18 Haziran 2008 Çarşamba

Dersleri Zayıf Öğrenci Kendini Vurdu...

Ordu'da bir lise öğrencisi, dersleri zayıf olduğu gerekçesiyle kendini tabanca ile vurarak yaşamına son verdi.

Endüstri Meslek Lisesi 1. sınıf öğrencisi Naim A. (15) kendini tabanca ile vurarak yaşamına son verdi. Edinilen bilgilere göre, Akçatepe köyünde dersleri zayıf olduğu için Naim A. tabanca ile kendisini vurdu. Hemen ambulans ile Ordu Devlet Hastanesi'ne kaldırılmasına rağmen Naim A. hayatını kaybetti.

Ailesinin tek çocuğu olan öğrencinin hastane önüne gelen annesi Fatma A.ile babası Mustafa A. fenalık geçirdi. Fatma A, "ciğerlerim yanıyor, oğlum nerede?" diye gözyaşı döktü. Mustafa A. ise, "Oğlum okumasan ne olurdu, bak ben okumadım olmadı mı, sen de okumazdın. Baba sen 12 evlat yetiştirdin ben birine bakamadım" diyerek ağladı.

Bu arada öğrencinin yakın arkadaşlarına 'Beni bir daha aramayın hakkınızı da helal edin' diyerek mesaj geçtiği belirtildi. Öğrenim gördüğü okulda 4 zayıfı bulunan Naim A.'nın sınıfta kalmadığı bir dersten imtihana girip vermesi durumunda diğer derslerini veremese dahi o derslerinden sorumlu olarak bir üst sınıfa geçebileceği öğrenildi. Bu arada olayla ilgili soruşturmaya devam ediliyor.

17 Haziran 2008 Salı

MESLEK EDİNDİRME KURSLARINA KAYITLAR SÜRÜYOR...

Mersin'in Akdeniz Belediyesi Meslek Edindirme Kurslarına Kayıtların 20 Haziran'a Kadar Sürdüğü Bildirildi.



Mersin'in Akdeniz Belediyesi meslek edindirme kurslarına kayıtların 20 Haziran'a kadar sürdüğü bildirildi.
Yaz ayları boyunca bağlama, gitar, keman, İngilizce, el nakışı, satranç ve hazır gereçlerle süsleme ve benzeri beceri kurslarına katılmak isteyenlerin kayıtlarını 20 Haziran kadar yaptırabileceğini belirten Belediye Başkanı Kenan Yücesoy, uyguladıkları 'Altın Bilezik Projesi' ile bugüne kadar 7 bin 500 kişiye eğitim verdiklerini söyledi.


Kenan Yücesoy, "Milli Eğitim ve halk eğitim merkezi müdürlükleri ile birlikte uyguladığımız proje ile binlerce vatandaşımız mefruşat, makine nakışı, kurdele nakışı, yemek, kuaförlük, ahşap yakma, biçki dikiş konularında eğitildi. Üreten bireyler haline gelmelerinin yanı sıra İngilizce, Almanca, edebiyat, diksiyon, yoga, gitar, bağlama, keman, anne ve çocuk eğitimi, takı, resim, tiyatro, satranç, okuma yazma gibi beceri kurslarıyla kendilerini geliştirdiler." dedi.

'Önce KPSS Rantını Kaldırın'

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, dershanelerin kaldırılması sinyali veren Başbakan Erdoğan’a öncelikle KPSS'nin kaldırılması önerisinde bulundu

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Başbakan Erdoğan'ın dershane sisteminin ortadan kaldırılmasıyla ilgili sözlerinin gerçekçi olmadığını ifade ederek, “Sayın Başbakan, madem dershane sistemini ortadan kaldırmak istiyor, o halde buna ilk olarak KPSS ile başlamalıdır. Zira KPSS nedeniyle dershanelere akın edenlerin sayısı hayli yüksektir. KPSS büyük bir rant kapısı haline gelmiştir” dedi.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Koncuk yaptığı yazılı açıklamada, her yıl milyonlarca öğrencinin eğitim hayatında bir adım daha ileri gidebilmek ve başarılı olabilmek amacıyla çeşitli sınavlarda rakipleriyle yarıştığını kaydetti. Sınavlara giren öğrenci sayının bir hayli fazla, kontenjanların ise oldukça az olmasının rekabeti kızıştırdığını ifade eden Koncuk, “Bu nedenle aileler başarıyı yakalayabilmek adına çocuklarını dershanelere göndermekte ve her yıl dershanelere oluk oluk para akıtmaktadır. Günümüzde dershaneler büyük bir rant kapısı haline gelmiştir. Bu tablo ne yazık ki Türkiye'nin değişmez bir gerçeğidir. Ülkemizde eğitim-öğretimin sağlıklı, verimli, kaliteli yapılamadığının bir göstergesi olan dershane sistemi, yerini oldukça sağlamlaştırmıştır” dedi.

-İSTANBUL 641 DERSHANE İLE REKOR KIRIYOR, EN AZ DERSHANE ARDAHAN'DA BULUNUYOR

Koncuk, Türkiye'de 1975-1976 yılında dershane sayısı 157, öğrenci sayısı 45 bin 582 iken 2007 yılında dershane sayısının 3 bin 897'ye ulaştığını, öğrenci sayısının ise bir milyonun üzerinde olduğuna dikkat çekti. Dershane sayısında rekorun 641 dershane ile İstanbul'da olduğunu belirten Koncuk, Ankara'da 510, İzmir'de 191, Adana'da 161, Bursa'da 142, Antalya'da 131, Mersin'de 119 dershane bulunduğunu kaydetti. Koncuk, “Dershane sayısının en az olduğu il ise Ardahan'dır. Ardahan'da sadece 2 dershane vardır. Dershane sayısı Bayburt ve Tunceli'de 3, Kilis'te 4, Gümüşhane'de 5, Bilecik'te 6'dır” dedi.

-"DERSHANE SİSTEMİNİN ORTADAN KALDIRILMASI GERÇEKÇİ DEĞİL"

Başbakan Erdoğan'ın dershane sisteminin ortadan kaldırılması ile ilgili sözlerinin gerçekçi olmadığını ifade eden Koncuk, şunları kaydetti:
“Türkiye'de SBS, ÖSS hatta KPSS gibi çeşitli adlar altında sınavlar yapılırken, eleme sistemi hayatımızın merkezindeyken ve her yıl bu sınavlara giren aday sayısı artarken, 'dershaneleri kapatacağız' demek, mümkün görünmemektedir. Bu bağlamda Başbakan'ın öğrencilerin üniversite hazırlık kursuna gitmesine anlam verememesini hayretle karşılıyoruz. Bu ülkenin gerçeklerini bilen herkes, bu eğitim sisteminin çocukları dershanelere yönlendirdiğini bilir. Bakınız; ÖSS'ye 2005 yılında 1 milyon 730 bin 876 aday sınava girdi, 378 bin 730'u yerleştirildi. 2006 yılında 1 milyon 498 bin 893 aday sınava girdi, 367 bin 690'u yerleştirildi. ÖSS'ye 2007 yılında 1 milyon 641 bin 403 aday sınava girdi, 392 bin 657'isi yerleştirildi. Bu yıl ise ÖSS'ye 1 milyon 530 bin aday girdi, yerleştirilecek aday sayısı ise 400 bin'in biraz üzerinde olabilir. Önümüzdeki yıl bu tablo daha da karanlık olacaktır. Zira liseler önümüzdeki yıl daha fazla mezun vereceği için yarış daha da kızışacak ve üniversite kapısında yığılmalar daha da artacaktır.”

-"KPSS BÜYÜK BİR RANT KAPISI HALİNE GELDİ"

Başbakan Erdoğan'a “dershane sistemi ortadan kaldırılmak isteniyorsa buna öncelikle KPSS ile başlanılması” önerisinde bulunan Koncuk, “Zira KPSS nedeniyle dershanelere akın edenlerin sayısı hayli yüksektir. KPSS büyük bir rant kapısı haline gelmiştir. Dolayısıyla iktidar, ilk olarak KPSS'yi kaldırmalıdır. KPSS kaldırılınca, KPSS için dershanelere de gerek kalmayacaktır” dedi.

Gönül Köprüsü Projesi Kapsamında Batı İllerindeki Öğrenciler Doğuya Gelmeye Başladı

İlköğretim ve liselerde okuyan 100 bin öğrencinin karşılıklı ziyaretlerde bulunacağı 'Gönül Köprüsü' projesi kapsamında batı illerindeki öğrenciler doğuya gelmeye başladı. Antalya'dan gelen 360 öğrencinin bulunduğu ilk kafileyi Diyarbakırlılar şehir girişinde güllerle karşıladı.

81 ildeki öğrencilerin farklı illeri ziyaret etmesini ve kalıcı dostluklar kurulmasını amaçlayan projenin ilk kafilesi, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in de katıldığı törenle Diyarbakır'dan Çanakkale ve Balıkesir'e uğurlanmıştı.

Diyarbakırlı öğrenciler, batı illerini gezip gelmelerinden sonra Antalya'dan gelen akranlarını konuk etmeye başladı. Öğrencileri şehir merkezi girişinde güllerle karşılayarak misafirperverliğini gösteren Diyarbakırlılar, onlara kalacakları YURT-KUR'a bağlı Ziya Gökalp Öğrenci Yurdu'na kadar eşlik etti. Misafir öğrencilere, 5 gün boyunca kalacakları yurtta davul zurna eşliğinde folklor ekibi tarafından ikinci bir karşılama törene yapıldı. Diyarbakırlı eğitimciler öğrencilerle birlikle gelen meslektaşlarına gül verirken, öğrenciler yöresel kıyafetlerle kendilerini karşılayan Diyarbakırlı arkadaşlarıyla bol bol fotoğraf çektirdi.

Konuk kafilenin başkanı Antalya Endüstri Meslek Lisesi Müdürü Hüseyin Kayatepe'ye Diyarbakır Hüseyin Uluğ İlköğretim Okulu Müdürü Mehmet Çelebi gül verdi, 'hoş geldin' dedi. Meslektaşının bu davranışı karşısında duygulandığını anlatan Kayatepe, bu karşılamayı uzun yıllar unutamayacaklarını söyledi.

Kayatepe, "Buranın güzelliklerini, insanların sevgisini saygısını ayak bastığımız andan itibaren gördük, bizden sonra gelecek arkadaşlar yine aynı şekilde buranın güzelliklerini yaşayacak." diye konuştu.

Diyarbakır Milli Eğitim Müdürü Zülfü Toman ise "Size yüreğimizi açtık, siz de davete icabet ettiniz. İnşallah kültür kenti Diyarbakır'da hoşça vakit geçirirsiniz." dedi.

Öğrenciler ve aileler arasında kalıcı dostluklar kurmayı hedefleyen Gönül Köprüsü projesi şehirler hakkında oluşan ön yargıları da kırıyor.

Doğuya gelen ilk kafilede bulunan Antalya Endüstri Meslek Lisesi Öğrencisi Özlem Tutar, Diyarbakırlıların nezaketini görünce utandığını söyledi.

Tutar, "Gerçekten çok şaşırdım. Çok önyargılıydım. Televizyonlarda öyle anlatılıyor. Çevremden bana 'Diyarbakır'a mı gidiyorsun, ne işin var orada, sizi yiyecekler' diyenler de oldu. Bu sözleri duyunca korktuk. Ama merak edip geldik. İnsanları olsun şehir olsun çok güzel. Bizi karşılamaları bize gül vermelerini karşısında utandım. Keşke imkan olsa da bütün Antalya gelip burayı görse." şeklinde konuştu.

Diyarbakır'ın bu kadar güzel, insanlarının bu kadar cana yakın olduğunu beklemediğini anlatan konuk öğrencilerden Fatma Kılıç ise "Gelmemiz güzel oldu. Şunu söyleyebilirim: Batının Antalya'sı varsa doğunun Diyarbakır'ı var. Buraya gelmeden önce "çöl gibi bir yerdir" diye düşünüyordum. İnsanları çok cana yakın. Demek ki bugüne kadar yanılmışım" ifadelerini kullandı.

ÖĞRENCİLERE GÖNÜLLÜ EĞİTİMCİLER MİHMANDAR OLUYOR

Öğrenciler 5 gün boyunca Diyarbakır'da kalacak. İlk 3 gün Diyarbakır'ın tarihi ve kültürel yerleri ile ilçeleri gezecek olan öğrenciler son iki gün ise mihmandar ailelere teslim edilecek. Diyarbakır Eğitimciler Derneği Başkanı Şeymus Tekin, öğrencilere dernek üyesi öğretmenlerin mihmandar olacağını söyledi.

Tekin, "Bu sayede öğrencilerin Diyarbakır'da da bir öğretmenleri olacak. Gezinin son 2 gününde öğretmenlerimiz öğrencileri ağırlamak için büyük gayret gösteriyor." sözlerini kaydetti. Gönül Köprüsü Projesi Koordinatörü Şahin Demirkol ise öğrencileri evinde ağırlamak isteyen Diyarbakırlıların birbirleriyle yarıştığını ifade etti.

Demirkol, "360 öğrenci geldi ama binden fazla kişi mihmandar olmak için başvurdu. İlk müracaat sırasına göre öğrencileri teslim ediyoruz." diye konuştu.

16 Haziran 2008 Pazartesi

Bilgi Vermek İçin Film İzletmiş...

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde, “dini içerikli film” izleten öğretmenler hakkında incelemenin sürdüğünü bildirdi.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde, “dini içerikli film” izleten öğretmenler hakkında incelemenin sürdüğünü bildirdi. Din dersinin sadece bilgi vermek amaçlı olduğunu belirten Bakan Çelik, ders programında öğrencileri yönlendirmeye ve uygulamaya yönelik herhangi bir hususa yer verilmediğini ve dersin bilgilendirme şeklinde işlenmesiyle ilgili olarak öğretmenlere gerekli uyarılarda bulunulduğunu kaydetti.
Bakan Çelik, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Onur Öymen'in, konuyla ilgili soru önergesini yanıtladı.
Çelik, soru önergesine verdiği yanıtta, Bakanlıkça yapılan tüm işlemlerde başta Anayasa olmak üzere kanunlara uygunluk konusunda gerekli hassasiyeti gösterdiklerini savundu. Bakanlık personelinden, görev ve sorumluluklarıyla bağdaşmayan fiillerde bulunan veya bulunduğuna dair duyum alınanlar hakkında yapılan inceleme sonucunda getirilen teklifler doğrultusunda, yasaların gereğini yerine getirdiklerini ifade eden Çelik, “Bu durum bütün öğretmen ve yöneticilerimizce de bilinmektedir” dedi.
Bazı öğretmenlerin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde, “dini içerikli film” izlettiğine ilişkin iddiaların basın organlarında da yer aldığını hatırlatan Hüseyin Çelik, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin öğretiminin sadece “bilgi vermek” amaçlı olduğuna dikkat çekti. Bu dersin pedagojik esaslar çerçevesinde verilmesi gerektiği program genelinde ısrarla vurgulandığını anlatan Bakan Çelik, “Ayrıca programda öğrencileri yönlendirmeye ve uygulamaya yönelik herhangi bir hususa yer verilmemiş, dersin bilgilendirmeye şeklinde işlenmesi ile ilgili 'Programın Uygulanmasına İlişkin İlke ve Açıklamalar' bölümünde öğretmenlere gerekli uyarılarda bulunulmuştur” dedi.
Öğretmenlerle ilgili görevli oldukları ilin valiliklerince gerekli incelemelerin başlatıldığını ifade eden Çelik, “Gaziantep ve Konya valiliklerinden alınan konuya ilişkin bilgilerden başlatılan inceleme-soruşturmanın henüz sonuçlanmadığı anlaşılmakta olup sonuçlandığında getirilecek teklifler doğrultusunda yasaların gereği yerine getirilecektir” dedi.

Bu Meslekler Seçilir!...

ÖSS maratonu bitti. Şimdi öğrencileri daha da kritik bir süreç bekliyor. Öğrencilere geleceğin mesleklerini tanıtıyoruz...

BİLİŞİM VE ENERJİ

Telekom sektörü gibi bilişim sistemleri sektörü de büyüme gösterecek sektörlerin başında geliyor. Bilişim sistemleri ve teknoloji sektörü aynı zamanda uluslararası alanda iş yapma kolu haline dönüşme şansını barındırıyor. Yapacakları işlerin başında, yazılım ihracatı geliyor. Yine enerji sektörünün hem dünyada hem de Türkiye'de katlanarak büyümesi bekleniyor. Büyüme ve refahı belirleyecek sektör olarak enerji sektörü birinci planda önem kazanıyor. Enerji konusunda tüm dünya çok ciddi bir yapısal değişim yaşıyor. Türkiye de bu gelişmelerden nasibini alacak ülkelerin başında geliyor. Birçok firma öncelikli yatırım alanı olarak enerji sektörünü görüyor.

PERAKENDE VE LOJİSTİK

Hızla büyümesi beklenen ve Türkiye'de yabancı şirketlerin pazara girişiyle ilk işaretlerini veren perakende sektörünü hareketli günler bekliyor. Sektörde şimdiden birçok şirket birleşmesi ve satın alma yaşandı. Perakendedeki hareketlilik yeni açılacak alışveriş merkezleri ile daha da büyük bir boyut kazanacak. Sektördeki büyük oyuncuların yanı sıra küçük oyuncuların da harekete geçmesi bekleniyor. Perakende sektöründe yetişmiş insan sayısı çok az olduğu için ciddi transferler olacak. Yine hızlı büyüyen ve eleman açığının olacağı sektörlerin başında taşımacılık sektörü geliyor.

ÇEVRE VE GÜVENLİK

Çevre düzenlemesi ve evrensel atıkların yok edilmesi konusu da dünya çapında yeni iş alanları yaratacak gibi görünüyor. Yine dünya genelinde çok önemli bir noktaya ulaşacak olan güvenlik sektörü yeni iş olanaklarına kapılarını açacak.

FİNANS VE HİZMET SEKTÖRÜ

Bankalar bireysel yatırım hizmetleri ile büyüme eğilimi içine girecek. Nüfus artıp, istekler değiştikçe, bankalar da konumlarını buna göre belirleyecek. Bunun yanı sıra imalat sanayisinin gelişimi sonucunda ortaya çıkan refah artışı ve yüksek gelir düzeyi hizmet sektörünün önemini bir kat daha artırdı. Hizmet sektörünün bir kolunu oluşturan danışmanlık, kişisel ve kurumsal alanlarda hızlı bir büyüme gösterecek.

GENETİK BİLİMİ

Geleceğin meslekleri arasında genetiğin ilk sırayı alacak alanlardan biri olacağı herkesin ortak görüşü haline geldi. Uzmanlar, insanın gen haritasının çıkarılmasının ekonomide, 1970'lerin bilgisayar teknolojisinin yarattığı devrime benzer bir sonuç doğuracağı ve gelecek yılların genomik (genetik ekonomisi) çağı olacağı görüşünde birleşiyor. Bilim adamlarının bir yer kurdunun DNA haritasını çıkarmaları ve genetik yapısının sırrını çözmeyi başarmalarının ardından 'süper bebek' yetiştirmenin olanak dahilinde olacağı ifade ediliyor.

GIDA MÜHENDİSLİĞİ

Doğal besin kaynaklarının her geçen gün azalması insanları yeni arayışlara yönlendiriyor. İşte gıda bu yüzden geleceğin stratejik ürünlerinden biri haline gelmiş durumda. Nüfusu hızla artan dünyamızda sağlıklı beslenme önemli bir problem olarak insanlığın gündemine oturduğu için gıda ve gıda mühendisliğine de doğal olarak geleceğin mesleği olarak bakılıyor.

BİLİŞİM MÜHENDİSLİĞİ

Bilgi toplumunun vazgeçilmezi bilgisayarlar, artık hayatın her alanına yön veriyor. Eğitimden eğlenceye, üretimden satış ve pazarlamaya kadar her alanda bilgisayar kullanımı artmış durumda. Bu alanlarda tam donanımlı, teknoloji kültürü yüksek, iyi yetişmiş insan kaynağına olan gereksinim de artı.

INTERNET VE WEB TASARIMI

İnternetin hayatımızdaki yeri çok eskiye dayanmıyor. Yaklaşık on beş yıl önce insanlığın hizmetine sunulan internet, yarının dünyasının yapı taşlarından biri olmaya devam ediyor. Pek çok kişi ve iş kolu internetin getirdiği nimetlerden yararlanıyor ve daha fazla yararlanmanın yollarını arıyor. İnternette açılan sitelerin sayısı işyerlerinin sayısını aştı.

ENERJİ MÜHENDİSLİĞİ

Alternatif enerji kaynakları konusunda sürekli bir arayış içinde bulunan bilim dünyasına adım atmak isteyen genç enerji mühendisi adaylarında sistemli çalışma alışkanlığı, yaratıcılık, akademik yetenek gibi özellikler aranıyor.

ULUSLARARASI HUKUK

Yakın gelecekte internet kanalıyla işlenen suçlar yüzünden, görmediğimiz, tanımadığımız, hatta davalı olmamıza rağmen belki görmeyeceğimiz uluslararası muhataplarımız olacağını vurgulayan uzmanlar, uluslararası hukuku iyi bilen hukukçulara ihtiyacın artacağı kanısında.

ULUSLARARASI İLİŞKİLER

Türkiye-Avrupa ilişkilerinin siyasi ve ekonomik boyutu hakkında yakından ilgili insanların bugün olduğu gibi yarın da aranan kişiler olacağına dikkat çeken uzmanlar, AB konularına ilgi duyanların en az iki yabancı dili iyi bilen, genç, dinamik kişiler olması gerektiğini belirtiyor.

BANKACILIK VE FİNANS

Geleceğin ekonomisinin lokomotif sektörleri arasında önemli bir yeri bankacılık ve finans alıyor. Bu kuruluşlarda çok sayıda nitelikli elemana ihtiyaç olacak.

SİNEMA

Görüntü diliyle yapılan bu anlatı sanatı, geçtiğimiz yüzyılın en etkili iletişim araçlarından biri olduğu gibi, bu yüzyılın da en etkili iletişim araçlarından biri olacak; çünkü uzmanlara göre sinema, bir sanat olmanın yanı sıra, aynı zamanda geri dönüşümü oldukça kârlı önemli bir ekonomik faaliyet ve propaganda aracı.

ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ

Bu mühendislik alanı, ürün ve hizmetlerin tasarımı, üretim ve dağıtımı için gerekli olan insan, bilgi, araç malzeme gibi kaynakları en verimli biçimde kullanan, sistemleri tasarlayan ve uygulayan mühendislik. Ürün geliştirme, ürün tasarım zinciri, proje yönetimi, deney tasarımı, model geliştirme, bilgisayar destekli tasarım ve imalat, Verimlilik mühendisliği gibi birçok alanda endüstri mühendisliğine artan oranlarda ihtiyaç duyuluyor.

YAPI SEKTÖRÜ

Dünyanın yakın gelecekte akıllı evlerle tanışacağını, akıllı evlerde denetim ve alarm sistemleri bulunacağını, insanların internet destekli cep telefonlarıyla bu sistemleri uzaktan izleyeceklerini söyleyen uzmanlar, Türkiye'de 2015 yılına kadar 70-75 bin evin 'akıllı ev' statüsüne girmesini bekliyor.

STRATEJİK PLANLAMA

Firmaların işletme adımları atmada ihtiyaç duydukları bir alan. Dünyada neredeyse en yüksek ücretleri bu alanlarda uzman kişiler kazanıyor.

SAĞLIKLI BESLENME VE DİYETİSYENLİK

Dünyada aşırı kilolu insanın çokluğu göz önüne alındığında, bu alanda uzman kişilere duyulacak ihtiyacın giderek artacağı bir gerçek.

WEB GÜVENLİK UZMANLIĞI

Web güvenlik uzmanları güvenlik sistemlerini kontrol edip aksayan yanları bulmaya ve bunlar için çözüm üretmeye çalışıyorlar.

UZAY VE HAVACILIK

GeleceĞİn meslekleri arasında önemli bir yer tutacağı düşünülen uzay ve havacılık konularına ilgi duyanların, havada seyreden her çeşit aracın tasarlanması, inşa edilmesi, uzaya gönderilmesi, astronomiye oldukça meraklı, fizik, kimya, matematik gibi konularda iyi eğitimli olmaları gerekiyor.

MALZEME MÜHENDİSLİĞİ

Alternatİf enerji kaynakları kullanımının artan önemi ile birlikte hammadde ve yarı mamul üründe fiziksel, kimyasal özellikleri güçlendirme çalışmaları yeni iş alanı doğurmuş durumda. Geçmişte bu alanda iş bulmak olanaksızken, bugün üretim, enerji, endüstri kuruluşları için zorunlu oldu.

ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA

DünyanIn artan nüfusu, özellikle de kentlerde yaşanan nüfus artışı planlı şehirleşmeyi gelecekte daha da önemli hale getirecek.

HALKLA İLİŞKİLER

Halkla ilişkiler uzmanının en önemli görevi; temsil ettiği şirketin ve ürünün bilinirliğini artırmaktır. Tanıtım dışında müşteri hizmetleri sunmak da bazı firmalarda halkla ilişkiler uzmanının görevleri arasındadır. Halkla İlişkiler mesleğinin yıldızı her geçen gün parlıyor.

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

KurumlarIn hedefe ulaşmalarında insanın öneminin artması son yıllarda insan kaynakları yöneticiliğinin önemini artırmış durumda. Yöneticiler kurum içinde en tepeden en alt düzeyde çalışanlara kadar çalışma ortamını değerlendiriyor, sektörler arası karşılaştırmaları yapıyor, uluslararası normlar üzerinde çalışıyorlar.

STRATEJİ UZMANLIĞI

İnternet nedeniyle bilginin bollaştığı bir ortamda eldeki bilgileri en iyi şekilde yorumlayan ve ona göre geleceğe projektör tutan strateji uzmanlarına büyük ihtiyaç duyulduğunu belirten uzmanlara göre, iyi bir stratejist olmak için tarih, sosyoloji, psikoloji alanında bilgi sahibi olmanın yanı sıra, teknolojik, askeri, siyasi, etnik ve dini tüm gelişmeleri yakından izlemek gerekiyor.

NATO Onaylı Güvenli Yazılım...

UEKAE geliştirilen kripto özellikli 8 cihaz ve 2 algoritma, NATO Askeri Komitesi tarafından her türlü NATO gizlilik seviyelerinde kullanılabilirlik onayı aldı.

TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsünde (UEKAE) geliştirilen kripto özellikli 8 cihaz ve 2 algoritma, NATO Askeri Komitesi tarafından her türlü NATO gizlilik seviyelerinde kullanılabilirlik onayı aldı. NATO envanterine giren ve UEKAE'nin tamamen milli ve özgün tasarımla geliştirdiği bilgi güvenliği sağlayan ürünler, üye ülkeler arasında güvenli veri aktarımı ve haberleşme olanağı sağlıyor.