Rektör Önce'nin uyguladığı ticaret yöntemleri değme tüccarlara taş çıkartacak cinsten. Kapmüste kurbanlık koyun otlatmak ve daha neler neler...
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Güner Önce'nin, üniversiteyi ticarethaneye çevirdiği ileri sürülüyor. İddialar arasında, kampüste koyun otlatmak, öğrencilere 100 TL'ye zorla ferdi kaza sigortası var.
Rektör Prof. Dr. Güner Önce'nin uyguladığı ticaret yöntemleri değme tüccarlara taş çıkartıyor. İddialara göre rektörün koyun otlatarak, öğrencilerden para toplayarak üniversitenin döner sermaye gelirini 25 bin YTL'ye çıkartığı belirtiliyor. Üniversiteyle ilgili iddialar önce yerel Akis Gazetesi'nde yer aldı. İşte o iddialar.
1- Koyunlar bayramda satışa çıkacak
Üniversitenin ahırında, üniversiteye ait atlar besleniyor. Ancak bu atlarla birlikte Mehmet M. isimli bir şahsa ait koyunlar da besleniyor. Atlar için devletin parasıyla alınan samanların koyunlara da yedirildiği belirtiliyor. Koyunlar her sabah saat 08.00 civarında ahırın arka kısmından çıkartılarak üniversitede bulunan Hüsnü Özyeğin Öğrenci Yurdu'nun arka kısmındaki yamaçta otlatılıyor. 250- 300 civarındaki küçükbaş hayvanların bu yıl kurban bayramından önce satışa sunulacağı iddia ediliyor.
2- Sigorta yaptırmayana kayıt yok
Eğitim dönemi başında öğrenim harcı yatırmak için bankaya giden Dumlupınar Üniversitesi öğrencileri, üniversite yönetiminin uygulamaya koyduğu 100 TL "grup ferdi kaza sigortası" ödemesiyle karşı karşıya kaldı. Öğrenciler parayı ödemeyen arkadaşlarının kaydının yapılmadığnı söyledi.
Yapılan incelemelerde ferdi kaza sigortasının, Dumlupınar Sigorta ve Aracılık Hizmetleri Şirketi'ne yaptırıldığı ortaya çıktı. Şirketin ortaklarının Yüksek Öğrenim Destekleme ve Sosyal Yardım Derneği, Özel 30 Ağustos Eğitim Öğretim ve Sağlık Hizmetleri şirketiyle, S.K. isimli bir kişi olduğu iddia ediliyor. 25 bin TL sermaye ile kurulan şirketin S.K isimli ortağının yüzde 10 hissesinin olduğu belirtiliyor. Bu uygulama sayesinde söz konusu şirketin kasasına 2,5 - 3 milyon TL arasında para giriyor.
3- 135 bin YTL'lik makam aracı
Hafta sonları İzmir'e gitmek için üniversite vakfının kaynaklarından, 135 bin TL'ye Audi marka makam aracı aldığı ortaya çıkan rektör Önce'nin gizemli uygulamaları da dikkat çekiyor. Rektör Önce, 8 Nisan 2005'te, kendi imzasıyla öğretim üyelerine yazdığı talimatnamede, "Özel kaleme benim kiminle görüştüğüm veya nereye gittiğim gibi sorular sorulmasın. Randevu almadan kapıma gelmeyin" diyor. Rektör Prof. Dr. Önce'nin aynıca 2006 yılı Haziran ayında 10 bin YTL döner sermaye gelirinin bu yıl 25 bin YTL'ye çıkardığı da iddia ediliyor.
İSTEYEN PARASINI GERİ ALABİLİR
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Önce, hakkındaki bütün iddiaların asılsız olduğunu söyledi. Önce, "Üniversitenin içinde koyun otlattığımı söylemişler. Kesinlikle böyle bir şey yok. Üniversitenin eğitim bloklarının 2 - 3 kilometre ötesinde bir ağır var. Bizim bahçıvan orada birkaç koyun besliyor. İki üç koyunun ticaret amaçlı beslenmesi düşünelemez" diye konuştu.
Öğrencilere 100 YTL karşılığında ferdi sigorta yaptırmadıklarını iddia eden Önce, "Öğrencilerden dönem başında 75 YTL aldık. Bu parayla onları sigorta yaptırdık. Bu uygulama öğrencilerin isteğiyle olmuştur. İsteyen öğrencinin parasını geri veririz” dedi. Alınan her paranın öğrencilere burs olarak geri döndüğünü savunan Önce, "Öğrencilerimize bir şey olduğu zaman ailelere ödeme yapıyoruz. Bugüne kadar 400 milyar ödedik" ifadesini kullandı.
SİGORTA İSYANI FACEBOOK'TA
Zorunlu ferdi sigortası uygulamasına tepki gösteren öğrenciler Facebook'ta grup kurdu:
B. Ö: Arkadaşlar yapılan usulsüzlüğe karşı imza toplanmalı ve Cumhurbaşkanlığına göndermeli.
A. B: 2005 girişliyim, tek dersim kalmasına rağmen harcımı vermediğim için kayıt yaptıramadım.
Bi Porche alalım
A.A: Arkadaşlar birleşip bi de Porsche hediye edelim. Yazık Mercedes'te sürünmesin
M. Ö: Biz ucuz komünistlikte değiliz, olayın 75 YTL muhabbetini de yapmıyoruz. Bizim olayımız göz göre göre yasadışı yoldan bizlerden zorla alınan paralar ve kayıt yaptıramazsınız diye alınan paralar. Adam 300 milyarlık arabayla canı nereye isterse gitsin diye mi ben onun parasını vereceğim?
12 Kasım 2008 Çarşamba
Rektör Kampüste Koyun Otlatmış...
10 Kasım 2008 Pazartesi
Aktütün'e İnternet Geldi...
Geçen ay PKK'nın jandarma karakoluna yaptığı saldırı ile gündeme gelen Aktütün Köyü'ndeki ilköğretim okuluna internet bağlandı..
Hakkari'nin geçtiğimiz ay terör örgütünün jandarma karakoluna yönelik saldırısı ile gündeme gelen Şemdinli İlçesi'ne bağlı Aktütün Köyü'ndeki ilköğretim okuluna uydu sistemli internet bağlantısı kuruldu.
Şemdinli'de, telefon ve internet erişimi götürülemeyen köy ve mezraalardaki okullara, ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından uydu üzerinden internet bağlantısı kurma çalışmalarına başlandı. Bu kapsamda ilçeye 50 kilometre uzaklıktaki Irak sınırında bulunan Aktütün Köyü'ndeki Jandarma Teğmen Nadir Ozan İlköğretim Okulu'nda uydu sistemli internet bağlantısı oluşturuldu.
OKULUN EKSİKLERİ GİDERİLDİ
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, telefon bağlantısının olmadığı sınır köylerindeki okullara, uydu bağlantısıyla ulaşmaya çalışıldığını, tüm köy ve mezraalardaki okullara internet hattı çekildiğini bildirdiler. Gerek Milli Eğitim Bakanlığı, gerekse hayırsever vatandaşların katkısıyla Aktütün Köyü'ndeki okulda birçok eksikliğin giderildiğini vurgulayan yetkililer, ilgililere, yardımlarından dolayı teşekkür ettiler. Aktütün Köyü'ndeki öğrenciler de sürekli terör olaylarıyla anılan köylerinden internet aracılığıyla dünyaya bağlanacak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdiler.
Eğitim Sen'den DTP'ye Sert Tepki...
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, bir partinin W, Q, X harflerinin Türk alfabesine girmesini talep etmesini skandal olarak nitelendirdi..
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, bir partinin W, Q, X harflerinin Türk alfabesine girmesini talep etmesini skandal olarak nitelendirerek, “Türkiye hassas bir dönemden geçiyor. Terör ocaklar yakmaya, bölücü odaklar faaliyetlerini yoğunlaştırmaya devam ediyor. Ana dilde eğitim için büyük bir seferberlik yürütülüyor” dedi.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, TBMM çatısı “akıllara durgunluk” veren diyalogların yaşandığını söyleyerek, “Adı terörle özdeşleşen, terörü desteklediği alenen bilinen bir parti büyük bir cüretle W, Q, X harflerinin alfabeye girmesini talep etmekte, başında 'Milli' kelimesi bulunan Bakanlığın Sayın Bakanı da 'Benim harflere karşı alerjim yok. W'da olur, Q'da olur, hepsi olur' diyebilmektedir” dedi.
Türk alfabesinin, latin harfleri temel alınarak, 1 Kasım 1928 gün ve 1353 sayılı yasayla tespit ve kabul edildiğini anımsatan Koncuk, “Dolayısıyla Ulu Önder Atatürk'ün benimsediği Türk alfabesi 29 harftir. Bu harflere W, Q, X harflerinin eklenmesinin teklif bile edilmesi büyük bir skandaldır, yasaya aykırıdır. Türkiye hassas bir dönemden geçiyor. Terör ocaklar yakmaya, bölücü odaklar faaliyetlerini yoğunlaştırmaya devam ediyor. Ana dilde eğitim için büyük bir seferberlik yürütülüyor. Paçavraları bayrak olarak benimseyenlerin, terörist başına her fırsatta methiye düzenlerin, üniter yapıya zarar vermek için fırsat kollayanların cirit attığı bir dönemde alfabeye bu üç harfin eklenmesi talebini 'masumane' olarak nitelendirmemiz mümkün değildir” diye konuştu.
-“BU HARFLERİN TÜRK ALFABESİNE GİRMESİ FARKLI AMAÇLARA HİZMET EDENLERİ SEVİNDİRİR”-
Söz konusu talebin teröre destek veren bir partiden geldiğini ifade eden Koncuk, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in söz konusu talebe “alerjim yok” diyerek yanıtlamasının ise konuyu önemsemediğini gösterdiğini savundu. Koncuk, durumun önemsenmeyecek bir konu olmadığını söyleyerek, eğitim camiası olarak Bakan Çelik'ten, öneriye karşı net bir tavır göstermesini ve Türk alfabesinin 29 harf olduğunu, bunun değiştirilemeyeceğini söylemesini beklediklerini kaydetti. Koncuk, “Herkesin bilmesi gerekir ki, bu harflerin Türk alfabesine girmesi ve ders kitaplarında yer alması Türk halkını değil, farklı amaçlara hizmet edenleri ve onların uşaklığını yapanları memnun edecektir. Bu ihanete kimse doğrudan ya da dolaylı ortak olmamalıdır” dedi.
York Üniversitesi'nde Grev...
Kanada'nın öğrenci sayısı bakımından 3. büyük üniversitesi olan York Üniversitesi'nde, öğretim üyelerinin grevi yüzünden günlerdir ders yapılamıyor.
Öğretim üyelerinin bağlı olduğu CUPE 3903 adına üniversite yönetimi ile görüşmeleri yürüten başmüzakereci Graham Potts, 3 bin 400 üyelerinin haklarını savunduklarını ve amaçlarının asla eğitim ve öğretimi engellemek olmadığını söyledi.
Üniversite yönetiminin, üyeleri için istedikleri sosyal haklarda direndiğini kaydeden Potts, "Üyelerimizin iş güvencesi yok. 25 yıllık öğretim üyeleri bile, her 4 ayda bir aynı işe yeniden başvuru yapmak zorundalar. Sosyal haklardaki isteklerimizden geriye gitmeyeceğiz" dedi.
York Üniversitesi Sözcüsü Alex Bilyk de yaptığı açıklamada, üniversite yönetiminin önümüzdeki 3 yıl için ücretlere yüzde 9,25 zam yapmayı teklif etmesine rağmen, sendikanın yüzde 11'de ısrar ettiğini söyledi.
Öte yandan üniversitedeki grev yüzünden tüm birimlerindeki sınıflarda günlerdir ders yapılmıyor. Dönem ya da yıl kaybetme korkusundaki öğrenciler, grevdeki hocalarına ateş püskürüyor.
York Üniversitesi'nde öğretim üyeleri 2001 yılında da greve gitmişler ancak sınıflarda eğitim ve öğretim kesintili de olsa devam etmişti.
7 Kasım 2008 Cuma
Herkes Üniversiteye Girecek...
YÖK Başkanı Özcan, üniversiteye giremeyen öğrencimiz kalmayacak dedi. YÖK Başkanının herkesi üniversiteli yapma formülü....
YÖK Başkanı Özcan, açıköğretim fakültelerine girişleri serbest hale getirmek istediklerini belirterek, “Üniversiteye giremeyen öğrencimiz kalmayacak” dedi
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, açıköğretim fakültesine girişleri tamamen serbest hale getirmek istediklerini açıkladı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, dün Milli Eğitim Bakanlığı ve üniversitelerin 2009 yılı bütçeleri görüşüldü.
EN BÜYÜK SORUN YER...
Yükseköğretimin en önemli sorununun, 1,2 milyon lise mezununa üniversitede yer bulma sorunu olduğunu dile getiren Özcan, bunun için üniversite kontenjanlarının artırılması gerektiğine işaret ederek,
“Örgün eğitimde kontenjanları 670 bin artırdık. Buna 400 bin açıköğretim fakültesi öğrencisini de katarsak, 1 milyondan fazla öğrenci üniversiteye girme hakkını elde etti'' dedi. Özcan, açıköğretim fakültesindeki kapasitenin tam olarak kullanılamadığını belirterek, “Bu fakülteye girişleri tamamen serbest hale getirmek istiyoruz. 80 yaşındaki bir vatandaşımızın bile bu okullara kaydolmasını istiyoruz. Açıköğretimi herkese açık hale getirirsek, üniversiteye girmeyen hiçbir öğrencimiz, vatandaşımız kalmayacak'' diye konuştu.
İki müjde daha
Meclis Bütçe görüşmelerinde konuşan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, üniversite öğrencilerine verilen kredi miktarının 180 YTL'ye yükseltileceğini açıkladı.
Milli Savunma Bakanlığı da yükseköğrenim affından yararlananların askerliklerinin bu haklarını kullanacakları süre kadar ertelenebileceğini duyurdu. Ertelemeden 29 yaşını geçenler yararlanamayacak.
Fuara En Çok Öğrenciler Gidiyor...
Beylikdüzü TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde 27.'si düzenlenen kitap fuarı, minik öğrencilerin akınına uğruyor.
İstanbul'un çeşitli yerlerinden gelen on binlerce öğrenci, kitap stantlarını geziyor.
İndirimli kaynak almanın keyfini yaşıyor. Minikler, en çok hikâye kitaplarına ilgi gösterirken, eğitim setleri ve karton kitaplara olan talep yayınevlerinin yüzünü güldürüyor. Fuarı ziyaret eden gruplardan biri de Siteler İlköğretim Okulu'ndan gelen öğrencilerdi. 22 sınıf halinde stantları gezen öğrenciler, 1-2 YTL'ye satılan hikâye kitaplarına büyük ilgi gösterdi. Uzun süren gezinin ardından yorulan öğrenciler, öğretmenlerin gözetiminde dinlendi. Okulun 4. sınıf öğrencilerinden 10 yaşındaki İlknur Subaşı, 'Dede Korkut Hikâyeleri'ni aldığını söyledi. Kitap fiyatlarını çok uygun bulduğunu anlatan İlknur, yaşadığı mutluluğu şöyle dile getirdi: "Çok güzel kitaplar gördük. Hepsi çok ucuza satılıyor. Hikâye kitabı aldım. Bize hediye de verdiler."
50 kişilik bir grubu fuara getiren Firuzköy İlköğretim Okulu öğretmenleri, kırsal kesimdeki okulların öğrencilerinin de böyle ortamlarda bulunması gerektiğine dikkat çekti. Öğrencilerin topluluk psikolojisini öğrenmesi açısından bu tür etkinliklerin önemli olduğuna işaret eden öğretmenler, çocukların sosyalleşmesi ve bilgisini artırması açısından fuarların çok yararlı olduğunu vurguladı. Öğrencilerin ilgisinden son derece memnun olan yayınevleri fiyatları düşürerek miniklere destek verdi. Damla Yayınevi görevlisi Fatih Akın, öğrencilerin en çok eğitim setleri ve hikâye kitaplarına ilgisini görünce bu ürünlerde indirim yaptıklarını belirtti.
Yemekten 40 Öğrenci Zehirlendi...
Karaman'da özel bir kız öğrenci yurdunda yedikleri akşam yemeğinden zehirlenen 40 üniversite öğrencisi devlet hastanesine kaldırıldı.
Öğrenciler tedavilerinin ardından taburcu edildi. Tabduk Emre Mahallesi'ndeki üniversite öğrencilerine yönelik hizmet veren özel kız öğrenci yurdunda, önceki akşam yemeğinde kıymalı makarna, çorba, karışık kızartma ve yoğurt gibi gıdalar verildiği öğrenildi. Yurda yemek veren firma hakkında inceleme başlatıldı.