15 Ekim 2008 Çarşamba

SERVİS MİNİBÜSÜ DEVRİLDİ, 3 KİŞİ YARALANDI

İzmir'in Konak İlçesinde Özel Bir Otobüs Firmasına Ait Servis Minibüsü, Yağış Nedeniyle Kayganlaşan Yolda Direksiyon Hakimiyeti Kaybedilmesi Sonucu Devrildi. Kazada 3 Kişi Hafif Şekilde Yaralanırken, Araçta Sıkışan Sürücü Aks Kurtarma Ekipleri Tarafından Kurtarıldı.



İzmir'in Konak ilçesinde özel bir otobüs firmasına ait servis minibüsü, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda direksiyon hakimiyeti kaybedilmesi sonucu devrildi. Kazada 3 kişi hafif şekilde yaralanırken, araçta sıkışan sürücü AKS kurtarma ekipleri tarafından kurtarıldı.
Kaza sabah saat 06.00 sıralarında Konak ilçesi eski DGM kavşağı Yeşildere caddesi girişinde meydana geldi. Özel bir seyahat firmasına ait 35 DGT 97 plakalı servisin sürücüsü Mehmet Aksoy (63), sabah saatlerinde hafif şekilde yağan yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda direksiyon hakimiyetini kaybetti. Yeşildere caddesinin bağlantı yolunda bariyerleri aşarak takla atan minibüste bulunan şoför Mehmet Ersoy ile yolcular Şehrazat Sırdaş (28) ve Recep Çiçek (20) yaralandı.


Garajdan servise binen ve hafif şekilde yaralanan yolcular Sırdaş ve Çiçek, kısa sürede araç içinden çıkaralarak hastaneye kaldırıldı. Araçta sıkışan şoför Aksoy ise, AKS ekiplerinin yoğun uğraşları sonucu kurtarıldı. Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alınan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Öte yandan İzmir'de gece boyu yağan yağmur nedeniyle kayganlaşan yollarda çok sayıda yaralamalı ve maddi hasarlı kaza oldu.

İŞSİZLİK TEMMUZ'DA YÜZDE 9.4'E YÜKSELDİ(2)

Türkiye Genelinde İşsiz Sayısı Geçen Yılın Aynı Dönemine Göre 202 Bin Kişi Artarak 2 Milyon 353 Bin Kişiye, İşsizlik Oranı da 0.6 Puanlık Artışla Yüzde 9.4'e Çıktı.



Türkiye'de işsiz sayısı Temmuz 2008 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 202 bin kişi artarak 2 milyon 353 bine, işsizlik oranı da 0.6 puanlık artışla yüzde 9.4'e yükseldi.
Kentsel yerlerde işsizlik 0.7 puanlık artışla yüzde 11.9, kırsal yerlerde ise 0.2 puanlık artışla yüzde 5.6 oldu. Tarım dışı işsizlik oranı 0.7 puan artarak yüzde 12.3 düzeyinde gerçekleşti. Genç nüfusta işsizlik oranı ise 0.3 puan düşerek yüzde 18.3'e indi.


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sisteminden (ADNKS)elde edilen toplam nüfus sayısına dayalı olarak açıkladığı Hanehalkı İşgücü Anketi'nin Temmuz 2008 dönemi (Haziran-Temmuz-Ağustos) sonuçlarını açıkladı. Buna göre Temmuz 2008 döneminde Türkiye'de kurumsal olmayan sivil nüfus geçen yılın aynı dönemine göre 767 bin kişi artarak 69 milyon 692 bin kişiye, kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus ise 752 bin kişi artarak 50 milyon 15 bin kişiye ulaştı.

-TARIM DIŞI İSTİHDAM 451 BİN KİŞİ ARTTI-

Temmuz 2008 döneminde istihdam edilenlerin sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 373 bin kişi artarak, 22 milyon 622 bin kişiye yükseldi. Bu dönemde tarım sektöründe çalışan sayısı 78 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 451 bin kişi arttı.

-İŞSİZLERİN PROFİLİ

Türkiye genelinde işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 202 bin kişi artarak 2 milyon 353 bin kişiye ulaştı. İşsizlik oranı ise 0.6 puanlık artış ile yüzde 9.4 seviyesinde gerçekleşti. Kentsel yerlerde işsizlik oranı 0.7 puanlık artışla yüzde 11.9, kırsal yerlerde ise 0.2 puanlık artışla yüzde 5.6 oldu.

Türkiye'de tarım dışı işsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre 0.7 puanlık artışla yüzde 12.3 düzeyine ulaştı. Bu oran erkeklerde geçen yılın aynı dönemine göre 0.6 puanlık artışla yüzde 10.7, kadınlarda ise 0.9 puanlık artışla yüzde 18.4 oldu.

Bu dönemdeki işsizlerin; yüzde 69.9'unun erkek ve yüzde 56.1'inin lise altı eğitimli olduğu, yüzde 27.3'ünün bir yıl ve daha uzun süredir iş aradığı belirlendi. İşsizlerin yüzde 30.4'le büyük bölümünün "eş-dost" aracılığıyla iş aradığı dikkati çekti. İşsizlerin yüzde 82.7'sini oluşturan 1 milyon 945 bininin daha önce bir işte çalıştığı belirlendi. Daha önce bir işte çalışmış işsizlerin yüzde 50.9'unu "hizmetler", yüzde 22.8'ini "sanayi", yüzde 18.9'u "inşaat", yüzde 7.4'ünü ise "tarım" sektöründe çalışanlar oluşturdu.

-İŞ GÜCÜ HAREKETLERİ-

Temmuz 2008 döneminde 1 milyon 659 bin kişi işe yeni başladığı ya da iş değiştirdiği belirlendi. Bunların toplam istihdam içindeki oranı yüzde 7.3 düzeyinde gerçekleşti. İşe yeni başlayan veya iş değiştirenlerin yüzde 30.6'sını 25-34 yaş grubundakiler oluşturdu.

Bu dönemde işe başlayan veya iş değiştirenlerin yüzde 18.4'ü "sanayi", yüzde 39.3'ü "hizmetler", yüzde 21.5'i "inşaat", yüzde 20.8'i ise "tarım" sektöründe istihdam edildi.

Mevcut işsizlerin 420 bin kişi ile yüzde 17.8'ini bu dönemde işten ayrılanlar oluşturdu.

/**

İş gücü durumu (Temmuz; Bin kişi)

2007 2008

Kurumsal olmayan sivil nüfus 68.925 69.692

15 ve daha yukarı yaştaki nüfus 49.263 50.015

İşgücü 24.400 24.975

İstihdam 22.249 22.622

İşsiz 2.151 2.353

İşgücüne katılma oranı (%) 49.5 49.9

İstihdam oranı (%) 45.2 45.2

İşsizlik oranı (%) 8.8 9.4

Tarım dışı işsizlik oranı (%) 11.6 12.3

Genç nüfusta işsizlik oranı(1)(%) 18.6 18.3

Eksik istihdam oranı (%) 3.1 3.4

Genç nüfusta eksik istihdam oranı(1)(%) 3.2 3.7

İşgücüne dahil olmayanlar 24.863 25.040

(1) 15-24 yaş grubu
**/

14 Ekim 2008 Salı

GENÇLİĞİN RUH HALİNİ ANLAYACAKLAR

Kredi ve Yurtlar Kurumu, Kurum İdari Kurulu Toplanırken, Öğrencilere Doğrudan Hizmette Bulunan Tüm Personele Gençlik Psikolojisi Konusunda Eğitim Verilmesi Önerisinde Bulunuldu.



Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURTKUR) Kurum İdari Kurulu toplanırken, öğrencilere doğrudan hizmette bulunan tüm personele gençlik psikolojisi konusunda eğitim verilmesi gündeme getirildi. Önerinin YURTKUR Genel Müdürlüğü tarafından onaylanması halinde tüm yurt personelleri gençlik psikolojisi konusunda hizmetiçi eğitim alacak.
Yurtkur Genel Müdürlüğü temsilcileri ile eğitim alanında yetkili sendika Türk Eğitim-Sen arasında Kurum İdari Kurulu toplantısı yapıldı. Toplantıda 27 Ekim tarihinde toplanılacak kurulda karara bağlanacak gündem maddeleri masaya yatırıldı. Kurulda, Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan personelin diğer hizmet sınıfında bulunan unvanlara atanabilmesi için 2009 yılı içerisinde görevde yükselme eğitimi düzenlenmesi hususunun Kurum Eğitim Kurulunda görüşülmesi konusu gündeme getirildi.


Ayrıca elektronik parmak izi sisteminin kapasitesi fazla olan yurtlara öncelik verilerek yapılması istenirken, büyük yurtlar başta olmak üzere elektrik kesintilerine karşı jeneratör kullanımına geçilmesi gerektiğine işaret edildi. Toplantıda yaz aylarında boş bulunan yurt tesisleri ve bahçe alanlarının otopark, düğün kongre, sportif faaliyetler gibi organizasyonlar için işletilmesi hususunda araştırma yapılması istenirken, "Kurum hizmetlerinde öğrencilere doğrudan hizmet götüren birimlerde görev yapan Yardımcı Hizmetler Sınıfı dahil tüm personele belli bir program dahilinde gençlik psikolojisi konusunda hizmet içi eğitim verilmesi" önerileri sunuldu.

SİİRT'TE AHİLİK KÜLTÜRÜ HAFTASI ETKİNLİKLERİ

Ahilik Kültürü Haftası, Siirt'te de Çeşitli Etkinliklerle Kutlanacak.




Ahilik Kültürü Haftası, Siirt'te de çeşitli etkinliklerle kutlanacak.
Valilikçe düzenlenen programa göre Ahilik Kültürü Haftası ve Esnaf Bayramı kutlama programı 15 Ekim Çarşamba günü saat 18.30'da Halk Eğitimi Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayacak programın açılış konuşmasını Vali Necati Şentürk yapacak. Ardından Yrd. Doç. Dr. Halil Leylak tarafından "Ahilik ve İş Ahlakı" konulu konferans verilecek. "Evran" adlı tiyatro gösterisi ile devam edecek program, yılın ahisine ödülünün verilmesi ile sona erecek.

MEMURLARA DA "SAĞLIKTA KATILIM PAYI" GELİYOR

SGK Başkan Vekili, Muayeneler İçin Sigortalılardan Katılım Payı Alınması Uygulamasının Önümüzdeki Süreçte Devlet Memurlarını da Kapsayacağını İfade Etti.



Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkan Vekili Fatih Acar, muayeneler için sigortalılardan katılım payı alınması uygulamasının önümüzdeki süreçte devlet memurlarını da kapsayacağını ifade ederek, "Devlet memurları açısından da herhangi bir farklılık söz konusu olmayacak. Devlet memurlarına da Sağlık Uygulama Tebliği'nde yer alan hükümler uygulanmaya başlanacak" dedi.
Acar, SGK'nin gelecek yıl için prim gelirinin 18,5 milyar YTL, sağlık harcamasının ise 30 milyar YTL olarak öngörüldüğüne işaret etti. Acar, bunun düşünülmesi gereken bir tablo oluşturduğunu ve bu rakamlara göre bir projeksiyon yapılması gerektiğini vurguladı.

Sağlık konusunda son dönemde önemli açılımlara gidildiğini anlatan Acar, bunlar yapılırken kontrol edilebilir bir yapının da oluşturulması gerektiğinin altını çizdi ve katılım payı uygulamasına değindi.

Acar, katılım payı uygulamasıyla muayene için birinci basamaktaki sağlık kurum ve kuruluşlarına giden sigortalılardan herhangi bir ücret alınmadığını, devlet hastanelerine gidildiğinde 3, eğitim-araştırma hastanelerine gidildiğine 4, üniversite hastanelerine gidildiğinde 6, özel hastanelere gidildiğinde ise 10 YTL katılım payı ödenmesi gerektiğini anımsattı.

Katılım payının dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinde uygulandığına işaret eden Acar,"Öyle bir hale gelmiş ki en ufak bir rahatsızlık için hemen özel hastaneye, üniversite hastanesine gidiliyor. Bir sürü tetkik, tahliller, olmaması gereken şeyler... Bu sağlık harcamalarında acayip bir artışa sebep oluyor. Biz, 'İnsanlar buralara gitmesin' demiyoruz ama özel hastaneye gidiyorsa 10 YTL katkı payını ödesin. Devlet olarak finansal olarak sürdürülebilir bir yapıyı kurmamız için mutlaka bu yapıyı getirmemiz lazım" diye konuştu.

Acar, katılım payının SSK ve Bağ-Kur kapsamındaki sigortalılar açısından uygulamaya girdiğine işaret ederek, devlet memurlarını da uygulama kapsamına almayı düşündüklerini, ancak yasal sıkıntıların buna engel olduğu bildirdi.

Devlet memurlarıyla ilgili düzenlemenin Bütçe Uygulama Talimatı uyarınca Maliye Bakanlığı tarafından yapıldığını anımsatan Acar şöyle devam etti:

"Maliye Bakanlığı da norm ve standart birliği olması bakımından konuya sıcak yaklaşıyor. SSK ve Bağ-Kur'lulara uygulanan katılım payının devlet memurlarına da uygulanması gerektiğini ifade ediyorlar. Onlar, bu konudaki yasal boşluğu nasıl doldurabiliriz diye bir çalışma yapıyorlar. Bu yasal boşluk dolar dolmaz devlet memurları açısından da aynı uygulama devam edecek. Bu konuda bir yasal düzenlemeye gerek olup olmadığı konusunda en son görüştüğümüzde Maliye Bakanlığı yetkilileri böyle ifade ettiler. Ama sonuçta önümüzdeki süreçte devlet memurları açısından da herhangi bir farklılık söz konusu olmayacak, yani devlet memurlarına da Sağlık Uygulama Tebliği'nde yer alan hükümler uygulanmaya başlanacak. Yasadan kaynaklanan ufak bir pürüz var. Bu pürüz giderildiği zaman norm ve standardat birliği de sağlanmış olacak."

11 Ekim 2008 Cumartesi

ÖĞRETMENLER MEB'DE ÇELİK'İ GÖRMEK İSTEMİYOR

Öğretmenler Arasında Yapılan Ankette, En Fazla Milli Eğitim Bakanı Görülmek İstenen Siyasetçi Anamuhalefet Partisi CHP'nin Yalova Milletvekili Muharrem İnce ve YÖK Eski Başkanı AKP Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Sağlam Oldu.



"Öğretmenlerin Gözü Kulağı" sloganı ile yayın yapan "www.memuruz.net" tarafından öğretmenler arasında yaptığı geniş katılımlı ankete göre, öğretmenler Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'i Bakan olarak görmek istemiyor.
Başta öğretmenler olmak üzere memurları bilgilendirme amacıyla yayın yapan ve "Öğretmenlerin Gözü Kulağı" sloganı ile tanınan "www. memuruz.net" internet sitesi "Kimi Milli Eğitim Bakanı olarak görmek istiyorsunuz?" başlıklı bir anket yaptı. 19 bin 975 öğretmenin katılımı ile yapılan ankette 5 isim öne çıkarken, En az oyu ise 430 oy ve yüzde 2.15'lik pay ile Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik aldı.


Ankete göre öğretmenlerin Bakan olarak görmek istediği iki isim bulunuyor. Oyların yüzde 31.81'i olan 3 bin 354 oy Anamuhalefet CHP Yalova Milletvekili ve TBMM Eğitim Komisyonu Üyesi Muharrem İnce'ye verilirken, İnce'yi oyların yüzde 29.26'sı olan 5 bin 844 oy alan YÖK eski Başkanı ve Kahramanmaraş Milletvekili ve TBMM Eğitim Komisyonu Başkanı Mehmet Sağlam takip etti. MHP Mersin Milletvekili Prof. Dr. Akif Akkuş ise bin 989 oy alırken, DTP Milletvekili Şerafettin Halis ise bin 354 oy aldı.

Söz konusu anket hala www.memuruz.net internet adresinde ise hala devam ediyor.

TÜRK EĞİTİM -SEN: "OKULLARIN BORÇLARI MEB TARAFINDAN ÖDEMELİDİR"

Türk Eğtitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, TEDAŞ'ın borcunu ödemeyen okulların elektriğini kesmeye başladığını belirterek, "Milli Eğitim Bakanlığı diğer illere yayılmadan skandala el koymalı ve okulların borçları MEB tarafından derhal ödenmelidir" uyarısında bulundu.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, yaptığı açıklamada, TEDAŞ'ın abonelerin elektriğini Ramazan Bayramı'ndan so...



Türk Eğtitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, TEDAŞ'ın borcunu ödemeyen okulların elektriğini kesmeye başladığını belirterek, "Milli Eğitim Bakanlığı diğer illere yayılmadan skandala el koymalı ve okulların borçları MEB tarafından derhal ödenmelidir" uyarısında bulundu.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, yaptığı açıklamada, TEDAŞ'ın abonelerin elektriğini Ramazan Bayramı'ndan sonra keseceğini açıkladığını ve uygulamanın borcunu ödeyemeyen kimi okullarda başladığını açıkladı. Konya'da borcu bulunan ilköğretim okullarının elektriklerinin kesildiğini bildiren Koncuk, "Bu çağdışı uygulama okulları zor durumda bıraktı. Dersleri elektrik olmadan yapmaya çalışan eğitimciler isyan ediyor. Konuyla ilgili sendikamıza da telefonlar geliyor ve 21. yüzyıla yakışmayacak bu uygulamanın kaldırılması talep ediliyor" dedi. Türkiye'de okulların kendi yağıyla kavrulduğunu belirten Koncuk, elektrik, su ve yakıt paralarının öğrencilerden toplanan paralardan karşılandığını söyledi.


-"ELEKTRİĞİN OLMADIĞI YERDE EĞİTİM ÖĞRETİM BEKLENMEMELİ"-

Ödenek yetersizliğinden dolayı elektrik borçları biriken okulların büyük bir çıkmaz içinde olduğunu ifade eden Koncuk, "Korkarız ki, dün Konya'da başlayan uygulama kısa zamanda tüm illerimize, ilçelerimize, köylerimize yayılacak ve bu gidişle öğrenciler, öğretmenler, idareciler elektriksiz kalacaktır" dedi. Fiziki mekan yetersizliği, öğretmen açığı ve derslik açığının yanı sıra artık okulların bir diğer sorununun elektriksizlik olacağını kaydeden Koncuk, "Elektriğin olmadığı bir yerde de eğitim-öğretimin yapılmasını kimse beklememelidir" uyarısında bulundu..

-"OKULLAR SALGIN HASTALIĞIN ADRESİ OLACAK"-

Koncuk, kış aylarına gelindiğine dikkat çekerek, okulların elektrik olmadan ısıtılmasının da mümkün olmayacağının altını çizdi. Bu nedenle çocukların ve öğretmenlerin soğuğa "mahkum" edileceğini söyleyen Koncuk, okulların bu kez de salgın hastalıkların adresi haline geleceğini savundu. İdarecilerin artık okulu yönetmekten önce borçları nasıl ödeyeceklerini düşünür hale geldiğini kaydeden Koncuk, "Oysa eğitimcilerimiz kaynak yokluğuna rağmen fedakarca görevlerinin başındadır. Üstelik okulların borcu sadece elektrikle kısıtlı değildir. Bugün borcu dolayısıyla elektriği kesilen okulun yarın suyu, öbür gün doğalgazı kesilecektir" dedi. Yaşanan karamsar tablonun tek sorumlusunun hükümet olduğunu ifade eden Koncuk sözlerini şöyle sürdürdü:

"Teröristleri, hortumcuları, soyguncuları affeden hükümetin okullara gelince niçin aslan kesildiğini anlamak mümkün değildir. Özel okullarla kol kola yürüyen, özel okullara destek veren hükümetin, sıra devlet okullarına geldiğinde bu denli duyarsız davranması biz eğitimcileri kaygılandırmaktadır. Tüm bu gerçekler ışığında okullarımızın karanlıkta kalmaması için geri kalmış ülkelerde bile görülmeyen bu uygulamaya son verilmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı diğer illere yayılmadan skandala el koymalı ve okulların borçları MEB tarafından derhal ödenmelidir."