce çarpıştık. Bir askerim şehit oldu. Biri bacaklarını kaybetti. Teröristlerin yerleştiği Zap köyüne geldiğimizde ise mayınlı bölgeler temizlenmişti. Ancak teröristler gece yola mayın döşemişler. Gittik, gittik gittik birden bom etti. O an ölümün geldiğini anladım. Gözlerimi saatler sonra açtığımda kalkıp askerlerime bakayım dedim belim parçalanmıştı kalkamadım. Başımı çevireyim dedim boynum kırılmıştı. Telsizden gelen seste, askerlerimin ikisinin paramparça olduğunu öğrendim. Sonra beni tedavi için GATA'ya getirdiler. GATA'da koridorda gezerken odalara baktım. Kimi askerin bacağı, kimi askerin kolu kimi askerin gözü yok.'
Gazi Caner'in, yaşadığı olayları tüm ayrıntıları ile anlatması dinleyenleri derinden etkiledi ve bazı kız öğrenciler fenalık geçirerek bayıldı. Bayılan öğrenciler, öğretmenleri tarafından dersliklere alınırken, konuşmasını sürdüren Caner, 'Oyunlara gelmeyelim. Çocukların eline taş verilip polise askere attırılıyor. Vatanımızı sevelim terörün bitmemesi halinde bir gün bu liseden de gazi ve şehitler olacaktır' dedi.
95 OKULDA KANUŞMA YAPMIŞ
İLHAN Atış'ın Adana Valiliği'ne atanması ile birlikte konferanslarını resmi görevli sıfatıyla veren Caner, şunları söyledi: 'Yaklaşık 1.5 yıldır, İstanbul'dan Gaziantep'e kadar 95 okulda konuşarak binlerce öğrenciye terörün çirkin yüzünü anlatarak onları bilinçlendirmeye çalıştım. Bugünkü konuşmada sadece bir kızımız baygınlık geçirdi ancak 800 öğrenci bayıldı havası yaratılmaya çalışılıyor.'
Lise'de Kız Kavgası Kanlı Bitti...
Mersin'de, kız meselesi yüzünden çıkan kavgada bir öğrenci bacağından bıçaklandı.
Bıçaklanan öğrencinin defterinin üzerindeki etikette Kurtlar Vadisi dizisinin başrol oyuncusu 'Polat'ın isminin yazması dikkat çekti.
Alınan bilgiye göre, Yeni Mahalle'deki Atatürk Lisesi'nden bir grup öğrenci, okul çıkışı kız meselesi yüzünden kavga etti. Lise birinci sınıfta okuyan Azad B. (17), sınıf arkadaşı Yusuf K.'yı bacağından bıçakladı. Yaralı öğrenci, 112 Acil Servis ekiplerince kaldırıldığı Toros Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Olaydan sonra kaçan Azad B., polislerce yakalandı.
Kavga sonrası bıçaklanan öğrencinin yere düşen defterinin üzerindeki etikette Kurtlar Vadisi dizisinin başrol oyuncusu 'Polat'ın ismi ile Serçe yazısı ve kalp işaretleri dikkat çekti.
19 Kasım 2008 Çarşamba
Bu Fotoğraftaki Kişi Kız Değil!
Hatay'daki 'Saç adağı' Mehmet Ali'nin başına dert oldu. Öğretmenleri ve arkadaşları ilk bakışta onu kız zannediyor...
Bazı yörelerdeki ilginç âdetler çocukları sıkıntıya sokuyor. Hatay'da iki bebeği de doğduktan kısa süre sonra ölen ve 9 yıl çocuk hasreti çeken bir kadın, adağı nedeniyle 7 yaşındaki oğlunun yarım metreyi bulan saçını kestirmiyor.
Arkadaşları ve öğretmenleri tarafından ilk bakışta kız zannedilen Mehmet Ali ise adak kurbanı parasının denkleştirilip törenle saçının kesileceği günü bekliyor. Hatay'ın Alazi köyünde yaşayan ve uzun süre çocuk sahibi olamadığını ifade eden anne Recimoğlu, yörede oldukça yaygın olan 'saç adağı'nda bulunduğunu söyledi. Allah'a dua ederek, "Çocuğum olursa 7 yaşına kadar saçını kestirmeyeceğim. Koyun kesip, davullu zurnalı tören yapacağım." diyen Recimoğlu, 2 yıl sonra Mehmet Ali'yi dünyaya getirdiğini anlattı. Oğlunun okula başlamasıyla rahatsız olduğunu vurgulayan anne, "Mehmet renkli gözlü ve uzun saçlı olunca herkes onu kız zannediyor. O da bir an önce saçlarından kurtulmak istiyor." diye konuştu. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle kurban alamadıklarından yakınan anne Recimoğlu, en kısa zamanda parayı temin edip Mehmet Ali'yi yaşadığı sıkıntıdan kurtarmak istediğini sözlerine ekledi.