Ataköy'de bir lise öğrencisi, henüz bilinmeyen bir nedenle intihar etti. Oğlunu aşağı atlamak üzereyken camda gören anne, tüm çabalarına rağmen, oğluna engel olamadı. Hayatını kaybeden gencin, daha önce evlerinde meydana gelen yangın sırasında ölümle burun buruna geldiği ve son anda yetişen itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldığı öğrenildi.
Edinilen bilgiye göre Bakırköy Belediyesi eski Sağlık İşleri Müdürü Şemsettin Hatipoğlu'nun lise öğrencisi oğlu Emir, saat 01.30 sıralarında Ataköy 9. Kısım, B-1 Blok, 50 numaradaki evinin camından atlayarak intihar etti. Oğlunun camı açarak atlamaya çalıştığını gören anne Ayşegül Hatipoğlu, tüm müdahalesine rağmen oğlunu ikna edemedi. Annesine 'Hakkınızı helal edin' diyerek, kendisini boşluğa bırakan Emir, bahçede bulunan bir ağaca çarparak, yere çakıldı. Emir'e ilk müdahaleyi doktor olan babası Şemsettin Hatiboğlu yaptı. Sağlık ekipleri gelene kadar oğlunu yaşatmaya çalışan baba, daha sonra çaresiz gözlerle oğluna kalp masajı yapılmasını izledi. Bu sırada acılı anne ise 'Lütfen oğlumu yaşatın' diyerek, sinir krizi geçirdi. Oğlu Emir'e sürekli 'Yaktın beni Emir. Değer miydi oğlum' şeklinde seslenen baba Hatipoğlu, gözyaşlarını tutamadı. Emir Hatipoğlu, sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybederken, baba Hatipoğlu uzun süre oğlunun elini bırakmadı. Gencin cesedi, polis ekiplerinin incelemelerinin ardından Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Emir Hatipoğlu, yaklaşık bir yıl önce evlerinde çıkan yangında annesi Ayşegül Hatipoğlu ve arkadaşı Harun Tuzlu'yla beraber içeride mahsur kalmış ve ölümle burun buruna gelmişti. Yangına müdahale eden itfaiye ekipleri tarafından kurtarılan Emir, Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürülerek, tedavi altına alınmıştı. Aynı evin penceresinden atlayarak hayatını kaybeden Emir'in olay yerine gelen bazı arkadaşları da sinir krizi geçirdi. Polisin olayla ilgili yaptığı soruşturma sürerken, hayatını kaybeden Emir'in son günlerde bunalımda olduğu iddia edildi.
30 Ocak 2008 Çarşamba
Ataköy'de Bir Lise Öğrencisi İntihar Etti
Terk Edilmiş Kız Çocuklarını Koruma ve Kurtarma Projesi
Adana Valisi İlhan Atış, ''Laik, çağdaş ve demokratik bir Türkiye'nin devamını istiyorsak, çocuklarımıza sahip çıkmalıyız'' dedi.
Çevre, Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı'nın (ÇESAV), Terk Edilmiş Kız Çocuklarını Koruma Ve Kurtarma Projesi'nin Adana'da uygulanmaya başlaması nedeniyle Adana Valiliği Kültür Sanat Merkezi'nde tören düzenlendi. Vali Atış, burada yaptığı konuşmada, ÇESAV'ın çok önemli bir görevi üstlendiği ifade ederek, bu anlamda projeye ve korunmaya muhtaç çocuklara daha fazla yardım yapılması gerektiğini söyledi. Korunmaya muhtaç çocuklara yardım için el ele verilmesi gerektiğini ifade eden Atış, şunları söyledi:
"Laik, çağdaş ve demokratik bir Türkiye'nin devamını istiyorsak, çocuklarımıza sahip çıkmalıyız. Çocuklarına sahip çıkmayan bir milletin yaşaması mümkün değil. Hep beraber, el ele vererek, çocuklara sahip çıkmalıyız. Şu anda sokaklarda duvar diplerinde üşüyen, evi olmayan, eli ayağı titreyen, aç çocuklar var. Ama bu vakıf, o çocukların bir kısmını koruma altına alarak, ülkenin geleceğini teminat altına alıyor. O çocuklar hepimizin çocukları."
Valilik olarak vakfa gereken yardımı yaptıklarını belirten Atış, kız çocuklarının korunması amacıyla açılan evlerin sayısının artırılması gerektiğini ifade etti. Eski Devlet Bakanı ve ÇESAV Başkanı Dr. İmren Aykut ise İstanbul, Ankara ve İzmir'den sonra sokağa terk edilmiş kız çocuklarını koruma projesini yaşama geçiren ''Vakıf Evi''nden Adana'ya 3 tane açtıklarını söyledi.
Aykut, bu projenin kendileri için büyük anlam taşıdığını vurgulayarak, ''Evlerimizde öncelikle bunları topluma kazandırmaya çalışıyoruz. Ev ve günlük hayatın tüm inceliklerini öğretiyoruz. Daha sonra okula gönderiyoruz. Okul sonrası da iş sahibi yapıyor, mutlu bir yuva kurmalarını sağlıyoruz'' dedi. Aykut, bugüne kadar 550 çocuğu okuttuklarını ve üniversiteyi bitirmelerinin sağlandığını belirterek, Türkiye genelindeki vakfı evi sayısını 10'a yükselttiklerini ve katkıda bulundukları kız sayısının ise 80'e ulaştığını kaydetti.
Konuşmaların ardından İmren Aykut, projeye destek veren Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'a, Adana Valisi İlhan Atış ise Suzan Sabancı Dinçer adına Akbank Bölge Müdürü Eyüp Dönmez'e birer hediye verdi.
Haber: ' Bu Benim Eserim' Proje Yarışmasına Sakarya'dan 184 Başvuru Yapıldı
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilköğretim okulları arasında düzenlenen 'Bu Benim Eserim' proje yarışmasına Sakarya'dan 184 başvuru yapıldı.
Matematik ve fen alanında hazırlanan öğrenci projelerinin yer aldığı yarışmaya il merkezindeki okullardan 98, Hendek'ten 15, Akyazı'dan 14, Geyve'den 13, Kocaali'den 13, Karasu'dan 10, Sapanca'dan 7, Kaynarca'dan 6, Söğütlü'den 4, Ferizli'den 3 ve Pamukova'dan 1 proje katılıyor. 'Bu Benim Eserim' projesinde değerlendirme kurulu olarak görev yapan İl Çalışma Grubu'nun 4-29 Şubat, Bölge Çalışma Grubu'nun 3 -14 Mart tarihleri arasında yapacağı değerlendirmeler sonunda sergiye kabul edilecek projeler 8 Nisan'da açıklanacak.
Ülkemizin ihtiyaç duyduğu geleceğin bilim insanlarını yetiştirmek, yetenekli çocuklara sahip çıkmak ve onlara erken yaşta araştırmacı bir ruh kazandırmayı amaçlayan "Bu Benim Eserim" proje yarışmasının final sergisi 20-21 Mayıs tarihlerinde Ankara'da yapılacak. Milli Eğitim Müdürlüğü Proje Yürütme Birimi'nin başarılı çalışmaları sonucu bu yıl okullardan yarışmaya katılan proje sayısında geçtiğimiz yıla göre büyük bir artış sağlandığı belirtildi. (Cihan Haber Ajansı)
Gönderen
Eğitim Haber
zaman:
01:05
0
yorum
Etiketler: Bu Benim Eserim
Başörtüsünün Yüksek Öğretimde Serbest Bırakılmasını İçeren Anayasa Değişikliği Teklifi, Yarın TBMM Anayasa Komisyonunda Görüşülecek
Başörtüsünün yüksek öğretimde serbest bırakılmasını içeren Anayasa değişikliği teklifi, yarın TBMM Anayasa Komisyonunda görüşülecek.
AK Parti ve MHP'li 348 milletvekilinin imzasıyla Meclis Başkanlığına verilen ve Anayasanın ''Kanun önünde eşitlik'' başlıklı 10. ve ''Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi'' başlıklı 42. maddelerinde değişiklik içeren teklif, yarın TBMM Anayasa Komisyonunda ele alınacak.
TBMM Genel Kurulunda, teklifin görüşmeleri ve ilk tur oylaması 5 Şubat Salı, ikinci turu ise 8 Şubat Cuma günü yapılacak. (Anadolu Ajansı)
Tipide yolunu kaybederek, dağda 24 saat mahsur kalan ilköğretim okulu öğrencisi donmak üzereyken bulundu
Tipide yolunu kaybeden Manisa'nın Soma İlçesi'ne bağlı Söğütçük Köyü'nde, bastıran tipide yolunu kaybederek, dağda 24 saat mahsur kalan ilköğretim okulu öğrencisi 14 yaşındaki Erkan Topal, jandarma, sivil savunma ve Arama Kurtarma Topluluğu (AKUT) ekipleri tarafından kurtarıldı.
Soma İlköğretim Okulu 7'nci sınıf öğrencisi Erkan Topal, dedesi Mehmet Çetin'e karnesini göstermek için dün saat 15.00 sıralarında, ilçeye bağlı Sögütçük Köyü'ne gitti. Erkan Topal, dedesiyle bir süre sohbet edip, karnesini gösterdikten sonra, dağdaki ağılda bulunan hayvanları sevmeye gitti. Öğrenci yoldayken başlayan kar yağışı, kısa sürede tipiye dönüştü. Yönünü kaybeden Erkan Topal, köye dönmek isterken, daha da uzaklaştı. Torununun uzun süre dönmemesi üzerine merak eden Mehmet Çetin, köylülerle birlikte aramaya çıktı. Ancak bir sonuç alamayınca, Soma İlçe Jandarma Komutanlığı'na haber verdi. Soma İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, İzmir ve Manisa'dan gelen Sivil Savunma ekipleri ve AKUT'un da desteğiyle dağda, bugün sabah saatlerinden itibaren Topal'ı aramaya başladı. Topal, köyün yakınında, bugün saat 15.00 sıralarında bulundu. Anne Fatma Topal, dedesinin evine getirilen oğluna sarılarak, gözyaşlarına boğuldu. Donmak üzere olan Topal, battaniyeye sarılıp, ayaklarına sıcak suda masaj yapıldı. Vücudunun birçok yerinde morluklar oluşan Topal, daha sonra AKUT'a ait bir araçla, Beşyol Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak, tedaviye alındı.
YAŞADIĞI DEHŞETİ ANLATTI
Erkan Topal, yaşadığı korku dolu anları şöyle anlattı:
“Ağıla giderken birden tipi başladı. Köye dönmek istedim. Ancak, tipi o kadar şiddetliydi ki, yolumu kaybettim. Köye dönmek isterken, daha da uzaklaşmıştım. Bir ağacın altına sığındım. Fakat bu sırada iki domuz görünce, panikle kaçmaya başladım. Yorulunca karların üzerine yığılıp, bir süre uyumuşum. Kendime geldiğimde üzerim karla kaplıydı. Uyumaya devam edersem öleceğimi biliyordum. Güçlükle kalkıp yürümeye başladım. Bir tepeye geldiğimde, köyün birinin bacasından duman geldiğini gördüm. O yöne doğru yürüdüm. Köyün çok yakınına geldiğimde, yorgunluktan tekrar yere yığıldım. Ancak, kendimi toplayıp, tekrar yürümeye devam ettim. Bu sırada, jandarma, sivil savunma ve AKUT ekipleri geldi. Biraz daha geç kalınsaydı belki de ölecektim. Dayanacak gücüm kalmamıştı.''
Niğde'de servis aracı okula gelmeyince evine yaya gitmek isterken kaybolan öğretmen, donmak üzereyken bulundu
Kent merkezi dışındaki Efendibey Mahallesi'nde bulunan Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Sevgi Evleri'nde grup öğretmeni olarak görev yapan Münir Koç (45), kar yağışı ve tipi yüzünden yollar kapandığı için servis aracı gelmeyince, evine yürüyerek gitmek üzere yola çıktı.
Şiddetli tipi nedeniyle yolunu kaybeden Koç'un evine gelmemesi üzerine yakınları, durumu polis ve jandarmaya bildirdi.
Jandarma, polis ve Niğde'deki AKUT ekiplerinin çevrede yaptığı aramada Münir Koç, 3 saat sonra donmak üzereyken bulundu.
Münir Koç'un Niğde Devlet Hastanesinde tedaviye alındığı, sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.
Başkent Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi, “Doğu Akdeniz Sorunu ve KKTC’ye Etkileri” konulu panel düzenliyor
Panelin açılış konuşmalarını, Başkent Üniversitesi (BÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal ve BÜ Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü Prof. Dr. M. Selçuk Uslu yapacak. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sertaç Hami Başeren, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Arama Daire Başkanı Ahmet Faruk Öner ve Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Emekli Büyekeçi Dr. Ahmet Zeki Bulunç da panelde konuşma yapacak.
“Doğu Akdeniz Sorunu ve KKTC'ye Etkileri” konulu panel, yarın Başkent Üniversitesi Bağlıca Kampus'unda saat 14.00'te başlayacak.