18 Eylül 2008 Perşembe

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, körler okullarının kapatıldığı yönündeki haberlere açıklık getirdi.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, körler okullarının kapatıldığı yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını, bu yıl sadece bir okulun öğrenci azalması nedeniyle kapatıldığını söyledi. Çelik, körler okullarının kapatılmadığını, ancak engelli öğrencilerin kaynaştırma yolu ile normal okullarda okutulmasının amaçlandığını kaydetti.


CHP Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin soru önergesini yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, basına yansıyan “Bakanlık kararıyla körler okulları kapatılmaktadır” haberlerinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Türkiye'de 16 görme engelliler ilköğretim okulu bulunduğunu ve bu okullarda 2007-2008 eğitim-öğretim yılında bin 349 öğrencinin eğitim gördüğünü ifade eden Çelik, şöyle dedi:


“Bakanlığımızın görme engelliler ilköğretim okullarının kapatılmasına yönelik herhangi bir çalışması bulunmamaktadır. Ancak, bölgesel ihtiyaçlar doğrultusunda çevre illerde açılan görme engelliler ilköğretim okulları nedeniyle Niğde Cemil Meriç Görme Engelliler İlköğretim Okuluna devam eden öğrenci sayısında azalma olmuş 'toplam öğrenci sayısı 11' ve bu nedenle isteyen öğrencilerin başka illerdeki görme engelliler ilköğretim okullarına nakillerinin yapılması, talepte bulunanların Valilik teklifi doğrultusunda Niğde-Bor 100'üncü Yıl Yatılı İlköğretim Bölge Okulu bünyesinde oluşturulacak görme engelliler özel eğitim sınıfında yatılı olarak yetiştirilmeleri, kalan öğrenciler için Niğde şehir merkezinde bir ilköğretim okulunda özel eğitim sınıfı açılmak suretiyle gerekli tedbirlerin alınması ve anılan okulun kapatılmasına karar verilmiştir.”

-KAYNAŞTIRMAYA ÖNCELİK VERİLİYOR-

Çelik, hazırlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nde engelli öğrencilerin yetersizliği olmayan akranlarıyla birlikte resmi ve özel, okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumlarında eğitimlerini sürdürmeleri esasına dayanan 'kaynaştırma' yoluyla eğitim uygulamalarına öncelik verileceğinin vurgulandığını anımsattı. Söz konusu kapsamda görme engelli öğrencilerin de sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayrılmadan eğitimlerini sürdürmesine, eğitsel performansları dikkate alınarak akranlarıyla birlikte eğitilmelerine öncelik verildiğini ifade eden Çelik, “Görme engelli öğrenciler kaynaştırma yoluyla eğitim kapsamında gören akranlarıyla aynı sınıflarda eğitim alabildikleri gibi ayrı bir sınıfta eğitim almaları uygun bulunan öğrenciler için özel eğitim sınıfları da açılmaktadır” dedi.

Adı Yüzünden Eğitim Hayatı Bitti...

Zafer Avcı isimli kız öğrenci cinsiyeti ‘Erkek’ olarak işaretlenince DPY yurduna alınmadı.

Balıkesir'de maddi durumu iyi olmayan Zafer Avcı isimli kız öğrenci Devlet Parasız Yatılı sınavına girdi. Ancak belgelerde cinsiyeti 'Erkek' olarak işaretlenince yurda alınmadı. Ailesinin maddi durumu kötü olan Zafer'in eğitim hayatı bitmiş oldu

Balıkesir'in Bigadiç İlçesi Elyapan Köyü'ndeki Zafer Avcı isimli kız öğrencinin eğitim umudu küçük bir hata yüzünden bitti. Mecidiye Şehitler İlköğretim Okulu'nu başarılı bir dereceyle bitiren öğrenci, ailesinin maddi durumunun kötü olması nedeniyle Devlet Parasız Yatılı sınavlarına girdi.

Dursunbey Çok Programlı Lisesi'ni kazanan Zafer Avcı babası Hasan Avcı ile beraber kayıt yaptırmaya gitti. Ancak okulda kendilerini bir sürpriz bekliyordu.

Avcı'nın mezun olduğu Okul Müdürü Erdal Özel'in bir hatası sonucu kız öğrenci kayıtlarda isminden dolayı 'erkek' olarak gözüküyordu. Kazandığı DPY yurdunun bir erkek yurdu olduğu ortaya çıktı. Yurt doğal olarak öğrenciyi kabul edemedi. Bu duruma sinirlenen baba Avcı, Okul Müdürü Erdal Özel'in kızını sisteme erkek olarak kaydettiğini ve kızının tercihlerini de erkek öğrenciye göre yaptığı için başlarına bu durumun geldiğini söyledi. İşsiz olduğunu belirten Hasan Avcı, “Kızımı okutacak maddi güce sahip değilim. Tek umudumuz buydu. Okul Müdürü yüzünden bu haktan mahrum kaldı” dedi.

Zafer Avcı, umutlarının yıkıldığını söyleyerek yetkililerden eğitimine devam edebilmesi için yardım istedi.

3 Bin 600 Kontenjan Boş Kaldı...

Bu yıl son kez gerçekleştirilen Ortaöğretim Kurumları Sınavı (OKS)'nda 110 bin öğrenci kapasitesine sahip Anadolu liselerinde 3 bin 600 kontenjan boş kaldı.

Geçmiş yıllarda 5 bini aşan kontenjan açığı azalırken, merkezî yerlerdeki Anadolu liseleri doldu, öğrencilerin tercih etmediği ilçelerdeki liseler ise boş kaldı.

Anadolu imam hatip liselerinde bu yıl 7 bin 500 civarında kontenjanın boş kalması dikkat çekerken, Anadolu meslek liselerinin yaklaşık 25 binlik kayıt listesine öğrenciler rağbet etmedi. Böylece OKS sonucunda toplam 275 bin kontenjana yapılacak yerleştirmelerde 37 bin açık oluştu.

Ancak mevzuat gereği imam hatip ve diğer meslek liseleri boş kontenjanlarını önkayıt sistemiyle doldurabiliyor. Önkayıt sonrasında ise meslek liselerinin boş kontenjanlarının büyük bölümünün dolduğu öğrenildi. Anadolu liselerine ise önkayıtla öğrenci alınmadığı için boş kontenjanla eğitime devam edilecek. Puanı yeterli öğrenciler, yerleştirmelerde tercih etmedikleri bir Anadolu lisesine de nakil yaptırabilecek.

Eğitim Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Orhan Ekinci, son OKS'de en az sayıda boş kontenjan oluşmasından memnun olduklarını söyledi. Anadolu liselerinin kontenjanlarının büyük ölçüde dolduğunu, tercih edilmeyen ve kontenjanı yüksek olan çevre ilçelerdeki Anadolu liselerinde boşluklar oluştuğunu anlatan Ekinci, "10 kere de yerleştirme yapsak bu boş kontenjan yine kalırdı. İstanbul'daki Anadolu liselerine yerleşen bazı öğrencilerin özel okulları tercih etmesi nedeniyle bu liselerde az da olsa açık oluştu. Buralar da nakillerle doldurulur." dedi.

Atama Usulsüz Mü?

İskenderun Tosçelik Fen Lisesi’nde boş bulunan 2 müdür yardımcılığı kadrosuna, okulda görev yapan ve sınav kazanan 2 öğretmenin yerine başkalarının tercih edilmesine itiraz.

Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İskenderun Tosçelik Fen Lisesi'nde boş bulunan 2 müdür yardımcılığı kadrosuna, okulda görev yapan ve sınav kazanan 2 öğretmenin başvurularını reddederek, fen lisesi öğretmeni olmayan 2 öğretmeni müdür yardımcısı olarak atadı.


Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, söz konusu atamalarla ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı'na bir yazı gönderdi. Koncuk, yazısında Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İskenderun Tosçelik Fen Lisesinde 2 adet müdür yardımcılığı kadrosuna Fen Lisesi Öğretmeni olmayan 2 öğretmenin atamasının yapıldığını bildirdi. Koncuk, bu okulda görev yapan ve müdür yardımcılığı sınavını kazanan 2 öğretmenin başvurularının reddedildiğine işaret ederek, 2008/50 sayılı Genelge'nin 8. Maddesi'ne dikkat çekti. Koncuk, “2008/50 sayılı Genelge 'Anadolu statülü eğitim kurumlan, fen, sosyal bilimler ve spor liseleri ile bilim sanat merkezleri yöneticiliklerine öncelikle bu kurumlarda ilgili mevzuat gereğince görev yapan ya da yapmış olanlar arasından atama yapılacaktır.

Bu nitelikte aday bulunmaması halinde diğer kurumlarda görev yapan adaylar arasından da atama yapılabilecektir' denilmektedir. Gereği yapılan atamalar hukuka aykırıdır. Yapılan yanlış uygulamanın bir an önce düzeltilmesi ve bu yanlış uygulamayı yapanlar hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını, aksi takdirde yapılan işlemin yargıya taşınacağını bildirir gereğini arz ederiz” dedi.

17 Eylül 2008 Çarşamba

MEB'den Öğretmenlere Müjde...

Milli Eğitim Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile yapılan görüşmeleri sonuca ulaştırırken, Aralık ayında yapılması planlanan öğretmen alımlarını Ekim ayına çekti.

Milli Eğitim Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile yapılan görüşmeleri sonuca ulaştırırken, Ekim ayında 10 bin sözleşmeli öğretmen alımı yapılacağını duyurdu. MEB Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçın, Ekim ayında alımı yapılacak 10 bin öğretmenin Kasım ayı itibariyle göreve başlayacağını bildirdi.
Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçın, ANKA'ya yaptığı açıklamada, 10 bin öğretmen alımı ile ilgili olarak Maliye Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı arasındaki görüşmelerin sonuç aşamasın geldiğini söyledi. Yalçın, daha önce Aralık ayında yapılması planlanan öğretmen atamalarının Ekim ayında yapılacağını bildirirken, ataması yapılan öğretmenlerin Kasım ayı itibariyle görevlerine başlayacağını söyledi.

-EĞİTİM ORDUSUNA 10 BİN ÖĞRETMEN-

Yalçın, gelecek hafta içerisinde tüm illere bir yazı gönderileceğini ve okullardaki tüm öğretmen açıklarının alanlarına göre kendilerine bildirilmesini isteyeceklerini kaydederek, “Bu sayede hangi alanda, kaç öğretmen ihtiyacı olduğunu, hangi ile kaç öğretmen göndermemiz gerektiğini öğreneceğiz. Eğitim ordusuna 10 bin öğretmen daha katacağız” dedi. Yalçın, Ekim ayında yapılacak atamaların Doğu ve Güneydoğu bölgeleri öncelikli olmak üzere Tüm Türkiye'ye yapılacağını söyledi.

Yuva Çocukları Almanca Öğrenecek...

Avusturya Dil Ensitüsü yuvalarda yaşayan çocukların Almanca ile tanıştıracak.

Avusturya Dil Ensitüsü (ADE) yuvalarda yaşayan çocukların Almanca ile tanışması için ilk adımı Bolluca Çocuk Köyü için attı. Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı tarafından yaşama geçirilen köyde yaşayan 110 çocuktan 29'u Almanca öğrenmeye başladı. ADE Eğitim Müdürü Ulrike Pavelka sosyal sorumluluk projesi olarak bu projeyi yaşama geçirdiklerini söyleyerek, "99 Derste Almanca" öğretmek için yola çıktıklarını belirtti. Projede görevli 5 eğitmenin kursa katılan 7-17 yaşları arasındaki 29 öğrenciye haftada iki gün 3'er saatlik Almanca dersi vermeye başladıklarını vurgulayarak, "Bu projenin sadece 99 ders ile sınırlı kalmasını istemiyoruz. Çocuklar istedikleri sürece onlara Almanca öğretmeye hazırız" diye konuştu.

Öğretmenler Göreve İade Olabilecek...

Anadolu Liselerine 2005/73 sayılı genelge kapsamında atanan ve daha sonra yargı kararıyla atamaları iptal edilen bazı öğretmenlerin görevlerine dönmesine olanak sağlandı.

Anadolu Liselerine 2005/73 sayılı genelge kapsamında atanan ve daha sonra yargı kararıyla atamaları iptal edilen bazı öğretmenlerin görevlerine dönmesine olanak sağlandı. Ankara 10. İdare Mahkemesi, 2005/73 sayılı genelge kapsamında atanan ve atamaları iptal edilen öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçimi ve Atanmalarına İlişkinYönetmeliğin18.maddesine uyanların atama iptallerinin hukuka aykırı olduğuna karar verdi.


Eğitim-İş, 2005/73 sayılı genelge kapsamında atanan ve Milli Eğitim Bakanlığı Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçimi ve Atanmalarına İlişkinYönetmeliğin18.maddesine uyan öğretmenlerin atama iptallerinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yargı yoluna gitti. 10. İdare Mahkemesi'nin gerekçeli kararında 01 Ocak 2000 tarihinde yürürlüğe giren ve 20 Ekim 2006 tarihine kadar yürürlükte bulunan “Millî Eğitim Bakanlığı Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçimi ve Atamalarına İlişkin Yönetmeliğin” 2. maddesinde, “Hollandaca, Japonca, İspanyolca, İtalyanca Öğretmenleri ile meslekî ve teknik öğretim kurumlarının endüstriyel teorik ve endüstriyel uygulama öğretmenleri hariç. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her türdeki resmî Anadolu liselerinde görev alacak öğretmenleri” kapsayacağının belirtildiğine dikkat çekildi. Kararda, “Yeniden Atama” başlıklı 18. maddesinde; 'Kapsama dahil okulların öğretmenliğine atananlardan; daha sonra çeşitli nedenlere bağlı olarak 3 yıl ve daha az süreyle öğretmenlik mesleğinden ayrı kalanlar ile kapsam dışındaki okullarda 5 yıl ve daha az süreyle görev yapanlar, kapsama dahil okullara atanmak istemeleri hâlinde, bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyor olmaları koşuluyla, aynı türdeki okullara yeniden atanabilirler' hükmüne, geçici 1. maddesinde de 'Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte kapsama dahil okullarda kadrolu öğretmen olarak görev yapmakta olanlar, durumlarının bu Yönetmelik ile belirlenen usul ve esaslara uygun olup olmadığına bakılmaksızın görevlerine devam ederler. Daha önce kapsama dahil okullarda görev yapmakta iken herhangi bir nedenle bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce görevlerinden ayrılmış olanlardan, kapsama dahil okullara yeniden atanmak isteyenler hakkında bu Yönetmelik hükümlerine göre işlem yapılır' düzenlemesine yer verilmiştir denildi.

-“TELAFİSİ GÜÇ ZARARLARA NEDEN OLABİLİR”-

Gerekçeli kararda, söz konusu hükümlerden esas itibari ile Anadolu liselerine seçme sınavı ile atama yapılacağı, ancak daha önce Anadolu statülü okullarda görev yapıp çeşitli nedenlerle kapsam dışı okullara geçiş yapan öğretmenler için belirli koşullarda sınav şartının aranmayacağının anlaşıldığı belirtilerek, “Açıkça hukuka aykırı olan ve uygulanması halinde giderilmesi güç veya imkansız zararlara sebebiyet vereceği anlaşılan dava konusu işlemin 2577 sayılı Kanunun 4001 sayılı Kanunla değişik 27. maddesi hükmü uyarınca teminat aranmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına” karar verildiği açıklandı.