Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, dershanelerin kaldırılması sinyali veren Başbakan Erdoğan’a öncelikle KPSS'nin kaldırılması önerisinde bulundu
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Başbakan Erdoğan'ın dershane sisteminin ortadan kaldırılmasıyla ilgili sözlerinin gerçekçi olmadığını ifade ederek, “Sayın Başbakan, madem dershane sistemini ortadan kaldırmak istiyor, o halde buna ilk olarak KPSS ile başlamalıdır. Zira KPSS nedeniyle dershanelere akın edenlerin sayısı hayli yüksektir. KPSS büyük bir rant kapısı haline gelmiştir” dedi.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Koncuk yaptığı yazılı açıklamada, her yıl milyonlarca öğrencinin eğitim hayatında bir adım daha ileri gidebilmek ve başarılı olabilmek amacıyla çeşitli sınavlarda rakipleriyle yarıştığını kaydetti. Sınavlara giren öğrenci sayının bir hayli fazla, kontenjanların ise oldukça az olmasının rekabeti kızıştırdığını ifade eden Koncuk, “Bu nedenle aileler başarıyı yakalayabilmek adına çocuklarını dershanelere göndermekte ve her yıl dershanelere oluk oluk para akıtmaktadır. Günümüzde dershaneler büyük bir rant kapısı haline gelmiştir. Bu tablo ne yazık ki Türkiye'nin değişmez bir gerçeğidir. Ülkemizde eğitim-öğretimin sağlıklı, verimli, kaliteli yapılamadığının bir göstergesi olan dershane sistemi, yerini oldukça sağlamlaştırmıştır” dedi.
-İSTANBUL 641 DERSHANE İLE REKOR KIRIYOR, EN AZ DERSHANE ARDAHAN'DA BULUNUYOR
Koncuk, Türkiye'de 1975-1976 yılında dershane sayısı 157, öğrenci sayısı 45 bin 582 iken 2007 yılında dershane sayısının 3 bin 897'ye ulaştığını, öğrenci sayısının ise bir milyonun üzerinde olduğuna dikkat çekti. Dershane sayısında rekorun 641 dershane ile İstanbul'da olduğunu belirten Koncuk, Ankara'da 510, İzmir'de 191, Adana'da 161, Bursa'da 142, Antalya'da 131, Mersin'de 119 dershane bulunduğunu kaydetti. Koncuk, “Dershane sayısının en az olduğu il ise Ardahan'dır. Ardahan'da sadece 2 dershane vardır. Dershane sayısı Bayburt ve Tunceli'de 3, Kilis'te 4, Gümüşhane'de 5, Bilecik'te 6'dır” dedi.
-"DERSHANE SİSTEMİNİN ORTADAN KALDIRILMASI GERÇEKÇİ DEĞİL"
Başbakan Erdoğan'ın dershane sisteminin ortadan kaldırılması ile ilgili sözlerinin gerçekçi olmadığını ifade eden Koncuk, şunları kaydetti:
“Türkiye'de SBS, ÖSS hatta KPSS gibi çeşitli adlar altında sınavlar yapılırken, eleme sistemi hayatımızın merkezindeyken ve her yıl bu sınavlara giren aday sayısı artarken, 'dershaneleri kapatacağız' demek, mümkün görünmemektedir. Bu bağlamda Başbakan'ın öğrencilerin üniversite hazırlık kursuna gitmesine anlam verememesini hayretle karşılıyoruz. Bu ülkenin gerçeklerini bilen herkes, bu eğitim sisteminin çocukları dershanelere yönlendirdiğini bilir. Bakınız; ÖSS'ye 2005 yılında 1 milyon 730 bin 876 aday sınava girdi, 378 bin 730'u yerleştirildi. 2006 yılında 1 milyon 498 bin 893 aday sınava girdi, 367 bin 690'u yerleştirildi. ÖSS'ye 2007 yılında 1 milyon 641 bin 403 aday sınava girdi, 392 bin 657'isi yerleştirildi. Bu yıl ise ÖSS'ye 1 milyon 530 bin aday girdi, yerleştirilecek aday sayısı ise 400 bin'in biraz üzerinde olabilir. Önümüzdeki yıl bu tablo daha da karanlık olacaktır. Zira liseler önümüzdeki yıl daha fazla mezun vereceği için yarış daha da kızışacak ve üniversite kapısında yığılmalar daha da artacaktır.”
-"KPSS BÜYÜK BİR RANT KAPISI HALİNE GELDİ"
Başbakan Erdoğan'a “dershane sistemi ortadan kaldırılmak isteniyorsa buna öncelikle KPSS ile başlanılması” önerisinde bulunan Koncuk, “Zira KPSS nedeniyle dershanelere akın edenlerin sayısı hayli yüksektir. KPSS büyük bir rant kapısı haline gelmiştir. Dolayısıyla iktidar, ilk olarak KPSS'yi kaldırmalıdır. KPSS kaldırılınca, KPSS için dershanelere de gerek kalmayacaktır” dedi.
17 Haziran 2008 Salı
'Önce KPSS Rantını Kaldırın'
Gönül Köprüsü Projesi Kapsamında Batı İllerindeki Öğrenciler Doğuya Gelmeye Başladı
İlköğretim ve liselerde okuyan 100 bin öğrencinin karşılıklı ziyaretlerde bulunacağı 'Gönül Köprüsü' projesi kapsamında batı illerindeki öğrenciler doğuya gelmeye başladı. Antalya'dan gelen 360 öğrencinin bulunduğu ilk kafileyi Diyarbakırlılar şehir girişinde güllerle karşıladı.
81 ildeki öğrencilerin farklı illeri ziyaret etmesini ve kalıcı dostluklar kurulmasını amaçlayan projenin ilk kafilesi, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in de katıldığı törenle Diyarbakır'dan Çanakkale ve Balıkesir'e uğurlanmıştı.
Diyarbakırlı öğrenciler, batı illerini gezip gelmelerinden sonra Antalya'dan gelen akranlarını konuk etmeye başladı. Öğrencileri şehir merkezi girişinde güllerle karşılayarak misafirperverliğini gösteren Diyarbakırlılar, onlara kalacakları YURT-KUR'a bağlı Ziya Gökalp Öğrenci Yurdu'na kadar eşlik etti. Misafir öğrencilere, 5 gün boyunca kalacakları yurtta davul zurna eşliğinde folklor ekibi tarafından ikinci bir karşılama törene yapıldı. Diyarbakırlı eğitimciler öğrencilerle birlikle gelen meslektaşlarına gül verirken, öğrenciler yöresel kıyafetlerle kendilerini karşılayan Diyarbakırlı arkadaşlarıyla bol bol fotoğraf çektirdi.
Konuk kafilenin başkanı Antalya Endüstri Meslek Lisesi Müdürü Hüseyin Kayatepe'ye Diyarbakır Hüseyin Uluğ İlköğretim Okulu Müdürü Mehmet Çelebi gül verdi, 'hoş geldin' dedi. Meslektaşının bu davranışı karşısında duygulandığını anlatan Kayatepe, bu karşılamayı uzun yıllar unutamayacaklarını söyledi.
Kayatepe, "Buranın güzelliklerini, insanların sevgisini saygısını ayak bastığımız andan itibaren gördük, bizden sonra gelecek arkadaşlar yine aynı şekilde buranın güzelliklerini yaşayacak." diye konuştu.
Diyarbakır Milli Eğitim Müdürü Zülfü Toman ise "Size yüreğimizi açtık, siz de davete icabet ettiniz. İnşallah kültür kenti Diyarbakır'da hoşça vakit geçirirsiniz." dedi.
Öğrenciler ve aileler arasında kalıcı dostluklar kurmayı hedefleyen Gönül Köprüsü projesi şehirler hakkında oluşan ön yargıları da kırıyor.
Doğuya gelen ilk kafilede bulunan Antalya Endüstri Meslek Lisesi Öğrencisi Özlem Tutar, Diyarbakırlıların nezaketini görünce utandığını söyledi.
Tutar, "Gerçekten çok şaşırdım. Çok önyargılıydım. Televizyonlarda öyle anlatılıyor. Çevremden bana 'Diyarbakır'a mı gidiyorsun, ne işin var orada, sizi yiyecekler' diyenler de oldu. Bu sözleri duyunca korktuk. Ama merak edip geldik. İnsanları olsun şehir olsun çok güzel. Bizi karşılamaları bize gül vermelerini karşısında utandım. Keşke imkan olsa da bütün Antalya gelip burayı görse." şeklinde konuştu.
Diyarbakır'ın bu kadar güzel, insanlarının bu kadar cana yakın olduğunu beklemediğini anlatan konuk öğrencilerden Fatma Kılıç ise "Gelmemiz güzel oldu. Şunu söyleyebilirim: Batının Antalya'sı varsa doğunun Diyarbakır'ı var. Buraya gelmeden önce "çöl gibi bir yerdir" diye düşünüyordum. İnsanları çok cana yakın. Demek ki bugüne kadar yanılmışım" ifadelerini kullandı.
ÖĞRENCİLERE GÖNÜLLÜ EĞİTİMCİLER MİHMANDAR OLUYOR
Öğrenciler 5 gün boyunca Diyarbakır'da kalacak. İlk 3 gün Diyarbakır'ın tarihi ve kültürel yerleri ile ilçeleri gezecek olan öğrenciler son iki gün ise mihmandar ailelere teslim edilecek. Diyarbakır Eğitimciler Derneği Başkanı Şeymus Tekin, öğrencilere dernek üyesi öğretmenlerin mihmandar olacağını söyledi.
Tekin, "Bu sayede öğrencilerin Diyarbakır'da da bir öğretmenleri olacak. Gezinin son 2 gününde öğretmenlerimiz öğrencileri ağırlamak için büyük gayret gösteriyor." sözlerini kaydetti. Gönül Köprüsü Projesi Koordinatörü Şahin Demirkol ise öğrencileri evinde ağırlamak isteyen Diyarbakırlıların birbirleriyle yarıştığını ifade etti.
Demirkol, "360 öğrenci geldi ama binden fazla kişi mihmandar olmak için başvurdu. İlk müracaat sırasına göre öğrencileri teslim ediyoruz." diye konuştu.
Gönderen
Eğitim Haber
zaman:
02:23
0
yorum
Etiketler: Gönül Köprüsü
16 Haziran 2008 Pazartesi
Bilgi Vermek İçin Film İzletmiş...
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde, “dini içerikli film” izleten öğretmenler hakkında incelemenin sürdüğünü bildirdi.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde, “dini içerikli film” izleten öğretmenler hakkında incelemenin sürdüğünü bildirdi. Din dersinin sadece bilgi vermek amaçlı olduğunu belirten Bakan Çelik, ders programında öğrencileri yönlendirmeye ve uygulamaya yönelik herhangi bir hususa yer verilmediğini ve dersin bilgilendirme şeklinde işlenmesiyle ilgili olarak öğretmenlere gerekli uyarılarda bulunulduğunu kaydetti.
Bakan Çelik, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Onur Öymen'in, konuyla ilgili soru önergesini yanıtladı.
Çelik, soru önergesine verdiği yanıtta, Bakanlıkça yapılan tüm işlemlerde başta Anayasa olmak üzere kanunlara uygunluk konusunda gerekli hassasiyeti gösterdiklerini savundu. Bakanlık personelinden, görev ve sorumluluklarıyla bağdaşmayan fiillerde bulunan veya bulunduğuna dair duyum alınanlar hakkında yapılan inceleme sonucunda getirilen teklifler doğrultusunda, yasaların gereğini yerine getirdiklerini ifade eden Çelik, “Bu durum bütün öğretmen ve yöneticilerimizce de bilinmektedir” dedi.
Bazı öğretmenlerin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde, “dini içerikli film” izlettiğine ilişkin iddiaların basın organlarında da yer aldığını hatırlatan Hüseyin Çelik, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin öğretiminin sadece “bilgi vermek” amaçlı olduğuna dikkat çekti. Bu dersin pedagojik esaslar çerçevesinde verilmesi gerektiği program genelinde ısrarla vurgulandığını anlatan Bakan Çelik, “Ayrıca programda öğrencileri yönlendirmeye ve uygulamaya yönelik herhangi bir hususa yer verilmemiş, dersin bilgilendirmeye şeklinde işlenmesi ile ilgili 'Programın Uygulanmasına İlişkin İlke ve Açıklamalar' bölümünde öğretmenlere gerekli uyarılarda bulunulmuştur” dedi.
Öğretmenlerle ilgili görevli oldukları ilin valiliklerince gerekli incelemelerin başlatıldığını ifade eden Çelik, “Gaziantep ve Konya valiliklerinden alınan konuya ilişkin bilgilerden başlatılan inceleme-soruşturmanın henüz sonuçlanmadığı anlaşılmakta olup sonuçlandığında getirilecek teklifler doğrultusunda yasaların gereği yerine getirilecektir” dedi.
Bu Meslekler Seçilir!...
ÖSS maratonu bitti. Şimdi öğrencileri daha da kritik bir süreç bekliyor. Öğrencilere geleceğin mesleklerini tanıtıyoruz...
BİLİŞİM VE ENERJİ
Telekom sektörü gibi bilişim sistemleri sektörü de büyüme gösterecek sektörlerin başında geliyor. Bilişim sistemleri ve teknoloji sektörü aynı zamanda uluslararası alanda iş yapma kolu haline dönüşme şansını barındırıyor. Yapacakları işlerin başında, yazılım ihracatı geliyor. Yine enerji sektörünün hem dünyada hem de Türkiye'de katlanarak büyümesi bekleniyor. Büyüme ve refahı belirleyecek sektör olarak enerji sektörü birinci planda önem kazanıyor. Enerji konusunda tüm dünya çok ciddi bir yapısal değişim yaşıyor. Türkiye de bu gelişmelerden nasibini alacak ülkelerin başında geliyor. Birçok firma öncelikli yatırım alanı olarak enerji sektörünü görüyor.
PERAKENDE VE LOJİSTİK
Hızla büyümesi beklenen ve Türkiye'de yabancı şirketlerin pazara girişiyle ilk işaretlerini veren perakende sektörünü hareketli günler bekliyor. Sektörde şimdiden birçok şirket birleşmesi ve satın alma yaşandı. Perakendedeki hareketlilik yeni açılacak alışveriş merkezleri ile daha da büyük bir boyut kazanacak. Sektördeki büyük oyuncuların yanı sıra küçük oyuncuların da harekete geçmesi bekleniyor. Perakende sektöründe yetişmiş insan sayısı çok az olduğu için ciddi transferler olacak. Yine hızlı büyüyen ve eleman açığının olacağı sektörlerin başında taşımacılık sektörü geliyor.
ÇEVRE VE GÜVENLİK
Çevre düzenlemesi ve evrensel atıkların yok edilmesi konusu da dünya çapında yeni iş alanları yaratacak gibi görünüyor. Yine dünya genelinde çok önemli bir noktaya ulaşacak olan güvenlik sektörü yeni iş olanaklarına kapılarını açacak.
FİNANS VE HİZMET SEKTÖRÜ
Bankalar bireysel yatırım hizmetleri ile büyüme eğilimi içine girecek. Nüfus artıp, istekler değiştikçe, bankalar da konumlarını buna göre belirleyecek. Bunun yanı sıra imalat sanayisinin gelişimi sonucunda ortaya çıkan refah artışı ve yüksek gelir düzeyi hizmet sektörünün önemini bir kat daha artırdı. Hizmet sektörünün bir kolunu oluşturan danışmanlık, kişisel ve kurumsal alanlarda hızlı bir büyüme gösterecek.
GENETİK BİLİMİ
Geleceğin meslekleri arasında genetiğin ilk sırayı alacak alanlardan biri olacağı herkesin ortak görüşü haline geldi. Uzmanlar, insanın gen haritasının çıkarılmasının ekonomide, 1970'lerin bilgisayar teknolojisinin yarattığı devrime benzer bir sonuç doğuracağı ve gelecek yılların genomik (genetik ekonomisi) çağı olacağı görüşünde birleşiyor. Bilim adamlarının bir yer kurdunun DNA haritasını çıkarmaları ve genetik yapısının sırrını çözmeyi başarmalarının ardından 'süper bebek' yetiştirmenin olanak dahilinde olacağı ifade ediliyor.
GIDA MÜHENDİSLİĞİ
Doğal besin kaynaklarının her geçen gün azalması insanları yeni arayışlara yönlendiriyor. İşte gıda bu yüzden geleceğin stratejik ürünlerinden biri haline gelmiş durumda. Nüfusu hızla artan dünyamızda sağlıklı beslenme önemli bir problem olarak insanlığın gündemine oturduğu için gıda ve gıda mühendisliğine de doğal olarak geleceğin mesleği olarak bakılıyor.
BİLİŞİM MÜHENDİSLİĞİ
Bilgi toplumunun vazgeçilmezi bilgisayarlar, artık hayatın her alanına yön veriyor. Eğitimden eğlenceye, üretimden satış ve pazarlamaya kadar her alanda bilgisayar kullanımı artmış durumda. Bu alanlarda tam donanımlı, teknoloji kültürü yüksek, iyi yetişmiş insan kaynağına olan gereksinim de artı.
INTERNET VE WEB TASARIMI
İnternetin hayatımızdaki yeri çok eskiye dayanmıyor. Yaklaşık on beş yıl önce insanlığın hizmetine sunulan internet, yarının dünyasının yapı taşlarından biri olmaya devam ediyor. Pek çok kişi ve iş kolu internetin getirdiği nimetlerden yararlanıyor ve daha fazla yararlanmanın yollarını arıyor. İnternette açılan sitelerin sayısı işyerlerinin sayısını aştı.
ENERJİ MÜHENDİSLİĞİ
Alternatif enerji kaynakları konusunda sürekli bir arayış içinde bulunan bilim dünyasına adım atmak isteyen genç enerji mühendisi adaylarında sistemli çalışma alışkanlığı, yaratıcılık, akademik yetenek gibi özellikler aranıyor.
ULUSLARARASI HUKUK
Yakın gelecekte internet kanalıyla işlenen suçlar yüzünden, görmediğimiz, tanımadığımız, hatta davalı olmamıza rağmen belki görmeyeceğimiz uluslararası muhataplarımız olacağını vurgulayan uzmanlar, uluslararası hukuku iyi bilen hukukçulara ihtiyacın artacağı kanısında.
ULUSLARARASI İLİŞKİLER
Türkiye-Avrupa ilişkilerinin siyasi ve ekonomik boyutu hakkında yakından ilgili insanların bugün olduğu gibi yarın da aranan kişiler olacağına dikkat çeken uzmanlar, AB konularına ilgi duyanların en az iki yabancı dili iyi bilen, genç, dinamik kişiler olması gerektiğini belirtiyor.
BANKACILIK VE FİNANS
Geleceğin ekonomisinin lokomotif sektörleri arasında önemli bir yeri bankacılık ve finans alıyor. Bu kuruluşlarda çok sayıda nitelikli elemana ihtiyaç olacak.
SİNEMA
Görüntü diliyle yapılan bu anlatı sanatı, geçtiğimiz yüzyılın en etkili iletişim araçlarından biri olduğu gibi, bu yüzyılın da en etkili iletişim araçlarından biri olacak; çünkü uzmanlara göre sinema, bir sanat olmanın yanı sıra, aynı zamanda geri dönüşümü oldukça kârlı önemli bir ekonomik faaliyet ve propaganda aracı.
ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ
Bu mühendislik alanı, ürün ve hizmetlerin tasarımı, üretim ve dağıtımı için gerekli olan insan, bilgi, araç malzeme gibi kaynakları en verimli biçimde kullanan, sistemleri tasarlayan ve uygulayan mühendislik. Ürün geliştirme, ürün tasarım zinciri, proje yönetimi, deney tasarımı, model geliştirme, bilgisayar destekli tasarım ve imalat, Verimlilik mühendisliği gibi birçok alanda endüstri mühendisliğine artan oranlarda ihtiyaç duyuluyor.
YAPI SEKTÖRÜ
Dünyanın yakın gelecekte akıllı evlerle tanışacağını, akıllı evlerde denetim ve alarm sistemleri bulunacağını, insanların internet destekli cep telefonlarıyla bu sistemleri uzaktan izleyeceklerini söyleyen uzmanlar, Türkiye'de 2015 yılına kadar 70-75 bin evin 'akıllı ev' statüsüne girmesini bekliyor.
STRATEJİK PLANLAMA
Firmaların işletme adımları atmada ihtiyaç duydukları bir alan. Dünyada neredeyse en yüksek ücretleri bu alanlarda uzman kişiler kazanıyor.
SAĞLIKLI BESLENME VE DİYETİSYENLİK
Dünyada aşırı kilolu insanın çokluğu göz önüne alındığında, bu alanda uzman kişilere duyulacak ihtiyacın giderek artacağı bir gerçek.
WEB GÜVENLİK UZMANLIĞI
Web güvenlik uzmanları güvenlik sistemlerini kontrol edip aksayan yanları bulmaya ve bunlar için çözüm üretmeye çalışıyorlar.
UZAY VE HAVACILIK
GeleceĞİn meslekleri arasında önemli bir yer tutacağı düşünülen uzay ve havacılık konularına ilgi duyanların, havada seyreden her çeşit aracın tasarlanması, inşa edilmesi, uzaya gönderilmesi, astronomiye oldukça meraklı, fizik, kimya, matematik gibi konularda iyi eğitimli olmaları gerekiyor.
MALZEME MÜHENDİSLİĞİ
Alternatİf enerji kaynakları kullanımının artan önemi ile birlikte hammadde ve yarı mamul üründe fiziksel, kimyasal özellikleri güçlendirme çalışmaları yeni iş alanı doğurmuş durumda. Geçmişte bu alanda iş bulmak olanaksızken, bugün üretim, enerji, endüstri kuruluşları için zorunlu oldu.
ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA
DünyanIn artan nüfusu, özellikle de kentlerde yaşanan nüfus artışı planlı şehirleşmeyi gelecekte daha da önemli hale getirecek.
HALKLA İLİŞKİLER
Halkla ilişkiler uzmanının en önemli görevi; temsil ettiği şirketin ve ürünün bilinirliğini artırmaktır. Tanıtım dışında müşteri hizmetleri sunmak da bazı firmalarda halkla ilişkiler uzmanının görevleri arasındadır. Halkla İlişkiler mesleğinin yıldızı her geçen gün parlıyor.
İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ
KurumlarIn hedefe ulaşmalarında insanın öneminin artması son yıllarda insan kaynakları yöneticiliğinin önemini artırmış durumda. Yöneticiler kurum içinde en tepeden en alt düzeyde çalışanlara kadar çalışma ortamını değerlendiriyor, sektörler arası karşılaştırmaları yapıyor, uluslararası normlar üzerinde çalışıyorlar.
STRATEJİ UZMANLIĞI
İnternet nedeniyle bilginin bollaştığı bir ortamda eldeki bilgileri en iyi şekilde yorumlayan ve ona göre geleceğe projektör tutan strateji uzmanlarına büyük ihtiyaç duyulduğunu belirten uzmanlara göre, iyi bir stratejist olmak için tarih, sosyoloji, psikoloji alanında bilgi sahibi olmanın yanı sıra, teknolojik, askeri, siyasi, etnik ve dini tüm gelişmeleri yakından izlemek gerekiyor.
NATO Onaylı Güvenli Yazılım...
UEKAE geliştirilen kripto özellikli 8 cihaz ve 2 algoritma, NATO Askeri Komitesi tarafından her türlü NATO gizlilik seviyelerinde kullanılabilirlik onayı aldı.
TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsünde (UEKAE) geliştirilen kripto özellikli 8 cihaz ve 2 algoritma, NATO Askeri Komitesi tarafından her türlü NATO gizlilik seviyelerinde kullanılabilirlik onayı aldı. NATO envanterine giren ve UEKAE'nin tamamen milli ve özgün tasarımla geliştirdiği bilgi güvenliği sağlayan ürünler, üye ülkeler arasında güvenli veri aktarımı ve haberleşme olanağı sağlıyor.
14 Haziran 2008 Cumartesi
ÖSS SINAVI YARIN YAPILIYOR
Üniversitelerde Okuyacak Adayları Belirlemek Amacıyla Düzenlenen Öğrenci Seçme Sınavı, Yarın Saat 09.30'da Yapılacak. ÖSS'de 1 Milyon 644 Bin 73 Genç Geleceğini Belirlemek İçin 180 Dakikalık Maratonda Ter Dökecek.
Üniversiteye girmek isteyen 1 milyon 644 bin 73 genç, yarın ÖSS'de ter dökecek. Sınav saat 09.30'da başlayacak ve 3 saat sürecek.
Bu yıl Anadolu Liseleri, Fen Liseleri, Anadolu Teknik Liseleri, Güzel Sanatlar Liseleri ve Anadolu Öğretmen Liseleri dışında okulların mezun vermeyecek olması nedeniyle ÖSS'ye girecek aday sayısında azalma yaşandı.
-MEZUN ADAY SAYISI YÜZDE 39 ARTTI-
ÖSS'ye bu yıl 1 milyon 644 bin 73 aday başvururken geçen yıla göre 132 bin 370 azalma yaşandı. Son sınıfta okuyan ve ÖSS'ye başvuran aday sayısı ise geçen yıla göre 511 bin 292 kişi azalarak 221 bin 507'ye geriledi. ÖSS'ye başvurularda bu sene eski mezun adaylarda ise 381 bin 279 artış oldu. 2007 ÖSS'ye başvuran eski mezun adayların sayısı 975 bin 211 iken bu sene 1 milyon 356 bin 490'a yükseldi. 2008 yılında ÖSS'ye başvuran eski mezun sayısı geçen seneye göre yaklaşık yüzde 39 artmış oldu.
-300 BİN KİŞİ ÖSS'DE GÖREV YAPACAK-
ÖSS'de Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı yaklaşık 300 bin kişi görev yapacak. Ayrıca, emniyet ve jandarma ekipleri de güvenlik önlemleri alacak. Adayların sınava gelirken yanlarında mutlaka sınav kimlik belgesi, fotoğraflı ve resmi onaylı özel bir kimlik belgesi ile bir fotoğraflarını bulundurmaları gerekiyor. Kimlik belgelerinin fotokopisi veya faksı kabul edilmeyecek. Sınav kimlik belgesi ile özel kimlik belgesini yanında bulundurmayan aday hiçbir şekilde sınava alınmayacak. Adaylar kimlik kontrolleri yapıldıktan sonra sınav salonlarına alınacaklar. Sınav salonlarına yerleştirme işlemlerinin zamanında tamamlanabilmesi için adayların en geç saat 08.45'de sınava girecekleri yerlerde hazır bulunmaları gerekiyor.
-ADAYLAR BAŞI AÇIK OLARAK SINAVA GİRECEK-
Adayların, yanlarında cep telefonu gibi haberleşme araçlarının yanı sıra saat fonksiyonu dışında fonksiyonu bulunan saat, sözlük işlevi olan elektronik aygıt, müsvedde kağıdı, defter ve kitap gibi araçlarla sınava gelmeleri yasak. Başları açık olmayan veya kılık kıyafetleri yürürlükteki mevzuata uygun bulunmayan adaylar da sınava alınmayacak. Soru kitapçıkları dağıtıldıktan sonra gelen adaylar sınava alınmayacak. Sınav başladıktan sonra adaylar ilk 90 dakika içinde sınav salonunu terk edemeyecekler. Sınavda adaylara, sözel ve sayısal bölümlerden sorular yöneltilecek. Sözel bölümde adaylara tarih, coğrafya ve felsefe; sayısal alanda ise fizik, kimya ve biyoloji alanlarından test usulü toplam 180 soru sorulacak.
-LİSANS TERCİHİ İÇİN 185 PUAN ALMAK GEREKİYOR-
Üniversitelerin ön lisans ve açıköğretim programlarını tercih edebilmeleri için adayların en az 160, lisans programlarını tercih edebilmek için de en az 185 puan almaları gerekiyor. Sınav sonuçları, adaylara Temmuz ayında www.osym.gov.tr adresinden açıklanacak. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan puanlamaların bu yıl farklı bir şekilde hesaplanacağını kaydederek 185 puan almanın daha kolay olduğunu söyledi.
ÖSS'ye giren adaylardan üniversitelerin yabancı dil ile ilgili bölümlerinde okumak isteyenler ayrıca 22 Haziran 2008 Pazar günü Yabancı Dil Sınavı'na (YDS) katılacaklar.
1000 KİŞİYE 1.4 HEKİM DÜŞÜYOR
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Hekim Başına Düşen Nüfus Açısından Türkiye'nin, Avrupa'da 53 Ülke Arasında 52. Sırada Olduğunu Belirterek, 'Ülkemizde 1000 Kişiye Ortalama Olarak 1.4 Hekim Düşmektedir' Dedi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, hekim başına düşen nüfus açısından Türkiye'nin, Avrupa'da 53 ülke arasında 52. sırada olduğunu belirterek, ''Ülkemizde 1000 kişiye ortalama olarak 1.4 hekim düşmektedir'' dedi.
CHP Adana Milletvekili Gaye Erbatur'un konuyla ilgili soru önergesini yazılı olarak yanıtlayan Akdağ, Tıp Fakülteleri dekanlıkları ile Eğitim Hastaneleri baştabipliklerinin, mezun olan veya uzmanlık ve yan dal uzmanlık öğrenimini tamamlayan tabip ve uzman tabiplerin isim ve adreslerini 15 gün içinde bakanlığa bildirmekle yükümlü olduklarını bildirdi.
Bakan Akdağ, ''Diploma ve uzmanlık belgelerinin bakanlığımızca tescil işlemine müteakip en geç 2 ay içinde devlet hizmeti yükümlüsü olan personel, tebligat yerine geçen, www.personelsaglik.gov.tr resmi internet adresinden atama yerleri ve atama işlemine ilişkin süreci takip ederek mecburi hizmetini tamamlayacağı ilimizde göreve başlatılmaktadır'' dedi.
''Herhangi bir hekimin bu süreçte işsiz kalması gibi bir durum söz konusu değildir'' diyen Sağlık Bakanı Akdağ, şunları kaydetti:
''Ülkemizde hekim sayısı yetersizdir. Hekim başına düşen nüfus açısından Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesinde yer alan 53 ülke arasında 52. sıradadır. Ülkemizde 1000 kişiye ortalama olarak 1.4 hekim düşmektedir. Bu rakam İsviçre'nin 1960 yılı rakamıdır. Ülkemiz, Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesindedir. Bu bölge temel alındığında sahip olduğumuz nüfusa göre her yıl tıp fakültelerinden 14 bin 500 mezun vermemiz gerekir. Oysa yılda verilen mezun sayısı yaklaşık 4 bin 500'dür.
Doktor açığını giderebilmek için tıp fakültelerinin kontenjanlarının artırılması, yeni açılan tıp fakültelerinin hızla canlandırılması, yurt dışına Yüksek Öğretim Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı işbirliğiyle tıp öğrenimi için öğrenci gönderilmesi ve yabancı uyruklu doktor çalıştırılabilmesi imkanının sağlanması düşünülmektedir.''