22 Mayıs 2008 Perşembe

Geleceğin Bilim Adamları...

Milli Eğitim Bakanlığı ve TÜBİTAK tarafından geleceğin bilim adamlarını yetiştirmek üzere düzenlenen programa ilköğretim öğrencilerinden yogun ilgi.

Milli Eğitim Bakanlığı ve TÜBİTAK tarafından geleceğin bilim adamlarını yetiştirmek üzere düzenlenen “Bu Benim Eserim” programına ilköğretim öğrencileri 18 bin 313 projeyle başvurdu.
MEB ve TÜBİTAK işbirliğinde geleceğin bilim adamlarını yetiştirmek ve yetenekli çocukları keşfetmek amacıyla düzenlenen “Bu Benim Eserim” programına ilköğretim öğrencilerinden binlerce proje katıldı. İlköğretim 6-7-8'inci sınıflarda okuyan öğrencilerin matematik ve fen bilimleri dallarında hazırladığı projelerin katıldığı “Bu Benim Eserim” programına 12 bin 632 Fen Bilimleri, 5 bin 681'i de matematik dalında olmak üzere 18 bin 313 proje başvurdu.
Bölge Bilim Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda başvuruda bulunan projelerin 28-30 Nisan tarihlerinde Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Antalya, Kayseri, Erzurum, Elazığ, Tokat, Van ve Bursa'da sergilenmesine karar verildi. Söz konusu 902 projeden 100'ü ise 28-30 Mayıs tarihlerinde Başkent Öğretmenevi'nde sergilenecek. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 30 Mayıs'ta düzenlenecek ödül töreninde ise projeleri hazırlayan öğrenci ve öğretmenlere ödüllerini verecek.

Kene'nin Isırdığı Öğrenciler Korkuttu...

Tunceli'de, kene ısırması nedeniyle hastaneye kaldırılan Aktuluk YİBO öğrencisilerinde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına rastlanmadığı açıklandı.

Tunceli'de, Aktuluk Yatılı İlköğretim Bölge Okulu (YİBO) öğrencisi 5 çocuk kene ısırması nedeniyle hastaneye kaldırılırken, bu öğrencilerde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına rastlanmadığı açıklandı.
Tunceli Aktuluk YİBO öğrencileri R.A. (11), D.A. (13), S.A. (14), H.G. (10) ve okulun lojmanlarında kalan personelin çocuğu olduğu belirtilen S.A (6) kene ısırması şüphesi ile hastaneye kaldırıldı. Olay sonrasında Tunceli Valiliği ve Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından inceleme başlatıldı. Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonuçlanırken, İl Milli Eğitim Müdürü Muhammet Şahinkaya çocuklarda hastalığa rastlanmadığını bildirdi. İnceleme raporunda Tunceli Aktuluk YİBO öğrencileri R.A.(11) ve S.A. (14) kardeşlerin kene ısırması şüphesi ile Elazığ Fırat Üniversitesi Araştırması hastanesine kaldırıldığı ve yapılan araştırmalar sonucunda Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına rastlanmadığı açıklandı. Raporda aynı okul öğrencileri D.A. ve H.G.'nin köylerine gittiği ve kıyafetlerinde kene bulunduğu için hastaneye kaldırıldığı bildirilirken, iki öğrencide de hastalığa rastlanmadığı belirtildi. Raporda, okulun lojmanlarında kalan bir personelin çocuğu olan S.A da kene ısırması şüphesi ile Tunceli Devlet Hastanesi'ne kaldırılırken, yapılan tahliller sonucu S.A'da da hastalık tespit edilmediği kaydedildi.

Japon Kültür Günleri Başlıyor...

Ankara ve Safranbolu’da düzenlenecek Japon Kültür Günleri ,Japon kültürünün geleneksel etkinlikleriyle kutlanacak.

Japonya Büyükelçiliği, Asya Kültür Değişim Derneği ve Türk Japon Vakfı tarafından düzenlenecek Japon Kültür Günleri, bu akşamdan (22 Mayıs) itibaren start alacak.
Ankara ve Safranbolu'da 25 Mayıs'a kadar sürecek olan Japon Kültür Günleri kapsamındaki tüm faaliyetlere katılım ücretsiz olacak. Etkinlikler, Türk Japon Vakfı Kültür Merkezi'nde bu akşam saat 17:00'de açılacak “Savaş ve Barış” adlı resim sergisiyle başlayacak. Asya Kültür Değişim Derneği'nin düzenlediği sergide, Türk ve Japon Çocuklarının resimlerine yer verilecek, seçilecek en güzel resme ise dernek tarafından ödül verilecek. Açılış etkinliği, geleneksel Japon enstrümanları koto, shakuhachi, (flüt) wadaiko (davul) eşliğinde verilecek dinleti ile devam edecek. Kaligrafi gösterisinin ardından “Savaş ve Barış” resim sergisinin ödül töreni gerçekleştirilecek. Japon Kültür Günleri, Safranbolu'nun 24 Mayıs'ı Türk Japon Dostluk Günü olarak belirlemesi nedeniyle, bu tarihte Safranbolu'ya taşınacak. Safranbolu'nun Misak-ı Milli Meydanı'nda, Türk-Japon Dostluk Günü, Japon Geleneksel Halk Dansı “Bonodon”la kutlanacak. Dans gösterisine Türk izleyicilerin de katılması teşvik edilecek. Ardından yapılacak Japon Yemeği Şenliği'nde, Japonya Ankara Büyükelçiliği'nin resmi şefi Aritsu tarafından Japon yemekleri hazırlanarak, Safranbolululara ikram edilecek. Japon yemeklerinin tadına bakan katılımcılar, Çay Töreni, Kaligrafi Gösterisi, Japon geleneksel savunma sanatlarından Kendo ve Juda Gösterileri, Relsu Sugiyama ve Rıza Korkmaz'ın karma sergisiyle günün tadını çıkaracak. Japon Kültür Günleri, 25 Mayıs'ta Ankara Panora Yaşam Merkezi'nde düzenlenecek, etkinliklerle son bulacak. Etkinliklerde, Japon enstrümanlarının ustalarınca sunulacak müzik dinletisinin yanı sıra ikebana, çay töreni ve kaligrafi gösterileri yapılacak. Etkinliklerde izleyenlerin aktif katılımlarının sağlanması amaçlanıyor.

ÜAK Yarın Toplanıyor...

Üniversitelerarası Kurulu yarın Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü'nde toplanacak.

Hacettepe Üniversitesi'nde olağan toplantısını yapacak olan ÜAK, Kurulu Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın başkanlığında toplanıyor. Kurulda, Kurul, doçentlik ve sınav komisyonları raporlarını tartışarak onaylayacak.
Kurulda, bu yıl artırılması planlanan kontenjan konusunun da gündeme getirilmesi bekleniyor.

21 Mayıs 2008 Çarşamba

Yılsonu Başarı Puanı Nasıl Hesaplacak?

Sistemde görülen yeni puan türleri ve SBS'deki hesaplamalar bakın nasıl oluyor...

Yılsonu başarı puanı: Öğrencinin derslerden aldığı yılsonu puanları. Ders saati ile çarpılarak, ağırlıklı yılsonu puanı hesaplanır.

Davranış puanı: 6, 7 ve 8'inci sınıflarda tüm dersler için, ders okutan öğretmenlerin 100 üzerinden verdiği notların aritmetik ortalaması alınır. 20 ile çevrilerek puan elde edilir.

Sınıf puanı: Davranış puanı ve yılsonu başarı puanın e-okul sisteminde belli oranlara göre otomatik olarak hesaplanması sonucu oluşan puandır. Sınıf puanı hesaplanırken; SBS puanı yüzde 70, yıl sonu başarı puanı yüzde 25, davranış puanı yüzde 5 etkili olur. Oranlar, 6. 7. ve 8. Sınıflar için ayrı ayrı hesaplanacak. Öğrencinin 8. sınıf sonunda SP6, SP7 ve SP8 puanları oluşacak. Herhangi bir sebeple SBS'ye katılmayan öğrencinin seviye belirleme sınavı puanı, o yıla ait en düşük seviye belirleme sınavı puanıdır.

Ortaöğretime Yerleştirme Puanı: Öğrencinin Fen Liselerine, Sosyal Bilimler Liseleri ile Anadolu türü ortaöğretim kurumları ile daha önce Ortaöğretim Kurumları Seçme Sınavı (OKS) sonuçlarına göre öğrenci alan okullara yerleştirmesinde esas olacak puandır. 6, 7. ve 8.sınıflar için sınıf puanları üzerinden aşağıda gösterildiği gibi ayrı ayrı hesaplanacaktır

20 Mayıs 2008 Salı

Sivas İl Halk Kütüphanesi Kapatıldı...

Sivas Kent Meydanı Projesi kapsamında uzun süredir taşınması gündemde olan İl Halk Kütüphanesi kapatıldı.

Sivas Kent Meydanı Projesi kapsamında uzun süredir taşınması gündemde olan İl Halk Kütüphanesi kapatıldı. Taşınma zamanlamasının eğitim öğretimin devam ettiği ve sınavların olduğu bir zamana denk gelmesi tepkilere neden oldu.

Kent Meydanı Projesi kapsamında kaldırılarak yerine katlı otopark yapılması düşünülen İl Halk Kütüphanesi tartışması yeniden başladı. Sivas Belediyesi'nin kent meydanını düzenleme çalışmalarına başlaması üzerine kütüphanenin de bir an önce taşınmasına karar verildi. Ancak, kütüphanenin geçici olarak hizmet vereceği Behrampaşa İlköğretim Okulu'nun bahçesinde bulunan eski öğretmenevi binasının hazır olmaması nedeniyle taşınma işi bugüne kaldı. Daha önce belediye tarafından boya işlemleri ve küçük tamiratları yapılan eski öğretmenevinde tespit edilen eksikler nedeniyle yeniden onarım ihalesi yapılmıştı.

İhale kapsamında geçici kütüphanenin tabanları laminant parke ile döşenirken, giriş ve tuvaletlere ise fayans döşeniyor. Çalışmaların bir kaç gün içerisinde tamamlanması bekleniyor. Aylardır yıkılıp yıkılmayacağı tartışma konusu olan İl Halk Kütüphanesi ise dünden itibaren kullanıma kapatıldı. Kütüphanenin camına Turizm Bakanlığı'nın onay yazısı asılarak 20 Mayıs'tan itibaren kütüphanenin okuyucuya kapatıldığı ilan yazısı yer aldı. Ders çalışmak için kütüphaneye gelen öğrenciler ise kilitli kapıyla karşılaşırken, eğitim öğretimin devam ettiği ve yoğun sınav trafiği döneminde kapatılan kütüphane öğrencilerin tepkisine neden oldu. Yaklaşık 45 bin kitabın bulunduğu İl Halk Kütüphanesi'nin taşınmasının ardından kütüphane binası belediye ekipleri tarafından yıkılacak.

Mevcut ÖSS Sistemi Değiştirilmeli...

Eğitimciler Birliği Sendikası, ÖSS değişikliği konusunda YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ı desteklediklerini açıkladı...

İşte Eğitim-Bir-Sen tarafından yapılan basın açıklaması:

"YÖK Başkanının ÖSS Sınav Sisteminin değişikliği üzerinde çalışmalar yapmasını, mevcut sistemin değişme zorunluluğu anlamında olumlu buluyor ve kamuoyunda tartışılması gerektiğini düşünüyoruz.

Ülkemizde son yirmi yılda, üniversiteye giriş sınavlarında birçok değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikler, sınavın biçim ve yönteminden çok, sınav sayısı ve sınav sonuçlarının değerlendirilmesi üzerine odaklanmıştır. 1981–1998 yılları arasında üniversite giriş sınavları; ÖSS, ÖYS, ÖSYS gibi farklı adlar altında tek sınav olarak veya ÖSS ve ÖYS adları altında iki aşamalı sınav olarak gerçekleştirildi. Ancak, bu sınavların tümü; sınav biçimi ve yöntemi ile soru türü, biçimi ve çeşidi bakımından aşağı yukarı aynı veya benzer nitelikte olmuştur.

Üniversite giriş sınavlarındaki 1998'de yapılan değişiklik ise, sınav türü ve biçimiyle ilgili değil, sınavın değerlendirilmesiyle ilgilidir. Bu değişim, Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanının sınav sonuçlarını önemli ölçüde etkilemesi şeklinde ortaya çıkmıştır. 2003 yılında yapılan değişikliğin de ne ders çalışmaya, ne de öğrencilerin ve velilerin okula olan ilgilerine ciddi bir etki etmediği görülmektedir. Ayrıca; yeni sınav sisteminin ezberciliği ortadan kaldıracağı, okul başarısını teşvik edeceği şeklindeki görüş ve beklentiler de karşılık bulmamıştır.

Bu nedenle, üniversiteye giriş sınavlarında, bu güne kadar yapılanlar radikal bir değişim olarak değil, küçük farklılıklar şeklinde ortaya çıkmıştır.
Üniversite giriş sınavındaki bütün değişiklikler ve yeni uygulamalar, üniversiteye girişle ortaöğretimin geleceği arasında çok büyük bir ilişki olduğunu göstermektedir. Milyonlarca gencin binlerce dershaneyi doldurması, okuldan daha çok dershaneden medet umması, ortaöğretimin gençleri üniversiteye hazırlama işlevini yerine getirememesinin bir sonucudur. Bu istenmeyen ve amaçlanmayan işlev değişiminde üniversiteye giriş sisteminin büyük rolü olduğunu kabul etmek gerekir.

Bu kapsamda bir sorun olarak varlığını koruyan, mevcut sistemdeki eşitsizlik ve uygulanmakta olan adaletsiz katsayı uygulamasına acilen son verilmelidir. Yeterlilik temelli yöntemler geliştirilene kadar, sosyal eşitlik anlayışına dayalı olarak daha adil bir şekle dönüştürülmelidir.

Eğitimde kademeler arası geçişte egemen olan tek oturumluk ve sadece bir kısım zihinsel becerileri ölçmeye dönük sınavlar yerine, bireyi bütün beceri ve yeterlilikleriyle çok yönlü olarak değerlendirebilecek, önceden belirlenerek ilan edilmiş objektif ve standart ölçüm araç ve teknikleri ile değerlendirme yolları kullanılmalıdır. Kademeler arası geçişte kullanılacak seçme yöntemleri ve ölçütleri, çeşitlendirilerek bu bağlamda veli ve öğrenci görüşmeleri, öğretmen raporları, akran değerlendirmeleri, öğrenci dosyası, öğrencinin en çok başarılı olduğu dersler esas alınarak bütüncül, kapsayıcı, çok yönlü bir yapıda tasarlanmalı ve uygulanmalıdır. Eleyici ölçme ve değerlendirme sistemleri yerine, teşhis edici, geliştirici, tanıma ve yetiştirmeye dönük değerlendirme sistemleri ikame edilmelidir. Hiçbir öğrenci, başarısızlık yaftasıyla sistem dışında bırakılmamalıdır.

Üniversiteye öğrenci yerleştirme sistemi, bölüm yerine fakülte tercihine göre tasarlanmalıdır. Bu kapsamda üniversitelerde çağın gerektirdiği işlevsel bölümler güçlendirilmeli, kontenjanları artırılmalıdır. Her bir fakülte ile ilgili beklenen yeterlilikler önceden belirlenip ilan edilmelidir. Daha sonra bölümlere yerleştirmeler, öğretim üyelerinin rehberliğinde objektif ölçme araçları da kullanılarak gerçekleştirilmeli, öğrenimin ilk yıllarında verilecek ortak bir program sonunda, öğrenciye yatay ve dikey geçiş imkânları da sağlayan bir yapı kurulmalıdır.

Sosyal taleplere cevap verebilmesi için, üniversite sayısının da nitelikli ve kademeli olarak artırılması gerekmektedir

YÖK Başkanından talebimiz; bu konunun bir oldubittiye getirilmemesidir. Öncelikle eğitim sendikaları olmak üzere tüm tarafların da görüşlerinin alınmasıdır."