İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumlarında Parasız Yatılılık, Burs ve Sosyal Yardımlar Yönetmeliği bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlülüğe girdi.
Yönetmeliğe göre, doğal afet ve savaş gibi olağanüstü durumlar nedeniyle korunmaya muhtaç duruma düşen ailelerin çocukları ile öğretmen olup da görevli bulundukları yerde çocuklarının devam edeceği düzeyde okul bulunmayanların çocuklar parasız yatılı okuyabilecekler.
İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumlarında Parasız Yatılılık, Burs ve Sosyal Yardımlar Yönetmeliği ile burs alabilecek ve parasız yatılı okuyabilecek öğrencilerin belirlenmesine açıklık getirildi.
Söz konusu yönetmeliğe göre, burs ve parasız yatılıda tespit edilen kontenjanlar, Bakanlıkça belirlenecek tarihte Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünce elektronik ortamda duyurulacak. Yönetmeliğe göre her yıl tespit edilen parasız yatılılık veya bursluluk kontenjanların yüzde 10'u Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamına giren öğrencilere ayrılacak. Ailesinin oturduğu yerleşim biriminde ilköğretim okulu bulunmayan öğrencilere kontenjanların yüzde 5'i, çalışan, emekli olan veya vefat eden öğretmen çocuklarına yüzde 15'i, diğer öğrencilere ise yüzde 70'i ayrılacak.
-AÇIK KONTENJANLAR MAHALLİ SINAVLA KAPATILACAK-
Yönetmeliğe göre merkezi sistemle yapılan yerleştirme sonucunda açık kalan kontenjanlara mahalli sınavla öğrenci yerleştirilebilecek. Mahalli sınavla ilgili her türlü iş ve işlemler, okulların eğitim-öğretime başladığı tarihten itibaren en geç Ekim ayının sonuna kadar tamamlanacak şekilde hazırlanacak bir takvim çerçevesinde il veya ilçe yatılılık ve bursluluk komisyonunca yürütülecek.
-CEZA ALANA BURS YOK-
Burs ve parasız yatılı sınavlarına girebilmek için ortaöğretim kurumlarında, sınavın yapıldığı ders yılında okuldan tasdikname ile uzaklaştırma veya daha ağır bir ceza almamış olması gerekiyor. Ayrıca burs alabilmek için ailenin bir önceki mali yıla ait yıllık gelir toplamından fert başına düşen net miktarın, Milli Eğitim Bakanlığı okul pansiyon ücretinden üç katını geçmemesi gerekiyor.
Burs almaya hak kazanmasına karşın ilköğretim okullarında bir defadan fazla sınıf tekrarına kalan, ortaöğretimde ise öğrenim hakkını kullanmış olan kişilerin bursları kesilecek. Ortaöğretim kurumlarından mezun olan veya son sınıfta beklemeli duruma düşen, taksirli suçlar ile kabahat nevinden olanlar dışında, işlediği suçtan dolayı hükümlü bulunan ve örgün eğitim dışına çıkarılma cezası almış olan öğrencilerin de bursları iptal edilecek.
-BAŞBAKAN'IN İZNİ İLE GELEN ÖĞRENCİ PARASIZ YATILI KALACAK-
Özel hallerde parasız yatılı kalabilecek öğrencilerin de belirtildiği yönetmeliğe göre doğal afet ve savaş gibi olağanüstü durumlar nedeniyle korunmaya muhtaç duruma düşen ailelerin çocukları ile öğretmen olup da görevli bulundukları yerde çocuklarının devam edeceği düzeyde okul bulunmayanların çocukları parasız yatılı kalabilecek. Ayrıca Başbakanlığın izniyle Türkiye'de okutulmak üzere getirilen yabancı uyruklu öğrenciler ile Bakanlıkça belirlenecek kontenjan miktarı kadar öğrenci sınavsız olarak parasız yatılılığa yerleştirilebilecek.
10 Temmuz 2008 Perşembe
Parasız Yatılıda Sosyal Yardımlar...
Okullar E-MEB'e Ayak Uyduramadı...
Milli Eğitim Bakanlığı, e-dönüşüm ve MEB İnternet Erişim Projesi kapsamında Bakanlık uygulamalarını internet ortamına aktarırken, okulların yarısının web sayfasının olmaması e-dönüşüme sekte vurdu.
Milli Eğitim Bakanlığı, e-dönüşüm ve MEB İnternet Erişim Projesi kapsamında Bakanlık uygulamalarını internet ortamına aktarırken, okulların yarısının web sayfasının olmaması e-dönüşüme sekte vurdu.
Milli Eğitim Bakanlığı e-devlete geçişi sağlamak amacıyla başlattığı e-dönüşüm kapsamında e-karne, e-taşınır mal, e-burs, e-yurt, e-okul gibi onlarca projeyi hayata geçirirken, okulların gelişime ayak uyduramaması nedeniyle harekete geçti. MEB Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik imzası ile valiliklere gönderilen 08/9640 sayılı 20 Haziran 2008 tarihli genelgede, MEB İnternet Erişimi Projesi kapsamında ilköğretim öğrencilerinin yüzde 93'ünün, ortaöğretim öğrencilerinin ise yüzde 99'unun internet erişimine kavuşturulduğu belirtildi.
-OKULLARIN YARISINDA WEB ADRESİ YOK-
Çelik, “Ancak, internet erişimi, Bilişim Teknolojisi sınıf ve imkânlarının etkin kullanımı için çok yoğun yüz yüze ve uzaktan eğitim faaliyetleri yürütülmesine rağmen, kısmi sorunlar yaşanabilmektedir. Örneğin, tüm okul ve kurumlarımızın web sayfası oluşturması için 'web barındırma hizmeti ve alanı' verilmekte iken, okul ve kurumlarımızın yaklaşık yarısının '.meb' uzantılı bu hizmetten yararlanmıyor olması, kabul edilebilir görülmemektedir” açıklamasında bulundu. Çelik, e-dönüşüm uygulamalarına personel ilgisinin ve hassasiyetinin arttırılması için bilişim teknolojileri formatör öğretmenlerinin desteğinin sağlanacağını bildirdi.
MEB Müsteşar Yardımcısı Çelik, ayrıca MEB İnternet Erişimi Projesi kapsamında öğrenci sayısı az olan okulların da internet erişimine kavuşturulması ve internet erişimi olmayan okul ve kurumun kalmaması için çalışmaların yoğun bir şekilde sürdürüldüğünü açıkladı.
9 Temmuz 2008 Çarşamba
'Çingene'ler Yeni Karşılığını Buldu...
Milli Eğitim Bakanlığı ve Türk Dil Kurumu, sözlüklerde ‘çingeneler’ kelimesinin anlam karşılığı, Çingenelerin isteği ile değiştirildi
Milli Eğitim Bakanlığı ve Türk Dil Kurumu, sözlüklerde 'çingeneler' kelimesinin anlam karşılığı olarak gösterilen “cimri, hasis” gibi ifadeleri çıkartarak yerine “göz alıcı, lezzetli” ifadelerini koyarken, söz konusu değişikliği okullarda bulunan eski sözlükler üzerinde de yapma kararı aldı.
Milli Eğitim Bakanlığı, sözlüklerde 'çingene' cümlesinin karşılığı içerisinde yer alan cimri, hasis gibi ifadeleri eski sözlüklerden de çıkarmak için çalışma başlattı. Bakanlık, tüm valiliklerin, okullarda bulunan sözlüklerde gerekli değişikliği yapmasını istedi.
Çingenelerin isteği doğrultusunda Türk Dil Kurumu, 22 Aralık 2003 tarihinde 'Güncel Türkçe Sözlük Çalışma Grubu'nu toplayarak, “çingene” ifadesinin anlam karşılıklarını değiştirme kararı aldı. Söz konusu karar neticesinde “göz alıcı, çiğ pembe renk” anlamına gelen 'çingene pembesi'nin anlam karşılığı “göz alıcı pembe” olarak değiştirildi. “Palamut balığının yavrusu” olan 'çingene palamudu'nun anlam karşılığı ise “palamut balığının eti lezzetli olan küçüğü” oldu. Çingeneleşme, çingeneleşmek, çingenelik gibi sözcüklerin karşılığı olarak eski sözlüklerin karşılığında yer alan 'cimri, hasis' gibi cümleler ise çıkarılarak yerine “çingene gibi olmak”, Çingene gibi davranmak”, “çingeneleşmek işi” olarak değiştirildi.
-BAKANLIK, 4 YIL SONRA GÜNCELLEŞTİRME KARARI ALDI-
Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda eski sözlüklerin yer alması ve ilköğretim ve ortaöğretimde bulunan çocukların çingeneler hakkında 'yanlış' bilgi edinmesini engellemek amacıyla değişiklikten '4 yıl sonra', 2004 yılı öncesinde basılan sözlüklerde güncelleştirmelerin yapılması kararı aldı. Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkan Vekili Muammer Yıldız imzası ile valiliklere gönderilen 04 Temmuz 2008 tarihli ve 005173 sayılı genelgede, valiliklerin her kademedeki okullarda bulunan sözlüklerde gerekli güncelleştirmeler yapmaları istendi.
-AVRUPA'NIN EN BÜYÜK AZINLIK GRUBU-
Çingeneler Avrupa'da 15 milyon olarak tahmin edilen nüfuslarıyla en büyük azınlık grubu. Kökleri Hindistan'a dayanan Çingeneler göç ettikleri Avrupa'da hep dışlanmalarına rağmen ayakta kalmayı başardılar. Ama şu anda Avrupa'da en düşük eğitim, en yüksek işsizlik seviyesine sahip, en fakir ve en marjinal azınlığı oluşturuyorlar. Türkiye'deki Çingene nüfusu tam bilinmiyor. Çingenelerin arasında 2, hatta 5 milyon gibi rakamlar dolaşıyor.
Okullarda 'VSAT' Dönemi...
Milli Eğitimi Bakanlığı, Türksat Uydu AŞ ile birlikte yürütülen “Uydu Üzerinden İnternet Erişimi Sistem Merkezi”nin kurulumunun bitmek üzere olduğunu bildirdi.
Milli Eğitimi Bakanlığı, Türksat Uydu AŞ ile birlikte yürütülen “Uydu Üzerinden İnternet Erişimi Sistem Merkezi”nin kurulumunun bitmek üzere olduğunu bildirerek, bu çerçevede uydu üzerinden internete bağlanma hizmeti götürülecek okullara 'VSAT' sistemlerinin de kurulduğunu açıkladı.
MEB Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik imzası ile valiliklere gönderilen “e-Dönüşüm Uygulamaları ve MEB İnternet Erişim Projesi” başlıklı genelgede, ADSL internet erişim hizmeti götürülemeyecek olar okullar için uydu üzerinden internet erişimi sağlanması konusundaki çalışmaların bitmek üzere olduğu bildirildi.
Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı ve Türksat Uydu AŞ ile birlikte yürütülen 'Uydu Üzerinden İnternet Erişimi Sistem Merkezi'nin (HUB Merkezi) kurulumunun bitmek üzere olduğunu bildirerek, bu çerçevede uydu üzerinden internete bağlanma hizmeti götürülecek okullara, 'VSAT' uydu internet erişimi sistemlerinin kurulumunun bitirilmek üzere olduğunu açıkladı.
-ADSL KURULABİLECEK YERLERE VDSL BAĞLANMAYACAK-
Bakanlık Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Ankara Gölbaşı Tesislerindeki HUB merkezinin kurulumunun bitirilmesi ile ADSL hizmeti görülemeyecek olan okulların uydu aracılığıyla internete bağlanabileceğini kaydeden Çelik, uydu üzerinden internet erişiminin ise ADSL internet erişimine göre yüksek maliyette olduğuna dikkat çekti. Çelik, Türk Telekomünikasyon A.Ş. bölge müdürlükleri ile valiliklerin ortak çalışarak ADSL götürülebilecek yerlere VDSL bağlanmamasını istedi.
Çelik, söz konusu çalışmaların, internet bağlantısı bulunmayan okul kalmaması amacıyla yapıldığını kaydetti
8 Temmuz 2008 Salı
İlkokula Hazırlık Kursu Bedava...
Türkiye’de ilk kez ve sadece 2023 Tercüman Koleji’nde uygulanan ‘okul olgunluğu programı’ ile çocuklar ilköğretime hazırlanıyor.
2023 Tercüman Koleji'nde, ilköğretim çağına gelen çocukların bedensel, duygusal ve zihinsel olarak okul olgunluğunu belirleyerek, Oluşturmacılık Yaklaşımı'nın beklediği öğrenci modelini yetiştirmek amacıyla üç haftalık ilköğretime hazırlık programı başladı. 2023 Tercüman Koleji akademik danışmanı Doç. Dr. Canan Savran ve rehberlik servisi tarafından hazırlanan eğitim programı, ilköğretim çağına başlayacak çocukların bilgiyi almaya hazır hale gelmesini amaçlıyor. Kurs için kayıtlar temmuz ayı boyunca devam edecek. İlköğretime hazırlık kursu ücretsiz olarak verilecek. lgilinen veliler, 2023 Tercüman Koleji Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nden 0212 483 03 00 detaylı bilgi alabilirler.
Özel okullların Ucuzlama Yolu Vergilerde...
Özel okulların günümüzde çok geliştiğini ifade eden Öztürk, “Özel okullarda eğitimin yanı sıra, öğrenciler kültürel, bilimsel ve sportif açıdan da çok donanımlı yetişiyor”
Bilfen Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fatih Öztürk, devletin özel okulları ticarethane gibi gördüğünü belirterek, “Özel okulların önü açılmadığı sürece kalabalık sınıflar sorunu ortadan kalkmaz” dedi. Özellikle İstanbul gibi büyük kentlere göç yaşandığını da ifade eden Öztürk, “İstanbul Valisi Muammer Güler diyor ki, 'biz her sene 1500 ilave derslik yapmalıyız ki, sınıflardaki öğrenci sayısı sabit kalsın.' Demek 1501 ilave derslik yapmadığımız sürece bu sorunu aşamayacağız” şeklinde konuştu.
Eğitim öğretimde yaşanan bu sorunun ancak özel okulları teşvik ederek çözmenin mümkün olabileceğini ifade eden Öztürk, özel okulların biraz daha teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Özel okulların devletin sırtından yük aldığını da belirten Fatih Öztürk, vergilerin sıfırlanması halinde özel okullara daha çok öğrenci gideceğini söyledi. Bilfen Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fatih Öztürk şöyle konuştu:
ÜCRETLER DÜŞER
“Vergiler kalksa, otomatik olarak fiyatlar yüzde 35, yüzde 40 düşer. Yüzde 35, yüzde 40 düşmesi demek özel okullardaki öğrenci payının yüzde 1.9'dan, otomatik olarak yüzde 10'lar üzerine çıkması demek. İstanbul pahalı bir kent, ama Anadolu'da özel okul fiyatları şu anda hala 4 ila 5 bin YTL civarında. Fiyatları yüzde 40 düşürürseniz, bu okullar en fazla 3 bin YTL seviyesine iner. Düşük gelirli aileler bile çocuklarını özel okullara gönderebilirler.”
ÖZEL OKULLAR DEĞİŞTİ
Bundan 15-20 sene önce özel okulların devlet okullarından pek farklı olmadığını da ileri süren Fatih Öztürk, “Eskiden okulların kapladığı alanın yüzde 80-85'ini sınıflar oluştururdu. Özel okullar da aşağı yukarı böyleydi. Şimdi öyle değil. Mesela Özel Çamlıca Bilfen İlköğretim Okulu, 22 bin mektrekarelik bir alanı kaplıyor. Bu okulumuzda sınıfların kapladığı alan yüzde 8 civarında. Gerisi sosyal, sanatsal, bilimsel ve sportif alanlara ayrılmış durumda” dedi
Kaynak:Mynet
Işık Kirliliğinin Etkileri...
TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi (TUG) Başuzmanı Dr. Tuncay Özışık, ışık kirliliğinin zararlarını anlattı.
TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi (TUG) Başuzmanı Dr. Tuncay Özışık, ışık kirliliğinin zararlarına işaret ederek, ''Çocuklar ve gençler, astronominin doğal laboratuvarı olan geceleri, gökyüzünün nasıl bir şey olduğunu bilmiyor'' dedi.
Özışık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ışık kirliliğinin, ''yanlış yerde, yanlış zamanda, yanlış miktarda ve yanlış yönde ışık kullanılması olduğunu'' belirterek, bunun en büyük nedeninin, alışılmış ışıklandırma yöntemlerinin hem çevresel hem de ekonomik zararlarının bilinmemesi olduğunu vurguladı.
Işık kirliliği kaynaklarını, ''yol, cadde ve sokak aydınlatmaları, park, bahçe ve spor alanları aydınlatmaları, turistik tesislerin ve binaların dış cephe aydınlatmaları, reklam panoları, güvenlik amaçlı aydınlatmalar ve evlerden taşan ışıklar'' şeklinde sıralayan Özışık, ''Işık üretilirken kömür, petrol ve su gibi doğal kaynaklar kullanıldığı için, boşa giden ışık doğal kaynakları da boşa harcamak demektir'' diye konuştu.
Tuncay Özışık, kötü aydınlatmanın doğal hayata da olumsuz yansımalarının olduğunu dile getirerek, "Gece, gökyüzünü ve karanlığını kullanarak yaşamlarını düzenleyen birçok canlı, yeterince karanlık bir gökyüzü bulamamaktadır" dedi.
Özışık, ışık kirliliğinin insan sağlına da olumsuz etkileri olduğunu vurgulayarak, insan gözünün çok parlak ve çok zayıf ışık kaynaklarına ve karanlığa hızlı bir şekilde adapte olabildiğini söyledi.
Ancak son zamanlarda şehirlerde, iş ve eğlence yerlerindeki aşırı ışık kullanımının, gözün bu yeteneğinde azalmaya sebep olduğunu belirten Özışık, ''Fazla ışıklı ortamlarda özellikle insan gözünün görme yeteneğinde azalma olduğu biliniyor'' dedi.
Işık kirliliğinin son yıllarda Türkiye'nin yanı sıra tüm dünya için önemli bir problem olduğunu ifade eden Özışık, ''doğru armatür kullanımı, ışıklandırmanın doğru yönde yapılması, klasik ampuller yerine ekonomik gaz esaslı lambaların tercih edilmesi, aydınlatılması gereken yerlerin aydınlatılması, evde gerektiği zaman ışık yakılması gibi önlemlerle'', elektrik enerjisinden en az yüzde 30 oranında tasarruf sağlanabileceğini kaydetti.
Kaynak:Mynet